LOZAN NAMUSTUR – Lozan Barış Antlaşması Hk. Basın Açıklaması

BASINA VE KAMUOYUNA

LOZAN NAMUSTUR!

Lozan Antlaşması; vatanınızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü dünyaya kabul ettiren Türk ulusunun güçlü iradesinin ölümsüz eseridir.

Lozan Antlaşması; 1. Dünya Savaşı galipleri İtilaf Devletleri’nin mağlup devletlere dayattıkları, Osmanlı’ya da kabul ve imza ettirdikleri antlaşmaların tek uygulanamayanı ve Anadolu Türklüğünün idam dermanı olan Sevr Barış (!) Antlaşmasını yırtıp tarihin çöp sepetine atan, 103 yıldır hükmünü sürdüren ender uluslararası antlaşmalardan biridir.

Lozan Antlaşması; 400 yıl Anadolu insanının kanını emen kapitülasyonları ortadan kaldırıp ekonomik bağımsızlık olmadan tam bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini mazlum milletlere göstererek tarihin akışını değiştiren ilk antlaşmadır.

Lozan Antlaşması aynı zamanda; milletimizin Ulusal Bağımsızlık Savaşında gerçekte kimlerle savaştığını, kimleri yendiğini ve kimlerin işgalci emperyalistlere uşaklık edip perişan olduğunu da dünyaya gösteren antlaşmadır.

“Siz Yunanistan’ı yendiniz İngiltere’yi değil” diyen küstah Lord Curzon’a Milli Mücadele’nin muzaffer Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın verdiği diplomasi dersi bunun kanıtıdır; “Hayır ekselans! Yalnız Yunanistan’ı yenmedik. Güneyde müttefikiniz Fransızları ve eğitip donatıp üzerimize sürdüğü Ermenileri yendik. Müttefikiniz İtalyanları gönderdik. Silahlandırdığınız Doğu Ermenilerini ve Pontus çetelerini yendik. İşbirlikçiniz İstanbul hükümeti ile birlikte çıkarttığınız dinci isyancıları yendik. Silah ve para ile desteklediğiniz Kuvayı İnzibatiye’yi yendik. Son olarak da maşanız Yunan ordusunu yenip denize döktük. Mondros’u yendik Ekselans, Sevr’i yendik, Üçlü Antlaşma’yı yendik, bunların hepsinin arkasında siz vardınız; hepsinin ipleri, dümeni, düğmesi sizin elinizdeydi, biz asıl sizi yendik.”

Curzon’un küstahlığı bununla da kalmadı. Bir sohbette İsmet Paşa’ya “Hiçbir isteğimizi kabul etmediniz. Ama hepsi cebimde. Ülkemiz perişan, paranız yok. Para bir bende var, bir de -yanında oturan ABD temsilcisini işaret ederek-bunda. Mecburen kapımıza geleceksiniz. O zaman bugün cebime koyduklarımı tek tek çıkarıp önünüze süreceğim.” de dedi. Atatürk’te, İsmet Paşa da, Kemalist devrimciler de bu sözleri hiç unutmadılar. Hiçbir emperyalistin kapısına gitmediler. Kimseye boyun eğmediler. Sadece Türk milletinin ferasetine, fedakarlığına, çalışkanlığına güvendiler ve yine yanılmadılar. Az zamanda çok ve büyük işler yaptılar. “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” şiarı ve “Yurttaşların Ek eşitliği” asasıyla tüm vatandaşlarını kucakladılar. Hem memleketlerini imar ettiler, hem milletlerini eğittiler, hem kadınlarını insan olarak eşit birey yaptılar, hem “Çiftçi milletin efendisidir” diyerek tarımda, hayvancılıkta çağ atlayıp kendini doyuran 7 dünya ülkesinden biri ve kurdukları 46 fabrika ile de uçak üretip ihraç eden sanayi ülkesi Türkiye’yi yarattılar.

Buna rağmen, yıllarca Lozan’ın vazgeçilmezliğini anlatıp “Lozan’a düşmanlık Sevr’e yoldaşlıktır” diyerek 21. yüzyıl Sevr’i BOP tuzağına düşülmemesi için iktidarları uyaran Kemalist yurtseverler paranoyaklıkla suçlandı, birçoğu kumpas davalarıyla zindanlarda çürütüldü. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen emperyalizm uşağı, Atatürk, Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı, saltanat ve hilafet özlemcisi dinci gericiler baş tacı edildi. Adlarının önünde her nasılsa profesör yazan kimi çakma tarihçiler “Lozan’ın Gizli Maddeleri” sakızını zerre utanmadan 100. yılına kadar çiğnediler. Hatta “Lozan hezimettir” diyen, tartışmaya açmak, güncellemek isteyen yetkililer bile görüldü.

Ancak tarih bilimdir, hükmünü verir ve öğretir; Lozan Antlaşması Türk ulusunun künyesine kazıdığı namus, yoktan var ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir, dokunulamaz.

Laik Üniter Ulus Devletimizin ve vatanımızın bütünlüğünün Batı Emperyalizmi tarafından 100 yıl önce olduğu gibi yine ve bu kez BOP ile hedef alındığı bu dönemde Cumhuriyetin ilk yıllarında “Lozan Barış Günü” olarak kutlanan “24 Temmuz”, TBMM tarafından tekrar “Lozan Bayramı” ve resmî tatil kabul edilerek Türk milletinin Lozan’ı sonsuza dek koruma, savunma ve hiçbir iç ve dış bedhahın tek sözcüğüne bile dokunmasına izin vermeme kararlılığı bütün dünyaya gösterilmelidir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Lozan Antlaşması’nın 103. yılını gururla kutluyor, kurtarıcımız, kurucumuz ve değişmez önderimiz Büyük Atatürk’ü, Lozan’ın bilge diplomatı İsmet İnönü’yü, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı ve aziz şehit ve gazilerimizi minnetle, şükranla anıyoruz.

Saygılarımızla.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL MERKEZİ

Scroll to Top