HALKÇILIK
23 Nisan 1920 tarihinde Meclisin açılmasıyla birlikte egemenliğin millete ait olduğu anlayışı vurgulanmış, 13 Eylül 1920 tarihinde Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından Millet Meclisine sunulan “Halkçılık Beyannamesi” ile bu anlayış resmileşmiştir. 21 Ekim 1920 tarihinde beyanname halka ilan edilmiş, 1921 Anayasası’nda (Teşkilat-ı Esasiye Kanunu) 1. Maddesi’nde: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yönetim şekli halkın kendi geleceğini bizzat ve bilfiil yönetmesi ilkesine dayanır” şekliyle düzenlenmiştir.
Halkçılık isim olarak 5 Şubat 1937 tarihinde, 1924 Anayasasının 2. Maddesine eklenmiş ve halkçılık ilkesi devletin temel niteliklerinden biri olmuştur.
Atatürk’ün Halkçılık İlkesiyle İlgili Söylev ve Demeçleri:
1 Aralık 1920 Mustafa Kemal (Atatürk) Millet Meclisi’nde ‘Halkçılık Beyanname ’si üzerine yaptığı konuşmada:
“Bizim bakış açımız, halkçılıktır. Kuvvetin, kudretin, egemenliğin idaresinin, doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.”
22 Ocak 1923 Bursa Halkla Buluşma:
“Bizim halkımız çıkarları birbirinden farklı sınıflar halinde değil; aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir. Bu dakikada dinleyenlerim çiftçilerdir, sanatkarlardır, tüccarlardır ve isçilerdir. Bunların hangisi diğerinin karşıtı olabilir?”
17 Şubat 1923 İzmir İktisat Kongresi açılış konuşması:
“Yeni Türkiye devleti bir halk devletidir, halkın devletidir. Mazideki kurumlar ise bir şahıs devleti idi, şahısların devleti idi.”
23 Mart 1923 Afyonkarahisar halkla söyleşi:
“Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üreticisi olan köylüdür. O halde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanan ve laik olan köylüdür.”
20 Mart 1923 Konya, esnaf ve çiftçilere hitap:
“Bizim görüşümüzde, hiçbir sınıfın ayrıcalığı yoktur, herkes kanun önünde eşittir ve devlet hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkına sahiptir.”
1930 yılında “Yurttaş İçin Medeni Bilgiler” kitabı:
“Devletin bir iradesi, bir egemenliği bulunduğuna göre onu anlatmak ve uygulamak için birtakım araçlara gereksinimi vardır. Bu araçları içeren devlet örgütünde Millet Meclisi ve hükümet örgütü temeldir. Çağımızda bu temel örgütün dayandığı gelenekleşmiş bir takım temel ilkeler vardır.
- Demokrasi İlkesi-Halkçılık: Bu ilkeye göre istenç ve egemenlik ulusun bütününündür ve öyle olmalıdır. Demokrasi ilkesi, ulusal egemenlik biçimine dönüşmüştür.
- Temsil-edici Hükümet İlkesi: Bu ilke ulusal egemenliğin uygulanmasını ve yürütülmesini düzenler.
- Devletin Ana Yapısını Saptayan Yasanın (Anayasa), Diğer Yasalara Üstünlüğü İlkesi: Bu ilke, çağdaş Anayasal düzende, yasalara uygunluğun ve yargı sağlamlığının kaynağıdır.
Demokrasi ilkesi, uygulanabilme değerini ancak bu saydığımız ilkelerle kazanır.”