Devrimcilik

Devrimcilik

Devrimcilik ilkesi 10-18 Mayıs 1931 tarihleri arasında toplanan kurucu parti Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF) 3. Kongresi’nde devrimlerin sürekliliğini sağlamak amacıyla parti programına ilave edilmiştir. Kongrede; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik İnkılapçılık ilkeleri resmi ilkeler olarak benimsenmiş ve böylece devrimcilik ve devletçilik ilkeleri programdaki yerini resmen almıştır.  

5 Şubat 1937 Anayasa değişikliği ile 1924 Anayasası’nın ikinci maddesi “Türk Devleti Cumhuriyetçi, Halkçı, Milliyetçi, Devletçi, Laik ve İnkılapçıdır” şeklinde düzenlenmiştir.


Atatürk’ün Devrimcilik İlkesi ile İlgili Söylev ve Demeçleri

Atatürk “İnkılâp (devrim)’in var olan kurumları zorla değiştirmek olmadığını şu ifadesiyle anlatmıştır:

“Türk milletini son yüzıllarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerlerine, milletin en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları koymuş olmaktır.” (1925)

Devrimin amacını ise şu ifadeleriyle aktarmıştır:

“Arkadaşlar! Devrimimiz Türkiye’nin yüzyıllar için mutluluğunu üstlenmiştir. Bize düşen onu kavrayarak ve takdir ederek çalışmaktır.” (1924)“Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların, (devrimlerin) gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır.” (1925)

“Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.” (1925)

1935 yılında Türk devrimini şöyle özetlemiştir:

“Uçurum kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş… Ondan sonra, içerde ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız, devrimler… İşte Türk Genel Devrimi’nin bir kısa ifadesi…”

1930 yılında devrimin korunması konusunu şu ifade ile belirtmiştir:

“Devrimin hedefini kavramış olanlar, daima onu korumaya muktedir olacaklardır.”

Kurucu önderimizin 1930 yılında yayımlanan “Yurttaşlar için Medeni Bilgiler Kitabı” nda ‘Devrimcilik’ ilkesi aktarımları şöyledir:

“...Dünyada her topluluğun ve varlığın değeri, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, yaptığı ve yapacağı uygar eserlerle oranlıdır. Uygar eser yaratmak kabiliyetinden yoksun olan topluluklar, özgürlük ve bağımsızlıklarını kaybederler. Uygarlık yolunda yürümek ve başarıya ulaşmak bir hayat koşuludur. Bu yol üzerinde duralayanlar ya da ileriye değil geriye bakmak bilgisizliği ve gafletinde bulunanlar topyekûn uygarlığın coşkun seli altında kalırlar.”

Uygarlık yolunda yürümeyi yaşam nedeni olarak gören Atatürk, Türk İnkılâbının temel amacını şöyle belirtmekteydi:

Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların(devrimlerin) amacı; Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlam ve biçimi ile uygar bir toplumsal heyet durumuna getirmektir. İnkılâbımızın temel ilkesi budur.” 

Scroll to Top