Bir ülkenin en önemli kaynağı “sosyal sermayesi”dir yani insanıdır, insanlarının beynidir. Yeterli doğal kaynağı olmadığı halde insanlarını doğru eğiten toplumların yüksek refah düzeyine ulaştıklarının örnekleri çoktur. Aşağıdaki önerilerimiz bu açıdan ele alınarak değerlendirilmelidir.
1-Öğretim
Okullarımızda öğrencilerin anlatılanları veya kitapta yazılanları öğrenmesine dayanan pasif bir öğretim uygulaması yapılmaktadır. Bu yöntem öğrencilerin geçer not almalarına yetecek düzeyde konuları ezberleyerek sınıf geçmelerini öne çıkaran bir yöntemdir. Yani tam bir “öğretim” dahi sayılamaz. Bu yöntem bizi geri kalmaya mahkûm eden bir yöntemdir, terkedilmelidir.
Öğretimin aktif olarak yani öğrencilerin araştırarak veya hazırlanarak konuları arkadaşlarına tartışmalı bir şekilde anlatması şeklinde yapılması kaliteyi arttıracaktır.
2-Eğitim
Okul Öncesi:
Bir ulusun güçlenmesi bilgili, bilinçli, üretken kuşaklara sahip olmasını gerektirir. Bu amaç için etkin bir öğretimin yanında hatta ondan daha da önem verilerek “eğitim” uygulamaları esas alınmalıdır.
Eğitim, sadece bilgi yükleme değil, bilginin önemini, nasıl ulaşabileceğini ve nasıl kullanabileceğini bilen, bu bilgiye dayanarak olayları değerlendirip analiz edebilen ve bilinçli bir sonuca ulaşarak bunu yaşamda kullanabilen bir süreci sağlar.
Eğitimin odak noktası geleceğin yurttaşları olan çocuklarımızın donatılması gereken hedeflere uygun beyinsel özelliklere sahip olmasını sağlamaktır. Kısaca eğitim “beyin mimarlığı” veya “insan mimarlığı”dır.
Eğitimin ilk adımı “anne karnında” iken başlamalıdır. Anne adayları okullarda uzman eğitmenler tarafından çocuğun doğmadan ve doğduktan sonraki 2 yıl içinde bedensel ve beyinsel gelişimi için yapılmasını konu alan kurslara tabi tutulmalıdır.
Bu eğitim kurslarının okul çatısı altında yapılması velilerde okul-veli iş birliğinin önemini algılamaları bakımından gereklidir.
3-4 yaşlarında açılacak kreşlerde edinilecek becerilerle çocuklarımız 5 yaşında okul öncesi eğitime ve sonra ilk eğitime hazırlanmalıdır.
İlk eğitime kadar her okulda yeteri kadar “bilinçli çocuk gelişim uzmanları” istihdam edilmelidir.
İlk Okul ve Sonrası
İlk okullarda çocuğun kişilik kazanmasına önem veren bir anlayış egemen olmalıdır. Bilgi yanında oyunların da çocuk gelişiminde önemli bir yer ve rol oynadığı unutulmamalıdır.
İlk okuldan itibaren her okulda bulundurulacak pedagog rehber eğitmenler çocuk ve gençlerde gelişim sürecini izleyecek ve yönlendirecektir. Pedagog rehberlerin öğretmenlerle birlikte yapacakları çalışmalarla çocukların özel yetenek ve özelliklerinin tespit edilerek o yönde eğitimlerine devam etmesi sağlanmalıdır.
Yeterince donatılmamış, eksik veya yanlış donatılmasına izin verilen beyinler toplumsal potansiyel zenginliğimizin heba edilmesi anlamına gelir.
Aydın ESEN
ADD GYK Üyesi
ADD Danışma Kurulu Başkanı




