ZEYTİN DALI HAREKATI SONRASINDA ÜLKEMİZ AÇISINDAN SURİYE’DE OLASI SONUÇLAR

Selçuk UÇAL

E. Albay

ZEYTİN DALI HAREKATI SONRASINDA ÜLKEMİZ AÇISINDAN SURİYE’DE OLASI SONUÇLAR

Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD kontrolündeki Afrin bölgesinde bulunan terör unsurlarına karşı 20 Ocak 2018 tarihinde TSK tarafından başlatılan Zeytin Dalı Harekâtında, 18 Mart 2018 tarihinde Afrin merkezine girildi.

Harekâtın öncesi ve esnasında yapılan hazırlık, planlama ve uygulama; kamuoyunun hazırlanması, ilgili devletler ve uluslar arası kuruluşlarla sağlanan diplomasi ile sahadaki taktik, başarılıdır.

Söz konusu operasyon gerekli olmuştu çünkü Emperyalist ülkelerin kullandığı terör örgütünün faaliyetlerinin hedefindeki ülkemizin ulusal güvenliği tehdit edilmektedir.

Atılan adım bu tehdide karşı Türkiye’nin sessiz kalmayacağını gösterdi.

Harekâtın açıklanan siyasi hedeflerinden biri, Suriye’nin kuzeyinde terör koridoruna izin vermemekti.

Fırat Kalkanı Harekâtında ilerlenen bölge ile birleştirildiğinde Fırat Nehrinin batısı için (Menbiç hariç) bu hedefin bir kısmı gerçekleştirilmiş oldu.

Bundan sonra Suriye’de, ülkemizin etki sahasında olan bölgeler; İdlib, Menbiç ve Fırat Doğusunda Suriye’nin kuzey bölgesidir.

İdlib’te, Astana süreci gereğince, askerlerimiz tarafından çatışmasızlık gözlem noktaları oluşturulsa da, rejim karşıtı silahlı muhalifler ile Suriye Ordusu arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi ve Suriye resmi yönetiminin kontrolü sağlaması büyük olasılıktır.

Böyle bir durumda, gelecekte Türkiye içinde huzursuzluk yaratma olasılığı bulunan, İdlib’teki silahlı muhaliflerin ülkemize geçişlerine engel olunmalıdır.

Menbiç ile Fırat’ın doğusunda Suriye’nin kuzey bölgesinde ise ABD güdümünde PKK/PYD kontrolü devam etmektedir.

PKK terör tehdidinin karar alma merkezi, Irak’ın kuzeyindedir.

Fırat Kalkanı ile Afrin Zeytin Dalı Harekâtları, bu alanlarda başarı sağlasa da, sınırlarımız dışından beslenen, ülkemize yönelik temel tehdit devam etmektedir.

Türkiye açısından olasılıklar;

-Mevcut pozisyonu koruyup, kendisine yönelik eylemlerin yapıldığı alanlara nokta operasyonları yapabilir.

-Önceki iki harekat modelini; ABD güdümlü PKK/PYD kontrolündeki, Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki bölgelere, parça parça, zaman aralıklı olarak uygulayabilir.

-Yukarıdaki ikinci olasılığı, operasyon yapılacak bölgenin resmi hükümetleriyle koordineli ve birlikte yapabilir.

-Irak Merkezi Hükümeti ve İran’la koordineyle, birlikte veya onların desteğiyle, Irak’ın kuzeyindeki terör örgütünün ana merkezine operasyon düzenleyebilir. Diğer bölgelerde mevcut pozisyonu koruyup, kendisine yönelik eylemlerin yapıldığı alanlara nokta operasyonları yapabilir.

Sonuncu olasılık haricinde diğerlerinin ülkemize yönelik sonuçları daha olumsuz olabilir.

Tehdidi asıl azaltabilecek, terör koridorunu sona erdirebilecek yol ise, Türkiye- Rusya ve İran arasında kurulan Astana sürecine Irak ve Suriye yönetimlerinin de katılmasını sağlamaktır. Bu aynı zamanda, ABD’nin emellerini de engelleyecek, bölgede barışın sağlanmasına hizmet edecek biricik çözümdür.

Bu durumda, Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki operasyonların ilgili ülke yönetimleriyle birlikte veya ülkemizin desteğinde ilgili ülkelerce yapılması  Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü de sağlayacaktır.

ADD ÇAYYOLU ŞUBE ÜYESİ

 

Top