Türkiye Eğit-Donat Bataklığına Sürülemez…

“Yurtta sulh, cihanda sulh” Cumhuriyetimizin vazgeçilmez dış politikasıdır.

Büyük Atatürk tarafından konan bu ilke 12 yılı aşkın süredir işbaşında olan AKP iktidarı

tarafından küçümsenerek terk edilmiştir. “Komşularla sıfır sorun” adı verilen maceracı ve

ABD patentli dış politika ülkemizi dost ve kardeş komşularımızla düşman hale getirmiş, izleri

yüz yıllarca silinmeyecek kin ve düşmanlık tohumları serpmiştir.

Barış adımlarının Ulusal Kurtuluş Savaşımızın ilk yıllarında atıldığı ve en uzun

sınır komşumuz Suriye’ye karşı yıllardır süren düşmanca politikalar bir yana, vatan

topraklarımızda bu kardeş ülkenin yasal iktidarını devirmek üzere silahlı terör örgütlerini

eğitmek üzere kamplar oluşturulmuştur. İç savaş ortamı nedeniyle can güvenliği için

ülkelerini terk eden 2 milyona yakın Suriyelinin barındığı mülteci kampları silahlı eğitim

kamplarını kamufle etmenin aracı haline getirilmiştir.

Zaman içinde Suriye’deki terör, önce sınır kentimiz Reyhanlı’da daha sonra da Niğde’de can

almış ancak terör örgütlerine ülkemiz üzerinden silah ve mühimmat desteği sürmüş, silah

yüklü TIR araçlarının yakalanması MİT ve asker arasında sorun olmuştur.

Dost ve kardeş Suriye’deki denetim dışı kalan alanlarda yer yer egemen olan IŞİD adlı örgüte

karşı mücadele adı altında bu kez Türkiye PKK’nın Suriye kolu olan PYD adlı örgütle iş

birliği yapar duruma gelmiş, Ayn-el Arap (Kobani)’de süren çatışmalar sırasında Peşmergeler

“Biji Obama” sloganları arasında topraklarımızdan geçiş yapmıştır.

Suriye’de gelinen bu noktadan sonra ABD önderliğindeki emperyalist ülkeler IŞİD’e karşı

oluşturdukları ittifak sırasında AKP iktidarı Batılı “dostlarına” güven verememiş, IŞİD-ABD-

ÖSO-PYD (PKK) arasında sıkışıp kalmıştır. Son olarak Türkiye ulusal sınırlar dışında kalan

tek Türk toprağı Süleyman Şah Türbesini de kaybetmiştir.

Türkiye kendi eli ile hazırladığı bu maceracı politika sonucu Lozan anlaşmasından geri adım

atmak zorunda kalmıştır. Çünkü Süleyman Şah Türbesini terk edip tahrip etmeden hemen

önce ABD ile Eğit Donat anlaşması imzalamıştır. Süleyman Şah Türbesinden çekilmenin

ardında yatan da Eğit Donat anlaşmasından sonra IŞİD ile karşı karşıya kalacak olmamızdır.

Aylardır görüşmeleri süren Eğit Donat anlaşmasına göre Türkiye topraklarında her yıl 2 bin

kişi olmak üzere 3 yılda 6 bin ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) militanı eğitilip silah ve teçhizat

ile donatıldıktan sonra kardeş Suriye topraklarına sokulacaktır.

Komşumuz kardeş Suriye ile ebedi düşmanlığa yol açacak ve Türk Ceza Yasası ile

uluslararası ceza yasalarınca da suç oluşturacak bu eğitim faaliyetlerinin ABD’li terör

eğitmenlerinin nezaretinde Kırşehir ve Kırıkkale ilimiz sınırlarında gerçekleşeceği

söylenmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu güne dek hiçbir komşumuz için bu derece düşmanca

faaliyet gösterilmediği gibi bu türden çabalara destek vermek şöyle dursun, hep kınanmıştır.

ABD eğitilecek militanlar arasında PKK (PYD) militanı olmaması konusunda Türkiye’nin

direnişine karşı çıkmakta ve IŞİD konusunda ülkemize güven duymadığını ilan etmektedir.

Çözülmeyen bütün sorunlara rağmen silahlı terör örgütü mensuplarının eğitiminin 1 Mart

gününden itibaren başlayacağı ilan edilmiştir. Bu anlaşma ile ülkemiz terör batağının tam

olarak içine sürülmekte üstelik vatan topraklarımıza bir yandan terör örgütü girerken diğer

yandan da ABD’li terör eğitmenleri girecektir.

Türkiye’nin bir savaşa sürüklendiği uzmanlarca açıkça anlatılmaktadır

Türkiye böyle bir oldu bittiyi kabul etmeyecek, bu tezgaha karşı direnecektir.

Ne Kırşehirliler, ne Kırıkkaleliler, ne de bu vatanın herhangi bir köşesinde yaşayan

yurtaşlarımız teröristleri yurdunda istemektedirler.

Bizler, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine sonsuza kadar

bağlıyız ve bu ilkenin çiğnenmesinin ülkemizin bağımsızlığını da tehlikeye düşüreceğinin

bilincindeyiz.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bu bataklığa karşı direnen Kırşehir ve Kırıkkalelilerin

sonuna kadar yanında olacağız.

ADD GENEL MERKEZİ

Top