Türk Milletine ve Yöneticilerine Açık Mektup

Genel Merkez Yönetim Kurulu görevini üstlendiğimiz günden itibaren, ülke ve dünya
gündemini daha yakından takip etmekteyiz.
Yeni Türkiye Yeni Tarih” zihniyetiyle hareket eden; Atatürk Devrimi ‘nin tüm
kazanımlarını yok etmek çabasındaki siyasi anlayışın hızlı adımlarla yol aldığını görmekteyiz.
Bir çok konuda (Stadlar, köprüler, Üniversiteler) toplumumuza ” iyi ve olağan bir iş ya
da hizmet” yapılıyor algısı verilmeye çalışılsa da, ” Atatürk ‘süz bir Türkiye, Atatürk’ süz
bir tarih” yaratma gayretleri açıktır.
Bunun en son ve en somut örneği, 3. Havaalanı projesi ve özellikle bu “yeni
Havaalanının adı” konusudur.
3. Havaalanıyla İstanbul Atatürk Havaalanının kapatılacağını ve Millet Bahçesine
dönüştürüleceğini bizzat Cumhurbaşkanı söylemiştir. Gerekçe olarak da; İstanbul Atatürk
Havaalanı’nın ihtiyaçlara cevap veremediği ve yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. Bu
durumda, yeni bir havaalanına geçişe diyecek bir şey olmayabilir. Ancak, bu bir taşınma,
bir geçiş ve bir yer değişikliğidir. Bu nedenle isim değiştirilemez, başka bir isim verilemez,
yeni bir isim aranamaz. Kaldı ki, Sayın Cumhurbaşkanının, basın ve yayın araçlarında da yer
alan, “havaalanına ad verme konusundaki yetkinin, havaalanını yapan firmaya ait olduğu”
yönündeki açıklaması ise, hem hukuksal, hem siyasal anlamda, hiç kuşkusuz, bir yanlış
anlamanın ya da yanlış bilgilendirilmenin sonucudur.
Nitekim, 3. Havaalanı’nın isminin yine İstanbul Atatürk Havaalanı olarak korunması,
siyasi olduğu kadar, hukuki, hatta ahlaki bir zorunluluktur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun, mazlum ulusların efsanevi kahramanının, Türk
Milleti’nin kurtarıcısının adının, ülkenin en büyük havaalanına verilmesinden daha doğal ne
olabilir?
1981 de UNESCO’nun 152 ülkenin oybirliğiyle yapmış olduğu uluslararası Atatürk
tanımını yeniden anımsamakta yarar görüyoruz:
Atatürk kimdir? Atatürk, Uluslararası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba
göstermiş üstün kişi, olağanüstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve
yayılmacılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü,
bütün yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı yapmamış eşi olmayan
devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu’dur. ”
Bu nedenle, “yeni yerindeki havaalanına” başka bir ad verilmeye çalışılması, Türk
Milletinin kahir ekseriyeti tarafından, kesinlikle “bir hakkın kullanılması ya da siyasal bir
gereklilik” olarak değil, tam anlamı ile, “Tarihin yeniden yazılması” ve “Atatürk’süz bir tarih
yaratma” çabasının yeni adımı olarak kabul edilecektir.
Siyasi iktidarı uyarıyoruz. Atatürk Havaalanı adı aynen kalmalıdır. Vicdan, ahlak, vefa,
hukuk bunu gerektirir. Aksi durumda Anayasal ve Demokratik haklarımızı kullanacağımızın;
tüm örgütümüz ve üyelerimizle, bize inanmış milyonlarla, böyle bir yanlışı kabul
etmeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.
29 Ekim 2018 de, Cumhuriyetimizin ilanının 95. Yıldönümünde, Türkiye Cumhuriyeti
kendisine yakışanı yapmalıdır.
Saygılarımızla.

Hüseyin Emre ALTINIŞIK
Genel Sekreter

Top