Toplumsal Konuları Araştırma Kurulu Adına Aydın Esen: TBMM BAŞKANI SAYGIN VE SORUMLU BİR KİŞİ OLMALIDIR

Cumhuriyet değerlerine ters bir geçmiş ve dünya görüşüne sahip olduğu halde Meclis Başkanlığı makamına getirilen zat, bu makamı işgal etmeden önce başında bulunduğu Vakıf tarafından, hiç üstüne vazife olmadığı halde, hazırlanan “Yeni Anayasa” taslağında yer alan görüşler doğrultusunda ancak bulunduğu makamın gerektirdiği tavır ve sorumlulukla bağdaşmayan bir “laf” etti: “Yeni anayasa dindar bir anayasa olmalı ve laiklik yer almamalıdır.”

Anayasanın uygulanmasını gözetmekten sorumlu Cumhurbaşkanı da “kişisel görüşüdür, benim görüşlerim bellidir” diyerek dolaylı bir destek vermiş ve o zatın lafını kınayan bir söylemden özenle kaçınmıştır.

Hükümet sözcüsü Ömer Çelik te “Biz devletin belli bir görüşü dayattığı militan laikliğe karşı, özgürlükçü laiklikten yanayız” diyerek AKP iktidarının bugüne kadar uyguladığı “kavramların içini boşalt, kendine göre yeniden tanımlayarak doldur” anlayışının yeni bir örneğini vermiştir. Bu yaklaşım da o zatın lafına destek niteliğindedir.

Laiklik, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Laiklik, bir ulusu oluşturan tüm kişilerin, niteliklerine bakılmaksızın, insan olma temelinde eşit, adil ve özgür bir şekilde bir arada yaşamasının kilit taşıdır.

Taslağını yaptıkları anlaşılan ve söylemekten de artık çekinmedikleri “dindar anayasa” hangi dinin, hangi inancın esaslarına göre düzenlenecek ve hiçbir dine inanmayanların “inanç özgürlüğü” ne olacaktır?

Gelişmiş toplumların 200 sene önce vazgeçtikleri bu sosyolojik anlayışın bugün devletimizin en üst makamlarında oturan kişilerce gündeme getirilmesi Atatürk devrimlerinin anlam ve önemini bir kez daha değerlendirmemize neden olmuştur.

Bu lafın temsil ettiği kabul edilemez anlayış, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşıldığı yolundaki giderek artan kaygıların ne kadar haklı olduğunun açık bir ispatıdır.

Anayasanın değiştirilemez hükümlerinin değiştirilmesini öneren bu kişi hakkında Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyoruz.

Meclis Başkanlığı makamına layık olmadığını gösteren ve ettiği yemine aykırı davranan bu kişi derhal istifa etmelidir. Etmezse, Meclisin saygınlığına gölge düşüren kişi hakkında milletvekillerinin girişimde bulunması halkımızın ve tarih önünde bir sınav niteliğinde olacaktır.

27.04.2016

TOPLUMSAL KONULARI ARAŞTIRMA KURULU adına AYDIN ESEN

Top