TERÖRE KARŞI TAVRIMIZ

Çözüm süreci” adı altında başlangıçta kamu oyundan gizlenen, açığa çıktığında da İmralı’daki terörist başını, Kandil’i ve bunların siyasi temsilcilerini adeta Kürt Vatandaşlarımızın tek temsilcisi olarak muhatap alan ve seçim öncesi terörün sıfırlandığı propagandasını yapabilmek için sade vatandaşın dahi duyduğu ve basına da yansıyan haberlerden açıkça bilinen, örgütün şehirlerde silah deposu yapmasına göz yuman anlayış yine siyasi çıkarları gerektirdiği için Çözüm Masasının devrilmesinden sonra bugünkü “kanlı kaos”un yaratılmasının önde gelen tek sebebihükümettir.

Güneydoğumuzdaki yerleşim yerlerindeki silah depolarına ve kazdıkları hendeklere güvenen terör örgütünün yöre halkını da içine alacağını varsaydığı kurtarılmış bölgeler oluşturma kalkışması yöre halkının bölgeyi terk etmesi ile stratejik bir fiyasko ile sonuçlanmıştır.

Terör örgütünün silahlı mücadeleyi şehirlere yayma politikası sonucunda sivil halkı hedef alan ve 3’ü başkent Ankara’da gerçekleştirilen canlı bomba vahşet sürecinin bu örgütü bağımsızlık savaşçısı olarak gören bazı aymaz kafaların da gerçeği görmelerini sağlayacağını umuyoruz.

Vatandaşlarımızı hedef alan bombalama olaylarının acısı içimizi bıçak gibi kesiyor. Bu acılardan kaçarak, korkarak kurtulamayız. Acılar içimizdeki bireysel dünyamızın duvarlarını yıkmalı, varlığımıza, benliğimize sahip çıkmanın yollarını açmalı, ülkemize ve insanlarımıza sahip çıkma irademizi bilemelidir.

Acılarımızı kanıksamadan yaşayacağız. Kanıksamayacağız.

Bu ortam Atatürkçü Düşünce Derneği olarak savuna geldiğimiz değerlerin daha yüksek sesle yeniden tekrarlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Türkiye coğrafyasındaki tüm vatandaşlarımızı hiçbir sıfat ve nitelikle etiketlenmeden her alanda eksiksiz, eşit ve adil kucaklamak siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin ve tüm vatandaşlarımızın samimi olarak içselleştirmesi ve yaşamın her alanında bu değerleri korkmadan, çekinmeden savunması gerekir.

ADD Toplumsal Konuları Araştırma Kurulu

Top