Tarih Tersine Döner mi?

Tarihsel süreçler esas olarak teknolojik, coğrafi, siyasal, toplumsal, ekonomik, kültürel oluşumların bir toplamıdır…
Doğru olarak gözlenebildikleri zaman sonuçları kestirilebilir…
Çünkü bu süreçler, beklenmedik bir biçimde ortaya çıkmaz ve birdenbire tersine dönmezler…
Diyalektik bir mantıkla, bazen duraklayarak ve geri dönmüş izlenimi vererek, bazen de aynı yönde sıçrayarak ama kestirilebilir bir biçimde devam ederler!

***

Osmanlı İmparatorluğu’nun Endüstri Devrimi’ni kaçırdığı ve EndüstriDevrimi’ni kaçıran dintarım imparatorluklarının çöktüğü tarihsel bir gerçektir!
İmparatorluk kendi içinde Endüstri Devrimi’ni gerçekleştirerek evrimleşemediği için, zayıflamış, toprak kaybetmiş, yoksullaşmış, savaşlarda yenilmiş ve sonunda galip devletler tarafından işgal edilmiştir!
Bu oluşumun doğal sonucu, Sevr Antlaşması ile imparatorluğun ortadan kaldırılması, topraklarının galip devletlerce paylaşılması ve paylaştırılmasıdır.
19 Mayıs 1919’daki durum budur!

***

Üstelik imparatorluğu yıkacak olan tarihsel süreç, 19 Mayıs 1919’da da durmamıştır:
İngiliz, Fransız ve İtalyan orduları fiilen, bugünkü Türkiye’yi işgal etmişlerdir…
Her yer düşman askeri kaynamaktadır.
Bu da yetmemiştir:
Batı’dan Yunan, Doğu’dan Ermeni orduları, kendi anavatanları saydıkları ve Müslüman Türkler tarafından işgal edildiğini düşündükleri Anadolu’yu geri almak için, taze kuvvet olarak saldırıya geçmişlerdir.
Bu da yetmemiştir:
Düşmana karşı direnmeye çalışan milli kuvvetler din düşmanı ilan edilmiş, katledilmelerinin vacip olduğu belirtilmiş ve Padişah’a bağlı kuvvetler isyan etmişlerdir.

***

Bütün bunlara karşı Bağımsızlık Savaşı yapanlar ise:
Yıllardır savaşmakta olan…
Yorgun, bezgin, kılıç artığı…
Yenilmiş bir ordudan geriye kalmış olan…
Hasta ve sakat insanlardır.
19 Mayıs 1919, Anadolu topraklarında tarihsel süreçlerin tersine döndürüldüğü, akıl almaz olayların yaşandığı bir serüvenin başlangıç tarihidir!

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi / Emre KONGAR

 

Top