TARAFIMIZ DEMOKRASİDİR… TARAFIMIZ ANAYASADIR… TARAFIMIZ LAİK REJİMİN TEMELLERİDİR…

Aziz Milletimiz,

Atatürkçü Düşünce Derneği; kurulduğu günden itibaren demokrasinin tüm kurumlarına
ve kurallarına; Cumhuriyetimizin temel niteliklerine ve kazanımlarına ödün vermeksizin sahip
çıkmaktadır.

Demokrasimizin rafa kaldırılmasına, Anayasa Maddelerinin örselenmesine,
demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olan laikliğin kaldırılmasına canımız pahasına karşıyız.
Her türlü vesayet zihniyetinin tam karşısındayız…

Türk Milleti’nin yapısına, kişiliğine ve karakterine en uygun yönetim şekli olan
demokrasiye sahip çıkmayı bir yurttaşlık görevi olarak görmekteyiz. Anayasal zemin ve
kurallar dâhilinde demokrasimizin güçlenmesi için çalışmaktayız.
Hemen belirtmeliyiz ki yakın tarihimizde yaşanan askeri darbelerin mağdurlarınca
kurulmuş bir Demokratik Kitle Örgütüyüz. Kuruluşumuzda var olan bu maya; bugün her
zamankinden daha güçlü ve daha sağlam bir şekle bürünmüştür. Kendisini ısrarla Demokratik
Kitle Örgütü olarak ifade eden, tanımlayan başkaca bir kurum yoktur…

Aziz Milletimiz,

Millet ve devlet olarak yaşadığımız sorunların temelinde, üzülerek belirtmeliyiz ki
Atatürk’ün çizdiği rotadan uzaklaşmamız yatmaktadır. En son ANDIMIZ ve Devlet
Madalyalarından, Nişanlarından Atatürk Kabartmalarının kaldırılması vicdanlarımızı sızlatan
ciddi meselelerdir. Aynı şekilde, “sarıklı amiral” görüntüsü geniş kesimlerde kaygıya yol
açmıştır.

Bununla birlikte, toplumsal kutuplaşma ve kamplaşma giderek tehlikeli boyutlara
ulaşmıştır. Birbirini anlamak istemeyen, birbirini ötekileştiren, birbirini neredeyse vatan haini
ilan eden, her konuşulandan bir mana arayan sıkıntılı ve sorunlu bir sosyal yapıya
büründüğümüz gerçeği ile yüzleşmekteyiz. Oysa, Atatürk’ün Milliyetçilik anlayışında “tasa
da, kıvançta birlik ve beraberlik” esastır.

Toplumsal kutuplaşmanın en büyük nedeni yaratılan acımasız algı operasyonlarıdır.
Başta yazılı ve görsel basının bu konuda ki tavrı dikkat çekici ve düşündürücüdür. Bir yarısının
diğer bir yarısına hoş gözle bakmadığı toplumlar, yok olmaya mahkûmdurlar. Toplumsal
ayrışmaları derhal sonlandırmamız yaşamsal önemdedir. Bu konuda, özellikle siyasileri ve
yazılı görsel basınımızı sorumlu davranmaya, söylemlerini gözden geçirmeye davet
ediyoruz…

Aziz Milletimiz,

Atatürkçü Düşünce Sistemi’ni özümsemiş herkes gerçek anlamda yurtseverdir.
Ülkemizin, vatanımızın, devletimizin bölünmez bütünlüğünü ve Cumhuriyetimizin değerlerini
savunmak ve sahiplenmek yurtseverliğin, vatanseverliğin bir gereğidir. Vatanını seven, Milli
benliğe sahip her vatandaş; milletini ve devletini korumak kaygısıyla hareket eder… Düşünür…
Üretir… Paylaşır…

Vatanseverler içinden demokrasi düşmanı çıkmaz. Vatanseverler içinden hain çıkmaz.
Yeter ki siyasi argümanlar ve algılarla değil; birbirimizi anlamaya çalışarak hareket edelim.

Aziz Milletimiz,

Emperyalizmin “böl parçala ve yönet” projesini boşa çıkarmış bir büyük lidere sahibiz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tarihte emperyalizmi ilk kez yenmiş bir Milletiz.
Ancak; yanlışlıklara ve sorunlu uygulamalara dikkat etmediğimiz takdirde; bölünüp
parçalanacağımız kaygısını yaşamaktayız.

Bu nedenle, Lozan ve Montrö konusundaki hassasiyetlerin her türlü siyasi ve kişisel
algının üstünde tutulmasında yarar görmekteyiz. Lozan ve Montrö hassasiyeti olsa olsa
yurtseverliğin bir işaretidir. Millet ve Devlet olarak varlık nedenimiz olan Lozan ve Montrö’ya
ısrarla vurgu yapmamızın başkaca bir anlamı olamaz.

Anayasa, herkesi bağlar. Demokrasi, hepimiz için gereklidir. Kişilere ya da kesimlere
özel yaklaşımlar, Anayasamıza aykırı olduğu gibi demokratik anlayışla da çelişmektedir.
Bütünün hayrına olan birlik ve beraberliğimizi koruyucu çabamızı sürdüreceğiz.

Atatürkçü Düşünce Derneği; toplumun her kesiminin Anayasal sınırlar içerisinde; fikir ve
düşünce açıklamasını bir vatandaşlık hakkı olarak görmektedir. Bu hak, Anayasamızın 26.
maddesince güvence altına alınmıştır. Fikir açıklayan ya da görüş beyan eden yurttaşlarımızın
meslek, unvan ve statüsü ne olursa olsun; belirtilen düşüncelerin içeriği değerlendirilmelidir.
Unvan ve statü, içeriğin önüne geçmemelidir. Unvan ve statü, içeriği gölgelememelidir. Görüş
açıklayanlar; büyükelçi, hekim, öğretmen, avukat, işçi, emekli, genç, yaşlı, öğrenci olabileceği
gibi emekli asker de olabilir. Demokrasiler; tolerans rejimleridir. Tolerans ise ön yargılardan,
peşin hükümlerden arınmayı ve sıyrılmayı zorunlu kılar. Bu bağlamda; emekli büyükelçilerin,
emekli parlamenterlerin ve emekli amirallerin düşüncelerini açıklamalarını, Anayasamızın 26.
maddesi kapsamında değerlendirmekteyiz. Biçimsel, şekli tartışmaların yararına inanmıyoruz.
“vesayet” ve “darbe” söylemlerinin gündemde tutulmasını, geçmişin kötü örneklerinin canlı
tutulmasını daha büyük sosyal yaralara yol açacağı endişesiyle istemiyoruz.

Atatürkçü Düşünce Derneği; bir Demokratik Kitle Örgütü olarak; siyasileri, yazılı ve
görsel basınımızı ve yurttaşlarımızı bu konularda bir kez daha duyarlı davranmaya davet
etmektedir. Hepimiz için demokrasi, hepimiz için adalet, hepimiz için saygı, sevgi ve hoşgörü
talebimizi yineliyoruz.

Atatürk Devrimi’nin kazanımlarına, Cumhuriyetimizin temel niteliklerine sahip çıkarak
demokrasimizi yaşatabiliriz. Milli birlik ve bütünlüğümüzü koruyabiliriz. Atatürk’ün çizdiği
rotadan uzaklaşmanın neden olduğu sorunları yaşadığımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.

Atatürkçü Düşünce Derneği; Genel Yönetim Kurulu, Genel Denetleme Kurulu,
Yüksek Disiplin Kurulu, Şubeleri ve Üyeleri

Top