SURİYE SALDIRISINDA NEREDE DURMALIYIZ?

ABD- İng.-Fr.’nın Suriye’ye saldırısı AKP iktidarınca desteklendi.

İktidar yandaşları da destek yarışına girdi doğal olarak.

Ne deniyor?

  • Esed rejimi kimyasal silah kullandı. İnsanlık suçudur. Cezasız kalmamalı.

Kimyasal silahın insanlık suçu olduğu doğru.

Peki kullanıldığı teyit edildi mi?

ABD Savunma Bakanı bile kesin bulguya ulaşılamadığını açıkladı.

Suriye, kullanmadığına dair bilgi ve belgeler sunuyor.

Türkiye makamlarının ve Türk medyasının elindeki bilgi nedir acaba?

Irak, Libya yalanlarının nemi kurumadı daha. Unutuldu mu?

Peki ceza verme yetkisi kimin?

BM diye bir örgüt var. Yasası var. BMGK kararı mı var?

Bu üç devlet “sen suçlusun” dedikleri her ülkeyi vurma hakkına sahip mi?

Yarın “PKK’ya kimyasal silah attın, Kürt halkını kimyasalla kırıma uğratıyorsun” diye ülkemize çullanırlarsa ne diyeceğiz?

  • 75-80 kişi ölmüş. Çocuklar ölüyormuş. Sessiz kalınmazmış.

ABD ve dostları müdahale edince Irak’ta, Libya’da, Mısır’da kaç kişi, kaç çocuk öldü?

Kaç milyon evsiz kaldı.

Kaç milyon göç etti. Kaç bin kişi göç yollarında öldü?

  • Suriye değil rejim cezalandırılıyormuş. Suriye halkı rejimin zulmü ile terör örgütleri arasında tercih yapma zorunda bırakılmamalıymış.

Ülkeye tonlarca bomba yağdırılacak ama halka zararı olmayacak.

Akıllara sağlık.

Hangi rejim cezalandırılıyor? Bomba yağarken halkın sokaklara çıkıp desteklediği rejim mi?

Halkın oyuyla iktidara gelmiş rejim mi?

Bazılarının mezhebini beğenmediği rejim mi?

Başka ülkelerin rejiminden kime ne?

“Türkiye’de diktatörlük var” diye birileri müdahale edebilir mi?

  • Saldırıyı yapanlar, kimyasallar kendi ülkelerine taşınır diye korktuklarından vurmuşlar. Aslında konvansiyonel silahlarla halkına zarar verdiğinde de vurmalılarmış.

Suriye kimi vuruyor?

Suriye’nin özgürlüğünü ve bağımsızlığını isteyen vatandaşını mı?

Kadın ve çocukları mı?

Ülkenin her yanı terör örgütleri ile sarılmışken dönüp kendi vatandaşını niye vurur ki?  Hiç devlet yönetiminden, insanlıktan, akıldan pay almamış mı bu Suriye rejimi?

Bu ülkeye DAEŞ’i, PKK/PYD’yi, El Nusra’yı ve bunların türevlerini kim veya kimler soktu?

Suriye’yi vuranlarla ona destek verenlerin el birliği yok mu ülkenin bu hale gelmesinde?

İç savaş çıkarılmadan önce Esad her gün vatandaşlarını topla-tankla-kimyasalla vuruyor muydu?

  • Şimdi ben soruyorum; Suriye’nin vurulması, rejimin yok edilmesi ile ne olur? Kim ne kazanır?

Öncelikle, yapılan tüm dünya için tehdittir.

“Körfez Savaşı” adıyla başlayan, Libya, Mısır ve Suriye ile süren alçak yoğunluklu 3. Dünya Savaşı’nın tırmandırılması için bir fitildir.

Rusya’nın karşılık vermesi ile fitil ateşinin yükselme olasılığı gözardı edilemez.

Saldırganların tek olumlu davranışı Rusya üslerini hedef almamaları olmuştur.

Suriye’nin parçalanması ABD ‘nin BOP ‘unun gerçekleşmesi için en önemli aşamadır.

Bu aşama ile Suriye mezhep ve etnisiteye göre bölünürken sınırımız boyunca Kürt devleti kurulacaktır. Hani, kaç yıldır Mehmetçiğin kanını canını verdiği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile engellemeye çalıştığı Kürt devleti.

Ona “İkinci İsrail” diyoruz. Çünkü İsrail’in güvenliği için planlanmıştır.

Devamı, Irak kuzeyi ve sonunda Türkiye doğu-güneydoğusundaki Kürt bölgelerinin birleştirilmesi aşamasıdır.

Her şey bu kadar açıkken Suriye’ye yapılan saldırıya böylesine sahip çıkmak Türkiye’nin ulusal çıkarını düşünenlerin seçimi olamaz.

ABD amacını gizlememektedir zaten.

PKK’yı 40 yıldır kollamakta, Türkiye’yi sürekli oyalamaktadır.

PYD’yi müttefiki ilan etmiş ve AKP iktidarını tüm çağrılarına karşın Türkiye’ye tercih etmiştir.

FETÖ ile ülkeyi ele geçirmeyi denemiş, başaramamış ama vazgeçmemiş, örgüt liderini iade etmediği gibi Zarrab Davası ile siyasi ve ekonomik tehdidi de sürdürmektedir.

  • Türk vatandaşları ve Türkiye’yi yönetenler artık şunu kesin olarak anlamalı, görmeli ve tercihlerini ona göre yapmalıdır;

Suriye, Irak ve İran’ın toprak bütünlüğü Türkiye’nin bekası demektir.

Bu ülkelerin sırayla bölünüp parçalanması planı yürürlüktedir.

Siyasi, ekonomik, askeri başta olma üzere her türlü çıkarımız bu ülkelerle ve Rusya gibi bölgenin toprak bütünlüğünden yana olan ülkelerle dayanışma içinde olmamızı zorunlu kılmaktadır.

Böyle bir dayanışma, ABD ve diğer ülkelerin bölgemize ve ülkemize müdahalesini engellemenin ön koşuludur.

ABD’nin emperyalist eylemlerine destek vererek Suriye’de ABD ile veya ABD’ye rağmen harekat yapma olanağımız yoktur. Var diyenler Türk halkını kandırmaktadır.

Suriye’ye yapılan saldırıya karşı duracağımız yer bu konulardaki kararlılığımızın göstergesidir.

Naci BEŞTEPE

BDK Üyesi

 

 

Top