Sosyal Devlet mi?

Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.Anayasamızın değiştirilmesi, teklif dahi edilemeyecek maddelerinden 2.si böyle söylemektedir. Anayasa mahkemesi ise 16-27 Eylül 1967 tarih ve K.1967/29 sayılı Kararında Sosyal devlet ilkesini şöyle tanımlamıştır; “Sosyal devlet; ferdin huzur ve refahını gerçekleştiren ve teminat altına alan, kişi ve toplum arasında denge kuran, emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadî ve malî tedbirler alarak çalışanları koruyan, işsizliği önleyici ve millî gelirin adalete uygun biçimde dağılmasını sağlayıcı tedbirler alan adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı kararlılık içinde ve gerçekçi bir özgürlük rejimini uygulayan devlet demektir.” şeklinde tanımlamaktadır.
Bir başka Anayasa Mahkemesi kararında ise; “Sosyal hukuk devleti, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin, tüm kurumlarıyla Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun biçimde kurulmasını gerekli kılar. Hukuk devletinin amaç edindiği kişinin korunması, toplumda sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir. (…) Anayasa’nın Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer verdiği sosyal hukuk devletinin dayanaklarından birini oluşturan sosyal güvenlik kavramının içerdiği temel esas ve ilkeler uyarınca toplumda yoksul ve muhtaç insanlara Devletçe yardım edilerek onlara insan onuruna yaraşır asgarî yaşam düzeyi sağlanması, böylece, sosyal adaletin ve sosyal devlet ilkelerinin gerçekleşmesine elverişli ortamın yaratılması gerekir.”
Sosyal Devlet Anayasa mahkemesi kararlarında tanımlanmıştır. Aslında Kanunlar ezilenlerin yanında durmaktadır. Kanunlara rağmen ezilmemizin, İnsanca yaşam sağlayamamızın tek sebebi, ekmeğimizi çalanlar ve buna seyirci kalarak destek olan AKP Siyasi İktidarıdır. 13 senelik yaptıklarıyla İşçi ve Emekçilere nasıl baktığını göstermiş, Sosyal Devlet ilkesini zedelemiş, Uluslararası sözleşmeleri, Anayasayı ve yasaları yok saymıştır.
Bütün bu gerçeklere rağmen; kendi celladını yaratarak AKP siyasi iktidarına destek veren Emekçi kesimler, asgari ücretliler, taşeron işçiler, köylüler, emeğiyle geçinenler ve ezilenler aynaya bakmalı ve kendi kendine şu soruları sormalıdır?
Bu adamlar dindar ise; neden hala vergiler % 2,5 değildir? Neden hala, bankacılık ve faiz sistemi devam etmektedir? Türkiye büyüdü iddiaları doğruysa, bizim ekmeğimiz neden büyümemiştir? KDV gibi dolaylı vergiler neden bizim sırtımızdadır? Çocuklarımız neden işsiz, yada köle gibi çalışmaya mahkum edilmektedir? AKP Siyasi İktidarı işçiden-emekçiden-köylüden-çiftçiden yana mı? Yoksa; Ayakkabı kutusunu dolduranlardan yana mıdır? Aslında soruların cevabı çok açıktır ve nettir. AKP Siyasi İktidarı 13 yıllık emek politikalarıyla açıkça göstermiştir ki; ezenin yanında, ezilenin-garibanın-işçinin-köylünün-memurun-emeklinin karşısındadır.
Garibandan-emekçiden yana olsaydı; TAŞERON İŞÇİLİK SİSTEMİ’ni derhal kaldırırdı.Sendikaya üye oldukları için işten atılanlara sahip çıkardı. Zonguldak’ta maden altında ezilenlerin, SOMA’da yananların, ERMENEK’te boğulanların hesabını sorardı. Asgari ücretten vergi almaz, asgari ücreti en az 2000 TL yapardı. Bakanlar Kurulunca grevleri ertelemez, işçinin hakkını vermeyen işverene hesap sorardı. Grev kararı alan 304 THY çalışanını bir gecede işten çıkaranların defterini dürerdi. İşçiye, memura, köylüye, çiftçiye hakkını verirdi.Elektrik,Su,Telefon Faturalarında oyun oynayanlara,fatura ödemeyen sahtekarın faturasını namuslu vatandaşa yükleyen şirketlere, kredi çeken vatandaşa tuzak kuran bankalara kök söktürürdü. Antalya ve Ankara Büyükşehir Belediyesinde yapılan sürgünleri-İşten çıkarmaları seyretmez,ilgililere hesabını sorardı. Rezidans İnşaatında asansör altında ezilenlerin hakkını arar, asansör bakımı yaptırmayarak 10 garibanın ezilmesine sebeb olanları süründürürdü.

Cengiz GÜLEBAY

02.02.2015

 

Top