SEÇİME DOĞRU – 2

secime_dogru_2_grafik_01

secime_dogru_2_grafik_02

secime_dogru_2_grafik_03

secime_dogru_2_grafik_04

secime_dogru_2_grafik_05

secime_dogru_2_grafik_06

secime_dogru_2_grafik_07

2011 GENEL SEÇİM SONUÇLARI

secime_dogru_2_grafik_08

2014 YEREL SEÇİM SONUÇLARI

secime_dogru_2_grafik_09

2015 GENEL SEÇİM SONUÇLARI

secime_dogru_2_grafik_10

 

1 KASIM 2015 SEÇİMLERİNDE NASIL BİR TABLO ORTAYA ÇIKABİLİR?

AKP’NİN DURUMU – AKP’NİN OYUNLARI:

7 haziran seçimlerinden bu yana süreci AKP yönetmiş, yönlendirmiş ve zaten kaybedeceği bir şey olmayacağı içinde 8 haziranda aldığı erken seçim kararını halk tarafından da kabul edilir hale getirebilmek için çalışma yürüterek, seçime hazırlanmıştır.

Peki 7 hazirandan bu yana AKP’nin oyunu etkileyebilecek hangi gelişmeler olmuştur, hangi çalışmalardan netice alınabilmiştir?

1 – AKAN ŞEHİT KANLARININ AKP’NİN OYUNA ETKİSİ:

Ankara Tren garı önünde yaşanan katliamdan geçici seçim hükümetinin başı Davutoğlu’nun yaptığı konuşma iddiası ile gazetelere yansıyan sözlere gore, katlimadan sonra AKP’nin oylarında artış oymuştur. 7 haziran seçimlerinden hemen sonra ülkede terör olaylarının artması ve hemen hemen hergün şehit haberlerinin gelmesi üzerine mutlaka düşünülmesi gerekmektedir. Bir yerlerden bir düğmeye basılmış ve düne kadar AKP ile elele- kolkola yol alınan HDP, PKK’nın uzantısı olarak dile getirilmeye başlanarak adeta savaş açılmıştır. Yine AKP temsilcilerinin yaptığı konuşmalarda ifade edildiği üzere, barış süresi adı altında PKK ile yapılan görüşmeler sırasında PKK unsurlarının ülkede silah depolamasına göz yuman AKP için 7 haziranda ne değişmiştir ki, dün; “ses çıkartmadan izleyin” “müdahale etmeyin” diye talimat verdikleri valilere ve askerlere 7 hazirandan sonra PKK militanlarına “göz açtırmayın” HDP’yi takip edin talimatı verilmiştir? Bu soruların yanıtı oluk oluk akan şehit kanlarının harekete geçirdiği milliyetçi duyguların yönlendirilmesi ve yönetilmesinde gizlidir. AKP şehit kanlarından beslenen bir parti haline gelmiştir ve ne yazık ki halkın saf duygularını bir kaç puanlık oy uğruna acımasızca kana boğmaktadır. Ve ne yazık ki bu çalışması AKP nin oyunu artıracak biçimde sandığa yansımaktadır.

2 – BARIŞ MİTİNGLERİNİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ:

Terör eylemlerinin son bulması, akan kanın durması amacıyla düzenlenen barış mitingleri de AKP nin uyunu artırmaktadır. Bu mitingler insanlardaki milliyetçi duyguları tetiklemekte ve harekete geçirmektedir. Özellikle son dönemlerinde “ayaklarının altında ezdiklerini” ifade ettikleri milliyetçiliğe sarılmış olan AKP de, MHP nin kimi zaman sessiz, kimi zaman olumsuz tavırları nedemniyle, bu alanda yarattığı boşluktan yararlanmaya çalışmaktadır. Barış mitinglerinin bu nedenle AKP’ye yaradığını, hatta AKP nin dayanamayıp TOBB önderliğinde kendi mitingini bile düzenlediğini görmezden gelmek mümkün değildir. AKP barış mitinglerinin yarattığı ortamı kullanmaktadır, 1 kasım seçimlerinden sonra da farklı bir program ile de kullanmaya devam edecektir.

3 – EKONOMİK VERİLERİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ:

1 Haziran seçimlerinden once 2015 Mayıs ayında tüketici ekonomik güven endeksi TUİK tarafından 64,29 olarak açıklanmıştır. Bu seçimlerde AKP %40,87 oranında oy almıştır.  Eylül 2015 ayında düşen güven endeksi 58,52 olarak açıklanmıştır. İlginç bir biçimde  Ekim 2015 ayında Tüketici ekonomik güven endeksinin artış gösterek 62,78 olduğu yine TUİK tarafından açıklanmıştır. Bu verilere gore; AKP nin Eylül ayında oylarının düştüğünü, ancak ekim ayında yeniden toparlandığını, bu veriler ile seçime gittiğini söylemek mümkündür. Piyasalarda olumlu bir havanın esmeye başladığı, piyasaların seçim sonrasını olumlu fiyatlandırmaya başladığı görülmektedir.  Bu atmosferde girilen seçimde AKP’nin düşen oylarını toparladığını söylemek mümkün olacaktır.

4 – YSK’NIN TURKP – TOPLUMSAL UZLAŞMA REFORM VE KALKINMA PARTİSİNİN 1 KASIM SEÇİMLERİNE KATILAMAYACAĞI YÖNÜNDEKİ KARARININ AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

TURKP katıldığı 7 haziran seçimlerinde 72.629 oy almıştır, ancak ilginç biçimde YSK tarafından bazı illerde sadece 3 oy aldığı gerekçesi ile 1 kasım seçimlerine katılması yasaklanmıştır. Bu yasaklama ile 7 haziranda bu partiye oy veren 72.629 kişilik kitlenin anlamlı çoğunluğunun AKP ye oy olarak yönlendirildiğini söylemek mümkündür.

5 – 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDEKİ 1.326.434 GEÇERSİZ OYUN, AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

AKP, 7 harirandaki yaklaşık %3 lük 1.326.434.geçersiz oyun büyük kısmının kendi seçmenine ait olduğunu düşünmekte ve buradan bir miktar oy gelmesi için çalışma yapmaktadır. Burada asıl dikkat çeken durum geçersiz oyların 537.000. nin İstanbul dan çıkmış olmasıdır.

6 – YSK’NIN SANDIKLARIN TAŞINMASI TALEBİNİ OY ÇOKLUĞU İLE REDDETMESİNİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

AKP nin özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesindeki sandıkların taşınması talebi YSK tarafından oy çokluğu ile reddedilmiştir. Bu talebin arkasında yatan amaç, bu yolla HDP seçmeninin sandıklara katılımının düşürülmesi, seçime katılan bir kısım HDP seçmeninin de toplu olarak oy kullanmasının engellenmesi suretiyle kullanılan oyların bir kısmının geçersiz olacağı düşüncesidir. YSK tarafından talebin reddedilmiş olmasına rağmen yine YSK eliyle sandıkların bu kerrede okullarda birleştirildiği görülmektedir.  AKP nin ısrarla üzerine gittiği bu uygulama ile doğu ve güneydoğu bölgesinde özellikle kürt kökenli vatandaşların yoğun olduğu 14 ilde düşen oylarını, katılımın düşük olması, geçersiz oylardaki sayının artması suretiyle dengelemeye çalıştığını söylemek mümkündür.

7 – YÜKSEK YOĞUNLUKLU MİLLİYETÇİLİK SÖYLEMİNİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

AKP’nin 7 haziran seçimlerinden aylar once başladığı Milliyetçilik söylemine, artan terör eylemleri ile birlikte yoğun olarak devam eden AKP’nin; özellikle karedeniz bölgesinde çok az da olsa karşılık bulduğunu söylemek mümkündür. Burada asıl sorgulanması gereken husus; AKP nin yüksek yoğunluklu yürüttüğü milliyetçilik söylemi karşısında, MHP nin düşük yoğunluklu politik duruşudur.

8 – SEÇİM TARİHİN 1 KASIM OLARAK BELİRLENMESİNİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

Seçim tarihi YSK karar vermeden once Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 1 kasım olarak açıklanmış, açıklamayı miteakipte YSK buna uygun olarak seçim tarihini 1 kasım olarak belirlemiştir. En başından bu yana yapılan bu hesaba uygun olarakta kısa süre once 28 Ekim Çarşamba öğlen başlayan tatile 30 ekim Cuma günüde  Bakanlar Kurulu kararı ile eklenerek, 2 kasım Pazartesinin de okulların kapalı olması ile tatil süresi  5,5 güne çıkmıştır. Bu hinlik ile hedeflenen özellikle CHP’li seçmenin bir kısmının oy kullanmak için sandık yerine, tatil bölgelerine gitmesinin önünü açmaktır. Bu plana CHP’de 7 haziran seçimlerinde gösterdiği aday listesinde hiç bir değişiklik yapmayarak destek olmuş, seçmenini heyecanlandıracak, çalışma yapacak yeni adaylar çıkartmamış, yeni politikalar üretmemiş ve 7 haziranda seçilmiş olanların rehaveti, seçilememiş olanların büyük kısmının boşvermişliği ile 5,5 günlük tatilin sonuçlarına adeta hizmet etmiştir. Bu hamle ile AKP’nin, özellikle CHP’li seçmenlerin  seçime katılımı düşürmeye çalışarak, katılımdaki düşüklük nedeniyle oy yüzdesini yükseltmeye çalıştığını ve çok küçük bir etki ile bunu da başarabileceğini söylemek mümkündür.

9 İLLERDEKİ SEÇMEN SAYISINDAKİ DEĞİŞİMİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

7 haziran seçimlerinden bu yana seçmen sayısı 334.013.kişi  artmıştır, 26 ilde seçmen sayısı düşmüş, özellikle büyük şehirlerde seçmen sayısında artış olmuştur. 7 haziran seçimlerinde AKP nin %2 lik oy farkı ile 10 milletvekilliğini kaybettiği yada kazanamadığı görülmektedir. AKP, 7 Haziran seçimlerinde %1 den daha az farkla 1 milletvekilllğini CHP’ye, 3 milletvekilliğini MHP’ye 2 milletvekilliğini de HDP’ye kaptırmış, %1-2 arasındaki farkla da  3 milletvekilllğini CHP’ye, 1 milletvekilliğini de MHP’ye kaptırmış görünmektedir, İstanbul 3. Bölgede sadece %0,12 fark ile AKP bir milletvekilliğini MHP’ye kaptırmış görünmektedir. 7 haziran seçim sonuçlarını değerlendiren AKP kurmaylarının %2 ve altında bir fark ile kaybettiklerini düşündükleri;

İstanbul 3      %0,12 fark ile MHP ye 1 milletvekilliği
İstanbul 2      %1,66 fark ile CHP ye 1 milletvekilliği
Ankara 1        %1,28 fark ile CHP ye 1 milletvekilliği
Samsun          %0,13 fark ile MHP ye 1 milletvekilliği
Aydın              %0,33 fark ile CHP ye 1 milletvekilliği
Diyarbakır     %0,74 fark ile HDP ye 1 milletvekilliği
Balıkesir         %0,90 fark ile MHP ye 1 milletvekilliği
Van                 %0,95 fark ile HDP ye 1 milletvekilliği
Erzincan         %1,45 fark ile CHP ye 1 milletvekilliği
Giresun          %1,52 fark ile MHP ye 1 milletvekilliği

İçin bir çalışma yaptığı bir gerçektir. Özellikle bu illerdeki/bölgelerde 7 haziran seçimlerinden sonra seçmen sayısında yaşanan değişimi iyi değerlendirmek gerekmektedir. AKP nin kaybettiğini düşündüğü bu 10 milletvekilliğini alabilmek için, seçmen sayısında fazlalık yaşadığı illerden seçmenlerinin bir kısmının nakillerini bu illere aldırdığını tespit etmek mümkündür. Buna rağmen, AKP nin bu çalışmasına karşılık diğer partilerin önlem amaçlı karşı çalışma yapmaması da dikkatlerden kaçmamaktadır.

10 – SEÇİM PUSULASINDAKİ BAĞIMSIZ ADAYLARIN YERİNİN AKP’NİN OYUNA ETKİSİ;

7 Haziran seçimlerinde sadece İstanbul’da bağımsız adaylar 216.811 oy almıştır. Ülke genelinde ise bağımsız adayların toplam oyunun 488.160 olduğu görülmektedir. AKP kendi partileri yerine bir kısım oyların, pusulada bağımsız adayları ayıran çizginin belirgin olmaması nedeniyle, partilerinin altında yer alan bağımsız adaya verilmiş olabileceğini düşünmektedirler. Bununla ilgili önlemi 1 kasım seçimlerinde kullanılacak pusulalarda görmek mümkündür. Yeni oy pusulalarında partiler ile bağımsız adayları ayıran çizgi koyulaştırılarak çok daha belirgin hale getirilmiştir.

SONUÇ OLARAK;

AKP’nin 1 kasım seçimlerine, artık tek tek oy hesabı yaparak hazırlandığını, 7 haziran seçimleri ile ilgili il il çalışma yaptığı ve sonuçlarına göre yeni stratejiler geliştirdiğini, tüm bunlara rağmen 7 haziran seçimlerinde aldığı oya yakın bir oy alabileceğini söylemek mümkündür.

CHP’NİN İNANDIRICILIK SORUNU – GELENEKSEL SAĞ SEÇMENİN OY RENGİNİ DEĞİŞTİRMEKTE ZORLANMASI;

7 haziran seçimlerinden sonra CHP yönetimi, toplumda karşılık bulan bir politik tavır ile koalisyon kurulabileceği söylemini en olumlu kullanan parti olmuştur. CHP yönetiminin toplum tarafından da memnuniyetle karşılanan bu politik duruşu, Mecli Başkanlığı seçiminde belirleyici bir rol üstlenebilecekken, AKP nin gölgesinde kalan sessziliği ile az da olsa hırpalanmıştır. Bu süreçte CHP için şu değerlendirmeleri yapmak mümkündür;

1 – Koalisyon kurulması için gösterdiği çaba halkta karşılık bulmuştur. Bu duruş nedeniyle CHP oylarında bir artışın olacağını söylemek mümkündür.

2 – Meclis başkanlığı seçimini yönlendirebilecek ve sonucu değiştirebilecek bir parti konumunda olmasına rağmen, AKP’nin Deniz Baykal1 üzerinden oynadığı oyuna karşı hamle geliştirememesi ve meclis başkanlığının AKP’ye kaptırılmasında MHP’den sonra ikinci derecede sorumlu görülmesi, bir kısım kendi seçmeninde de hayal kırıklığı yaşatmıştır. Buna rağmen bu durumun CHP oylarına pek bir etkisinin olmayacağını söyleyebiliriz.

3 – 7 Haziran seçimlerine girilen milletvekili aday listesi ile 1 kasım seçimlerine de giriliyor olması, toplumda yeni bir heyecan yaratmadı. Bu durumun; listelerde yer alıpta 7 haziranda seçilen adayların çoğunda ne de olsa seçiliyorum, çalışıp tekrar para harcamaya ne gerek var rahatlığı, seçilemeyen adayların çoğunda ise ne de olsa zaten seçilemeyeceğim boşvermişliği, bir kısım seçmende de ne de olsa iktidar olamıyoruz bezginliğine neden olduğu gözlemlenmektedir. CHP yönetiminin bu tavrının oy artışı getirmediğini, çok az da olsa seçime katılımda ve haliyle CHP oylarında düşmeye neden olabileceğini söylemek mümkündür.

4 – MHP’nin süreci işletirken yaptığı hatalar nedeniyle, MHP den kopan bir kısım seçmenin AKP yerine CHP’ye oy verebileceğini söylemek mümkündür.

5 – HDP’ye gittiği iddia edilen özellikle alevi seçmen oylarının büyük kısmının dönmeyeceğini, HDP’nin 7 haziran seçimlerine hazırlanırken geliştirdiği söylemi sorgulayan çok azbir seçmenin ise tekrar CHP’ye oy verebileceğini söylemek mümkündür.

6 – CHP yönetiminin yaşadığı asıl sorun inandırıcılık sorunudur. CHP’in mevcut kadroları ile bu sorunu çözemediği, halkı hala söylediklerine inandıramadığı, özelliklle ekonomik alandaki vaadlerine ihtiyaç duyan halkı inandırmakta zorlandığı görülmektedir.

7 – Ülkenin sağ seçmeni gelenekçi tavrını bırakmamakta ve CHP’ye oy vermekte zorlanmaktadır. CHP yönetiminin ise, bu seçmen kitlesinin oyunu, transfer ederek vitrine çıkarttığı bir kısım sağ politikacıları aday gösterek almaya çalıştığı görülmektedir. Bu tavrı nedeniyle gelenekçi olan sağ seçmenin tavrını değiştiremeyen CHP yönetiminin, CHP’nin sosyal demokratlığını sorgulayan bir kısım sol seçmenin HDP’ye oy vermesine neden olduğunu söylemek mümkündür. Bu tavır nedeniyle HDP’ye giden sol oyların dönmeyeceğini söylemek mümkündür. Yine bu tavır nedeniyle CHP’ye kerhen oy vermiş olan bir kısım sol seçmenin arayış içerisine itildiğini söylemekte mümkündür. CHP yönetiminin 1 kasım seçimlerinden sonra çok hızlı biçimde kendi geçmişine ve seçmenine sahip çıkan, yurtsever muhafazakarlar ile milliyetçileri kucaklayan, insane dokunan politikalar ve politikacılar üretmesi gerekmektedir.

8 – CHP’nin kürt politikasında yaşadığı gel- gitler, kürt seçmenden oy getirmediği gibi, ulusalcı seçmen tarafından partinin sorgulanmasına da neden olmaktadır. Vatan Partisinin 7 haziran seçimleri sürecinde uyguladığı politikanın,  ulusalcı seçmen nezninde kısmende olsa bir sempati yarattığı gözardı edilmemelidir.

SONUÇ OLARAK;

CHP’nin 1 kasım seçimlerinde oyunu 7 haziran seçimlerinde aldığı oyun üzerine çıkartabileceğini söylemek mümkündür.

MHP’NİN OLUMSUZ POLİTİK TAVRI – HESAP DÖNERMİ?

MHP, 7 haziran seçimlerinden başarılı sonuç aldığı söylenebilecek partilenden bir tanesidir. MHP’nin yükselen oyu düşüşe geçmiş midir?

1 – AKP nin, şehit kanları üzerinden yürüttüğü politik söylem HDP’den çok MHP’yi hedef almaktadır. Bu söyleme karşı önlem alamayan MHP’nin özellikle karedeniz bölgesinde oy düşüşü yaşadığını söylemek mümkündür.

2 – Koalisyona kapılarını en başından buyana kapatan MHP’nin bu olumsuz yaklaşımının oy kaybına neden olduğunu söylemek mümkündür.

3 – Meclis başkanlığı seçiminde gösterdiği olumsuz tavrın, MHP seçmeninde de, etkili isimlerinde de sorgulandığını, bu tavrın oy kaybına neden olduğunu söylemek mümkündür.

4 – MHP’nin halk tarafından bilinen, güvenilen isimleri tasfiye etmesinin seçmenleri arasında hoşnutsuzluk yarattığını söylemek mümkündür.

5 – AKP’nin, MHP’yi HDP yanına itmeye çalışan, zaman zaman HDP ile aynı çizgiye getirmeye çalışan politikalarına karşı sergilediği dik duruş nedeniyle seçmen kitlesinin anlamlı çoğunluğunu koruduğunu söylemek mümkündür. MHP yönetimi 7 haziran seçimlerinden sonra, politik duruşunu AKP’nin oyununa gelmemek üzere kurmuş ve bunda da kendi hesaplarına gore başarılı olmuşlardır. Benim kanaatimce de AKP’nin, MHP üzerine geliştirdiği oyunları görmezden gelmek mümkün değildir. Ancak buradaki hassas denge;  bu oyunlara boyun eğmeden, örneğin bir meclis başkanlığını kendi adayı üzerinde CHP’yi de ikna ederek kazanmayı sağlayarak korunamaz mıydı diye düşünmekten de kendimi alamıyorum.

SONUÇ OLARAK;

MHP’nin 1 kasım seçimlerinde oylarını koruyamayacağını, ancak zannedildiği kadar çok yüksek oranlarda da bir  oy kaybına uğramayacağını söylemek mümkündür.

HDP’NİN ÇELİŞKİLERİ – TÜRKİYE PARTİSİ OLAMAMASI;

7 haziran seçimlerinin tartışmasız galibi HDP’dir. Gerek geliştirilen söylemleri, gerekse halka dokunan siyasetçileri nedeniyle Türkiye partisiolma yolunda önemli bir adım attığı söylenebilir. Peki 7 haziran seçimlerinden bu yana ne oldu?

1 – HDP yönetiminin, PKK ile bağlantılı politikalar ürettiği iddialarına inandırıcı yanıtların verilememesi, 7 haziran seçimlerinde HDP’ye oy vermiş bir kısım CHP’li seçmenin bu seçimlerde tekrar CHP’ye dönmesine neden olacaktır. Bu dönüşün çok yüksek oranlarda olmasının mümkün olmadığını söylemek mümkündür.

2 – Terör olaylarına karşı net tavır sergileyememesi, batı illerinde HDP’ye oy veren seçmenlerde kaygıyaratmaktadır.

3 – Terör olaylarında mağdur görünmesinin yanında, PKK nın silahlı eylemlerinin etkili olması HDP’nin doğu ve güneydoğu anadolu bölgesinden alıdığı oyların artmasına neden olacaktır.

4 – AKP nin bu seçimlerde özellikle HDP’yi hedef alan açıklamaları muhatabın gücünün arttığı algısını yaratmıştır, bu algı özellikle kürt seçmenler arasında güce yönelimi artırmıştır.

5 – HDP yönetimin sol söylemi kullanıyor olması, CHP’nin sol politikalara güçlü biçimde sarılmıyor olmasından rahatsız bir kısım sol seçmenin oyunun HDP’ de kalmasını/yönlenmesini sağlayacaktır.

6 – AKP’nin talebi ile YSK tarafından doğu ve güneydoğu anadolu bölgesindeki sandıkların okullarda birleştirilmesi, bu bölgedeki seçime katılımın ve HDP’ye verilen oyların bir kısmının geçersiz  sayılması nedeniyle düşmesine neden olacaktır diyebiliriz.

SONUÇ OLARAK;

HDP’nin 1 kasım seçimlerinde olağan koşullarda artması gereken oyunun, artış sergileyemeyeceğini, ancak aldığı oylarda bir düşmenin de olmayabileceğini söylemek mümkündür.

SON SÖZ ; Seçimlere katılım son derece önemlidir. Yaşam biçiminin değişmesinden, ülkenin bölünmesinden, yoksulluğundan, işsizliğinden, eğitim sisteminin bozukluğundan, yargının üzerindeki baskıdan, başkanlık sisteminden, rahatsız olan duyarlı insanların, meclise girmesine  kesin gözüyle bakılan Atatürk Cumhuriyeti’ne sahip çıkan partilerden, düşünsel olarak kendilerine en yakın hissettikleri partiye oyvermeleri tarihsel bir görev olacaktır.

 

Av.Özgün ŞİMŞEK
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi
Atatürkçü Düşünce Derneği Hukuk ve Siyaset Kurulu Başkanı

 

Top