Seçimden Önce

“Tek Adam”ın bilmediği, karışmadığı, dokunmadığı, istemediği hiçbir şeyimiz kalmadı. Daha dün kalp kriziyle evinde ölen yetmiş dokuz yaşındaki sanatçımız Erol Büyükburç için: “Evinde ölü bulunduğuna dair haber aldık, yarınki konseri öncesinde böyle bir şeyin gerçekleşmiş olması düşündürücüdür, henüz güvenlik güçlerimizden bu işin neticesini almadık” diyordu. Bu gün ise nasıl olacaksa, bize özgü, bal gibi “Türk Tipi Başkanlık olsun” diyor.

Demokrasimizde şimdi sıra ülkenin “tek adam”la yönetilmesini yasallaştırmaya geldi. Bunun için Cumhurbaşkanı, 7 Haziran 2015 günü yapılacak seçimlerde, milletten “Yeni Anayasa”yı yapacak dört yüz milletvekili istiyor.

“Tek Millet” ise şimdilik ikiye bölünmüş, yarısı “Yeni Türkiye”den yana diğer yarısı “Laik Cumhuriyet”ten yana…

Haziran seçimleri Atatürk Cumhuriyeti’nin kaderini belirleyecek özellik taşıyor. Siyasal iktidarı değiştirmek, geriye dönüşü durdurmak, yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ni inşa etmek için Haziran genel seçimlerinde Cumhuriyetçilere büyük iş düşüyor.

Günümüz siyasal iktidarı ve partisi, ülkenin bölünmesine ve rejiminin değiştirilmesine odaklanmış. “Yeni Anayasa” yapmak istiyor. Böylece  “başkanlık” ve “federatif yapı” oluşturarak  “Yeni Türkiye”yi inşa etmek istiyor. Seçimlerde hedefi dört yüz milletvekili seçtirmek… Seçmenleri ise lidere biat etmiş “Yeni Türkiyeliler”… Siyasal iktidar bunların on üç milyonuna doğrudan para veriyor. Zaten bu yüzden seçime yüzde otuz beş gibi bir oy farkıyla önde girecekler…

Bölünme ve rejim değişikliğine karşı olan Cumhuriyetçiler ise çok parçalanmış ve çeşitli partilere dağılmış. Bunun nedenleri lider, ideoloji, program gibi etkenler. Cumhuriyetçi partiler parlamento içi ve dışı muhalefeti oluşturuyor. Cumhuriyetçi iki parti Meclis’e girebilmiş, diğerleri ise seçim barajı nedeniyle parlamento dışında kalmış…

Bir de seçimlere katılmayan ve gidişattan rahatsız, umutsuz, tepkili bir kesim var. Bu kesim, çoğunlukla gerçek demokrasiden ve “Atatürk Cumhuriyeti”nden yana. Partisi olmayan ve adına “kararsızlar” denilen bu kesim giderek büyüyor.

Haziran seçiminde ne yapmalı? Cumhuriyetçilerin “Atatürk” ortak paydasında birleşerek seçimde güç birliği yapması akla uygun geliyor. Sonra da doğru program ve doğru adaylarla seçime girilmesi, siyasal iktidar olunması. Ama bir revizyon hükümeti olarak yola devam etmek için değil… Yıkılan Laik Cumhuriyet’i yeniden kurmak için siyasal iktidar olmak…

Meclis’teki iki Cumhuriyetçi parti merkez alınarak güç birlikleri oluşturulabilir.  Bu iki parti seçim programlarını ulus devlet eksenine oturtur, Kürtçü – cemaatçi adaylardan arınır ve aday listelerinde diğer ulusalcı partilerin adaylarına yer verirlerse oy oranlarını arttırabilirler.

Parlamento dışında kalmış diğer Cumhuriyetçi partilerle ittifaka yanaşmayıp eleştirilen program ve aykırı adaylarla yola çıkılması halinde başarılı sonuç alınacağını beklemek iyimserlik olacaktır.  Ayrıca “Oyları bölmeyelim” yaklaşımı, emeklilerin oylarını almak için üretilen çareler bundan önce de denenmiştir. Birçok kez başvurulan bu yollardan olumlu sonuca ulaşılmadığı görülmüştür.

Bu durumda değerlendirilmesi gereken bir seçenek daha var… Parlamento dışında “kararsız” bekleyen muhalefetin bir partiyle Meclis’e girmesi umut olabilir. Parlamento dışı muhalefeti oluşturan  “kararsız” ya da “küskün” seçmenin  – güç birliğiyle oluşturulacak – Cumhuriyetçi bir partiyle seçime katılması sağlanabilir… Seçim arifesinde heyecan uyandıracak böyle bir güç birliğinin yapılması çekim merkezi yaratabilir, bu partiyi Meclis’e taşıyabilir, Meclis’teki dengeyi değiştirebilir. Cumhuriyetçi kesimin böyle bir oluşuma ideoloji açısından yakınlaştığı görülmektedir.

Şimdi görev doğru program, doğru aday ve güç birliğiyle yola çıkacak cumhuriyetçi partilere düşüyor.

Bunlar olmazsa ne olur? Türk Milleti,  vatan söz konusu olduğunda, son seçimini zaten yapacaktır!

Güngör BERK
ADD BDK ÜYESİ

03.04.2015

 

Top