SEÇİM SONUÇLARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Av.Özgün ŞİMŞEK

 

7 HAZİRAN 2015 GENEL SEÇİMLERİ SONUÇLARI

secim_sonuclarinin_dusundurdukleri_01

TOPLAM SEÇMEN SAYISI              : 56.608.817
KULLANILAN OY SAYISI                 : 47.507.467
SEÇİME KATILIM ORANI                 : %83,92
GEÇERLİ OY SAYISI                       : 46.163.243
GEÇERSİZ OY SAYISI                    :    1.344.224

 1 KASIM 2015 GENEL SEÇİMLERİ SONUÇLARI

secim_sonuclarinin_dusundurdukleri_02

TOPLAM SEÇMEN SAYISI              : 56.965.100
KULLANILAN OY SAYISI                 : 48.523.610
SEÇİME KATILIM ORANI                 : %85,18
GEÇERLİ OY SAYISI                       : 47.837.870
GEÇERSİZ OY SAYISI                    :      685.740

 

AKP BAKIMINDAN BİR DEĞERLENDİRME;

7  haziran seçimlerinden sonra süreci AKP yönetmiş, yönlendirmiş ve 8 haziranda aldığı erken seçim kararını halk tarafından kabul edilir hale, hatta seçeneksiz istenir hale getirmek için programlı bir çalışmayı vizyona sokmuştur. Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi web sitesinde (www.localhost/add.org.tr ) seçimden once yayınlanan “Seçime Doğru -2” başlıklı değerlendirme yazımda da ayrıntısı ile ifade edildiği üzere AKP bu süreçte;

  • Hergün verilen şehitlerin kanını, şehit yakınlarının gözyaşlarını oya dönüştürmeyi başararak oyunu artırmıştır.
  • Terörün sona ermesi, akan kanın durması için duyarlı halk kitleleleri tarafından düzenlenen “Barış Mitingleri”ni oya dönüştürmeyi başarmıştır.
  • 102 kişinin hayatını kaybettiği “Ankara Katliamı” AKP’ye oy olarak yansımıştır.
  • Eylül 2015 ayında 58,52 ye kadar düşen Tüketici Ekonomik Güven Endeksinin Ekim 2015 ayında yükselişe geçerek 62,68 e yükseldiği görülmektedir.Enseksin yukarıya doğru seyretmesi, yurt içinde dolar ve euronun Türk Lirası karşısında değer kaybetmesi, seçim sonunda hükümet kurulacağına dair beklentiyi artırmıştır.
  • 7 haziran seçimlerinde 1.344.224 olan geçersiz oy sayısının, seçmen sayısında ve seçime katılım sayısında artış olmasına rağmen 740’a düşmüştür. Bu sonuçta göstermektedir ki bu alanda bir çalışma yapılmıştır.
  • YSK tarafından sandıkların taşınması talebi oy çokluğu ile reddedilmiş olmasına rağmen, özellikle doğu ve güneydoğu bölgesinde belirli bir alanda sandıkların okullarda birleştirilmesi çalışması yine YSK eliyle yapılmıştır. Bu çalışma özellikle bu bölgede HDP li seçmenin katılımında ve haliyle HDP nin oyunda düşme yaratırken, AKP’nin özellikle bu bölgede en yüksek oranda oy artışı yaptığı görülmektedir.
  • AKP’nin yüsek yoğunluklu milliyetçi söylemi, MHP den ciddi oranda bir seçmen kitlesini AKP ye yönlendirmiştir.
  • Seçim tarihi YSK karar vermeden once Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından 1 kasım olarak açıklanmış, açıklamayı miteakipte YSK buna uygun olarak seçim tarihini 1 kasım olarak belirlemiştir. Bu belirlemeye ugun olarak 30 ekim Bakanlar Kurulu kararı ile idari tatil ilan edilmiş ve bir kısım seçmenin özeliikle CHP seçmeninin rahatlayıp sandıklara gitmemesine neden olmuştur.
  • YSK, 7 haziran seçimlerinde 72.629 oy alan ve AKP seçmeni ile aynı seçmen kitlesinden oy alan TURKP (Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi) nini, bazı illerde sadece 3 oy aldığı gerekçesi ile 1 kasım seçimlerine katılamayacağına karar vermiştir. Bu hukuksuz karar ile bu partinin seçmeninin AKP ye oy vermesinin yolu açılmıştır.
  • 7 haziran seçimlerinden sonra seçmen sayısında 334.013 kişilik bir artış olmuş, buna rağmen 26 ilde seçmen sayısı düşmüştür. AKP nin %2 ve daha az farkla milletvekilliğini kaybettiği illerde seçmen sayısında fazladan artış olduğu görülmektedir.
  • Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi ittifakı 7 haziran seçimlerinde %2,06 ( 949.178) oranında oy almış olmasına rağmen, 1 kasıma ayrı ayrı giren bu partilerin toplam oyunun %1,22 (585.519) oranına gerilediği görülmektedir. Bu partilerden de ciddi bir oranda AKP ye oy kayması yaşandığı görülmektedir.
  • AKP tarafından tek parti iktiarı istikrarı getirir söylemi yoğun olarak kullanılmış ve oy olarak karşılık bulmuştur.
  • Barış – kardeşlik söylemi, akan kanın AKP tarafından durdurulabileceği algısı yaratmıştır.
  • CHP nin inandırıcılık sorununu çözememiş olması nedeniyle, daha güçsüz olan AKP ekonomik vaadleri halkta karşılık bulmuştur.
  • AKP, 7 haziran seçimlerindeki milletvekili listesinin anlamlı kısmını yenileyerek, özellikle bazı bölgelerde belirlediği yeni adaylarla yeni heyecanlar yaratarak seçime girmiş ve sonucunu almıştır.
  • Recep tayyip Erdoğan’ın kaçak sarayda muhtarlarla yaptığı toplantılar AKP hanesine oy olarak yansımıştır.
  • AKP’nin bu çalışmasına rağmen, sandıkta ortaya çıkan sonuç bizim kadar AKP kadrolarını da şaşırtmıştır. 4 ay 20 gün gibi kısa bir sürede ortaya çıkan %8,62 lik oy artışının nedenlerinin mutlaka daha derin bir araştırmayla ortaya konması gerekmektedir. 4. Kez genel seçimin, bu kadar yüksek bir oy oranı ile kazanılmış olması mutlaka siyaset bilimciler ve sosyologlar tarafından araştırılmalıdır.

CHP’YE KISA BİR BAKIŞ;

  • 1 kasım seçimleri CHP kadrolarının artık yenilenmesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koymuştur.
  • CHP de sorunu sadece genel başkan sorunu olarak görenler ne yazıkki çözümün bir parçası olmaktan çok uzaktırlar.
  • Bu seçimde göstermektedir ki, mevcut CHP yönetim kadroları halka dokunamamışlardır, halka inandırıcı gelmemişlerdir.
  • Mevcut CHP yönetim kadroları, bu seçimde de kürt seçmenden oy almayı başaramamışlardır. CHP genel başkan yardımcılarından Diyarbakır eski baro başkanlığı da yapmış kürt kökenli Av.Sezgin TANRIKULU’nun neden hiç Diyarbakır’dan aday olmadığı konusunda ikna edici bir açıklamaya ihtiyaç vardır. Diyarbakır’da oyların %71,3’ü HDP’ye, %22,3’ü AKP’ye verilirken, CHP bu seçimde  sadece %2 oy alabilmiştir. Bu durum mutlaka sorgulanmalıdır.
  • CHP merkez sağ seçmenden, muhafazakar yurtseverlerden ve milliyetçilerden de istediği oyu bir türlü alamamaktadır.Rize’li olan ve Fazilet Partisinden Rize milletvekilliği de yapmış bulunan diğer genel başkan yardımcılarından Mehmet Bekoroğlu’nun da neden Rize’den milletvekili adayı olarak seçimlere katılmadığının ikna edici gerekçelerinin halk ile paylaşılması gerekmektedir.  Rize’de AKP %75,4 oy almış ve 3 milletvekililiğinin tamamını kazanmış iken CHP’nin oyu 7 haziran seçimlerine gore %4 düşerek %14,9 ancak olabilmiştir. Bu durum düşündürücüdür.
  • Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür, burada akla gelen soru bu isimlerin oy olarak karşılığı yoksa hangi bulunmaz özelliktir ki bu şahıslar CHP de genel başkan yardımcısı olabilmektedirler? CHP’nin benzer özelliklere sahip halkta karşılığı olan isimleri yönetim kadrosuna taşıması çok mu zordur? Böyle bir kadronun gerçekten halk için varolduklarına ve gerçekten halk ile el ele, omuz omuza olacaklarına inanmak mümkün müdür? Bu süreçte umarız bu ve benzeri soruların yanıtını verebilecek bir çalışma yapılabilir.
  • CHP yönetim kadrolarını yenilemekle kalmamalı, çok hızlı biçimde bölgesel çalışmalar yapmalı ve herkesi kucaklayacak kapsamlı politikaları halk ile birlikte üretmelidir.
  • Burada şunu da ifade etmek gerekir; CHP kurumsal kimliği ile mevcut CHP yönetim kadrolarını birbirine karıştırmamak gerekir. CHP, Atatürk’ün bu ülke insanına bıraktığı en büyük miraslarından birisidir ve Atatürkçüler kendilerine miras olarak bırakılan bu kurumsal yapıya elbetteki sahip çıkacak ve ülkenin her yerindeki insanını kucaklayarak sorunlara Atatürkçü çözümler üretecektir.

MHP’NİN OYUNA GİRMEMESİNİN SONUÇLARI

MHP; AKP nin 8 haziranda başlattığı oyuna katılmayarak bu süreçte kendisini korumaya çalışmıştır. MHP tarafından %11,90 oranında alınan oy bu çalışmanın başarılı olup olmadığı konusunda tereddütlerin oluşmasına neden olmuştur. Burada şunu açıkça ifade etmek gerekir; AKP nin ortaya koyduğu oyunun ana amaçlarından birisi MHP ye giden milliyetçi oyların tekrar dönüşünün sağlanmasıydı. Bu bakımdan AKP’nin bu amacını gerçekleştirdiğini söylemek mümkündür. Acaba MHP, AKP’nin oyununa aktif olarak girseydi sonuç MHP açısından daha kötü olurmuydu? MHP 7 haziran seçimleriyle başlayan süreçte HDP ile yan yana görünmemek için her çalışmaya olumsuz yaklaşmıştır. Bu tavır milliyetçi tabanda karşılık görmüş, ancak bu tavır nedeniyle ülke de akan şehit kanı üzerinden AKP tarafından yürütülen yüksek yoğunluklu milliyetçi söyleminde altına ezilmiştir. AKP nin koalisyon için geliştirdiği hamlelere karşı hamle geliştirememiş ve oyuna aktif olarak girmemiş olması oy kabına neden olmuş, meclis başkanlığı seçiminde de yine oyuna girmemesi, CHP ile görüşerek ve ikna ederek MHP li deneyimli bir ismi meclis başkanı seçtirebilmenin yolunu hiç denememesi de oy kaybını artırmıştır. MHP deki bazı etkili isimlerin tasfiyesine devam ediliyor olması da oy kaybına etkili olmuştur. Milliyetçi tabanın heyecanı ve öfkesi, MHP yönetimi tarafından iyi yönetilememiş, yönlendirilememiştir. MHP tabanında sorun, CHP den farklı olarak lider sorunu olarak görülmektedir. Ancak bu konudaki eleştirileri ve beklentileri mevcut tüzük ve yönetim anlayışı ile çözüme ulaştırmak kısa sürede mümkün görülmemektedir.

HDP’DE YAŞANAN BİR HÜSRAN MI, BAŞARI MIDIR?

  • HDP, aldığı %10,76 oy ile artık mecliste bulunmasını tescillemiştir. Bu anlamda başarılıdır diyebiliriz.
  • HDP, bu seçimde en çok oyu sırasıyla, Bingöl(%11,88), Bitlis(%11,74), Ağrı(%11,42) ve Muş’ta(%10,69) kaybetmiştir. Kürt seçmenin yoğun olduğu illerde bu düzeyde oy kaybının nedeni ne olursa olsun buralarda başarılı olduğunu söylemek mümkün değildir.
  • HDP’nin Türkiye partisi olma iddiası devam ediyorsa artık terör ile arasına mesafe koyması gerekeceği bu seçim ile ortaya çıkmıştır.
  • HDP, anlamlı bir kesim tarafından sol bir parti olarak görülmemekte, milliyetçi kürt partisi olarak görülmektedir. Bu durumu netleştirecek tanımlamaların yapılması gerekmektedir.
  • İddiasının aksine bir bölgeye sıkışık politika ürettiği bu seçimlerde de ortaya çıkmıştır. Sadece söylemde kalmamalı ve Türkiye partisi olma iddiasını hayata geçirilmelidir.
  • Kadroları artık, PKK’nın gölgesinden kurtulmalı ve birikimlerini özgürce hayata geçirebilmelidir.

Genel olarak şunu ifade etmek isterim;

Halkın anlamlı bir kesimi mevcut siyasi partilere kerhen oy vermektedir. Örneğin, 1 kasım seçimlerinden önce yapılan bir ankette AKP seçmeninin sadece %40 (Genel seçmen kitlesinin ise sadece %20 si) AKP’nin ekonomik politikalarından memnun olduğunu söyleyebilmiştir.  Diğer partilere oy veren seçmenlerin anlamlı kısmı da oy verdikleri partinin kendi görüşünde olduğunu düşünmemektedir. Bu durumun değerlendirilmesi ve önümüzdeki süreçte insanların kendilerini ifade edebilecekleri çalışmaları yapması kaçınılmaz olacaktır.

 

Top