Öğretmenlik Mesleği

24_kasim_kutlu_olsun_01İnsan yetiştiren, eğitim işini gören mesleğin adıdır öğretmenlik. Bütün çağdaş ülkelerde bu mesleğe, öğretmen adayının seçilip yetiştirilmesine özel bir önem verilir. Ülkemizde de 1973’te çıkarılan 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Yasası’nın 43. maddesinde öğretmenliğin “özel bir ihtisas mesleği” olduğu vurgulanır. Branş konularını ezbere bilmek öğretmenlik mesleği için yeterli sayılamaz; nitelikli bir eğitim, kişilikli insan yetiştirebilmek için önce çok iyi yetiştirilmiş öğretmenlere gereksinim vardır.

Türkiye Cumhuriyetini kuranlar öğretmene büyük değer vermiştir. Atatürk öğretmenlere,  “Öğretmenler, Yeni kuşak sizin eseriniz olacaktır. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizlersiniz” demiştir.

ata_basogretmen

Ülkemizde ilk öğretmen okulu, orta öğretime öğretmen yetiştirmek için 16 Mart 1848 tarihinde İstanbul’da açıldı. Cumhuriyet döneminde,

  • 1924 Öğretmen Okulları,
  • 1926 Köy Öğretmen Okulları,
  • 1926 Gazi Muallim Mektebi ve Terbiye Enstitüsü,
  • 1936 Eğitmen Kursları,1937 Köy Öğrenme Okulları,
  • 1940 Köy Enstitüleri, 1942 Yüksek Köy Enstitüsü,
  • 1954 İlk Öğretmen Okulları,
  • 1959 Yüksek Öğretmen Okulları,
  • 1965 Eğitim Enstitüleri,
  • 1982 Eğitim Fakülteleri ve Yüksek Eğitim Okulları

Öğretmen yetiştiren başlıca kurumlardı. Ne yazık ki bunca deneyim ve birikime karşın öğretmen yetiştiren kurumları tam yerine oturtamadık. Kurduk, kapattık; tam geliştiremedik. Örneğin 1947’de Yüksek Köy Enstitüsü, 1950’de Yüksek Öğretmen Okulu, 1954’te Köy Enstitüleri, 1974’te İlk Öğretmen Okulları, 1980’de Eğitim Enstitüleri kapatıldı.1980 sonrası öğretmen yetiştirme işi Milli Eğitim Bakanlığından alınarak YÖK’e, üniversitelere bırakıldı. Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) meslekle ilgili uzun yıllar edindiği birikim ve deneyim ortada kaldı.  YÖK ile MEB yeterli işbirliğini gerçekleştiremedi.

 

16 Mart, 24 Kasım, 5 Ekim Öğretmenler Günü

16 Mart uzun yıllar Öğretmenler Günü olarak kutlandı. Ancak 12 Eylül 1980’den sonra Atatürk’ün başöğretmenliği kabul ettiği günün anısına 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kabul edildi.  Son yıllarda 24 Kasım kadar yaygın olmasa da 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü de kutlanmaktadır. UNESCO ve ILO’nun 5 Ekim 1966’da kabul ettiği Türkiye’nin de imzaladığı Öğretmenlik Statüsü Tavsiyesi [1] öğretmenlerin haklarını belirleyen uluslararası bir ortak belgedir.

24 Kasım’da daha çok ulusal çapta bir kutlama ve Türkiye öğretmenlerinin sorunları gündeme gelirken, 5 Ekim de ise daha çok öğretmenler sendikaları ve örgütleri haklarını gündeme getirmektedir. Her 24 Kasım, 5 Ekim’de öğretmenler için güzel sözler edilse de sayıları 800 bini aşan çalışan öğretmenlerin mesleki, ekonomik, sendikal sorunları bir türlü çözüme kavuşturulamadı. Sayısı 300 bini aşan atanamayan öğretmenler, yıllardır büyük bir sorundur. Öğretmenler çağdaş, ileri ülkelerde olan “toplu sözleşmeli-grevli sendikal haklar” dan yoksundur; yine öğretmenlerin, çağdaş, ileri ülkelerde gördüğümüz “siyasal partilere üye olmak, siyaset yapmak”  gibi hakları da yoktur. Aylıkları ve ders ücretleri mesleğin toplumsal saygınlığıyla bağdaşmamaktadır. Öğretmen yetiştiren eğitim fakülteleri arasında bir eş güdüm yoktur.  Meslek içi eğitime yeterince yer verilmemektedir. Öğretmenler ders kitaplarının, programlarının hazırlanmasına, atama ve yerlerinin değiştirmesi kararına, yöneticileri seçimine katılmak haklarından yoksundurlar.

 

Ne Yapılmalı?

  • Ülke olarak altında imzamız olan Öğretmenlik Statüsü Tavsiyesi ilkeleri zaman geçirilmeden uygulanmalıdır.
  • Öğretmenlere toplu sözleşmeli grevli sendika hakkı ve siyaset yapma hakkı tanınmalıdır.
  • Ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğe son verilerek atanmayan öğretmenler atanmalıdır.
  • Öğretmenler kendi yöneticilerini seçimle kendileri seçmelidir.
  • TÖB-DER’in 12 Eylül’de Devletçe el konulan malları geri verilmeli, İLKSAN (İlkokul Öğretmenleri Sosyal Yardım Sandığı) Ana Sözleşmesi daha demokratik bir yapıya kavuşturularak Sandığın yönetimi öğretmenlere bırakılmalıdır.
  • Üniversitelerin Eğitim fakülteleri arasında bir eş güdüm sağlanmalıdır.
  • Öğretmenlerin maaşları ve ders ücretleri iyileştirilmelidir.
  • Eğitim ve öğretmen politikaları eğitim sendikaları ve örgütleriyle birlikte belirlenmelidir.

 

Mustafa GAZALCI
ADD BDK Üyesi

[email protected],  www.gazalci.net

[1] Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi, Prof. Dr. Mesut Gülmez, Ankara, Kasım 1991.

 

Top