BİR EĞİTİM DEVRİMİ: KÖY ENSTİTÜLERİ

Türkiye Cumhuriyetini kuranlar birçok atılımlar, devrimsel nitelikte dönüşümler gerçekleştirmesine karşın eğitim alanında bir türlü özlenen ilerleme sağlanamadı. Özellikle nüfusun yüzde 80’nin yaşadığı köylere eğitim ulaştırılamadı.

 

Örneğin 1935 yılında kentlerde yaşayan zorunlu öğretim çağındaki çocukların yüzde 75’i, 5 yıllık okula giderken, köylerdeki çocukların ancak yüzde 20’si, 3 yıllık okula gidebiliyordu. 40 bin köyün 32 bininin nüfusu 400’ün altındaydı. 3 bin köy ve bu köylerde yaşayan 1,5 milyon çocuk okul ve öğretmen yüzü görmemişti. 35 bin köyde hiç okul yoktu.Köyler yalnız eğitim yönünden değil, ekonomik, toplumsal ve kültürel yönden de geriydi. Ülkeyi yönetenler bu duruma bir an önce son vermek için köklü arayışa geçtiler. Eğitmen kursları, köy öğretmen okulları, Köy Enstitüleri, Yüksek Köy Enstitüsü bu arayışın sonucunda ortaya çıktı.

 

Köy Enstitüleri sisteminin ilk adımı, 1936 yılında başlatılan köy eğitmenleri uygulamasıdır.

Askerliğini onbaşı, çavuş olarak yapmış kişiler arasından seçilen eğitmenler altı aylık kurstan geçirilerek 3 sınıflı küçük köylere gönderildi İlk eğitmen kursu 1936 yılında Eskişehir Mahmudiye’de yapılır. Deneme başarılı olunca köy eğitmenleri yasası çıkarılır. 1948 yılına kadar her yıl bu kurslar açılır. Yaklaşık 8 bin 675 eğitmen yetiştirilir. Bunların 30’u kadındır. (1) Bu kursların başarılı olması üzerine 1937-38 öğretim yılında İzmir Kızılçullu’da ve Eskişehir Çifteler’de iki köy öğretmen okulu açıldı. Arkasından 1938-39 Öğretim yılında Lüleburgaz-Kepirtepe’de, Kastamonu Gölköy’de üç yıllık “Köy Öğretmen Okulu” açıldı.

1938 yılında Atatürk ölünce ona çok bağlı olan Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan sağlık sorunlarını gerekçe göstererek bakanlıktan ayrıldı.  başlatılan çalışmaları kaldığı yerden sürdürdü. İsmail Hakkı Tonguç arkadaşlarının yeni eğitim anlayışını destekledi.

 

17 Nisan 1940 tarihinde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün desteği, Milli Eğitim Bakanı’nın savunması ile İsmail Hakkı Tonguç ve arkadaşlarının hazırladığı 3803 Sayılı Köy Enstitüleri yasası TBMM’den geçti. Köy Öğretmen Okullarının adı bu tarihten sonra köy enstitüsü oldu. Yasanın çıktığı 1940 yılında Köy Enstitüsü sayısı 10’du, 1944 yılında bu sayı 20’ye ulaştı. 1951 yılında Van’da açılan Ernis Köy Enstitüsü ile sayı 21 oldu.

Köy enstitülerine öğretmen yetiştirmek, rehberlik yapmak için 1942 yılında Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü açıldı. Böylece, 3 sınıflı Eğitmenli köy okulları, bölge okulları, 21 yerde açılan Köy Enstitüleri, Yüksek Köy Enstitüsünü içine alan iş ilkesine dayanan yeni bir eğitim sistemi kuruldu. Köy enstitülerinin yerleri özenle seçilmiştir. Ülkenin her bölgesine dengeli olarak dağıtılmıştır. Yerleri tarıma, yerleşime uygun araziler seçilmiştir. Köy enstitüleri sistemi, üretim içinde eğitim temeline dayanıyordu. Öğrenciler iş üretirken eğitim de görüyordu. Ürettikleriyle hem kendi gereksinimlerini karşılıyorlar hem de bir ölçüde gelir sağlayarak okulun harcamalarını karşılıyorlardı. Amaç üretim yoluyla insanın eğitimiydi. İnsanı canlandıran, bilinçlendiren, yaşam boyu gelişmesini sağlayan bir eğitim anlayışı… Bir iki enstitü dışında öğrenciler büyük ölçüde kendi eğitim binalarını kendileri yaptı. Sebzesini, meyvesini kendileri yetiştirdi. Köy enstitüsü sistemi eğitimde fırsat eşitliğinin yaşandığı bir sistemdi. Üç sınıflı eğitmen elinde okuyan yoksul bir köy çocuğu, sırasıyla 5 sınıflı ilkokulu, 8 sınıflı bölge okulunu, ülkenin 21 yerinde kurulan köy enstitülerini ve Ankara Hasanoğlan’da açılan Yüksek Köy Enstitüsü’nü bitirebilirdi.

 

Köy Enstitülerinde Özgür Okuma:

Köy enstitülerinde ders dışı özgür okumaya büyük önem verilirdi. Hemen her sınıfta bir sınıf kitaplığı, her enstitüde de gelişmiş bir kitaplık vardı. Öğrenciler bu kitaplıklarda klasikler dahil, sanat ve bilim alanında yayımlanmış birçok kitabı okuyarak hem kendilerini geliştiriyor, eksiklerini gideriyor hem de araştırma yapabiliyordu.

Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç döneminde kurulan 20 Köy Enstitüsünden 165 çıkışlıya anketle “öğrenciliğiniz sırasında hangi tür kitapları okuduğu sorulmuş, şu yanıt alınmıştır(2):

 

Klasikler ………………87

Roman………………….64

Mesleki (eğitim)…..44

Hikâye………………….37

Toplumsal …………..25

Şiir……………………….16

Diğer…………………….31

Yanıt yok…………..…24

 

Bugün, bırakın liseleri, üniversitelerde bir anket yapılsa öğrenciler bu yazarların kaçının adını bilir, bunlardan kaç kitap okumuştur? Okullarındaki varsa kitaplarından yararlanıyorlar mı? Testlerden başlarını kaldırıp ders dışı bir roman, öykü, araştırma, bilim üzerine yazılmış kitapları okuyabiliyor mu?

Köy Enstitülerinden özgür okuma, yazma alışkanlığı ülkemize birçok yazar, araştırmacı, sanatçı kazandırdı. Kamuoyunun yakından bildiği Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mehmet Başaran, Mahmut Makal, Dursun Akçam, Ali Yüce, Ümit Kaftancıoğlu, Osman Bolulu, Adnan Binyazar, Yusuf Ziya Bahadınlı, Pakize Türkoğlu, Emin Özdemir yanında daha onlarca şair, yazar, sanatçı yetiştirdi.

 

Köy Enstitüsü Sisteminin Sonuçları:

Köy Enstitüsü sistemi sayesinde; 17 bin 346 öğretmen, 8 bin 675 eğitmen, bin 599 sağlık memuru, 213 Yüksek köy enstitülü yetiştirildi.  Köy Enstitülerinden yetişenlerin başta eğitim olmak üzere edebiyatta, sanatın çeşitli dallarında, bilimde, siyasette etkileri oldu. Köy Enstitüleri sonucunda köy çocukları ülke yönetimine katıldılar. Aralarından belediye başkanı, milletvekili, bakan olanlar çıktı. Eğer Köy Enstitüleri sistemi baltalanmasa, gerektiği gibi uygulansaydı ilerde tarımcı, kooperatifçi gibi köye yararlı başka meslek sahibi kişiler de yetiştirilecekti.

1946 yılına değin Köy Enstitüsü sistemi özgün ilkeleriyle işledi. Sonra ilkeleri yozlaştırıldı. 1947 yılında Yüksek Köy Enstitüleri kapatıldı, enstitülerde karma eğitime son verildi. 1954 yılında da temelli kapatılan Köy Enstitüleri klasik okullar durumuna getirildi. Cumhuriyetin en başarılı eserlerinden biri olan Köy Enstitüleri sisteminden alınacak birçok ders vardır. Geçmişte başarıyla uygulanmış bu sistemden bugün de yararlanılabilir.

Bunun için çağdaş ülkelerdeki benzeri gibi özerk çalışan, devlet destekli bir araştırma enstitüsü kurulabilir. Kurulacak bu enstitünün bilimsel araştırmalarından, önerilerinden ülkemiz hatta bütün insanlık yararlanabilir.

 

1) Dr. Niyazi Altunya, Köy Enstitüleri Sistemine Toplu Bakış, 2009, KAVEK  s:25.

2)Mustafa Gazalcı, Köy Enstitüleri Sistemi,  Bilgi Yayınevi, 2015, s: 75.

 

Top