MİLLETİMİZE VE SAYGIN ÖRGÜTÜMÜZE

Ülke gündemindeki yoğunluk herkesin malumudur.  Örgütümüzün güven ve inançla seçtiği ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu olarak, Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin tüm gereklerini yerine getirmek için ciddiyetle çalışmaktayız.
Son günlerdeki tartışma konusu,  İstanbul’daki yeni havaalanının adı meselesidir. Hemen belirtmeliyiz ki, İstanbul’daki yeni havaalanıyla ilgili tavrımız çok net ve kesindir:
1) Bu havaalanının, İstanbul Atatürk Havaalanı’nın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı algısı yaratılarak; Atatürk Havaalanı’nın genişletilmesi ya da modernizasyonu değerlendirilmeden projelendirildiğine ve başlatıldığına inanmaktayız. Bunun bir nedenin de sırf  “Atatürk” adına, iktidarın duyduğu rahatsızlık olduğunu da çok iyi bilmekteyiz.
2) ÇED raporları, ilgili meslek kuruluşlarının tespitleri ve uyarıları siyasi iktidarca hiç bir şekilde dikkate alınmadan, tamamen siyasi bir bakışla projenin yapımına onay verilmiştir.
3) Toplumda, “dünyanın en büyük havaalanı yapılıyor”, ancak, ”bazı kesimler yapılan her iyi şeye olduğu gibi bu havaalanına da karşı çıkıyor “izlenimi tüm yandaş medya eliyle yaratılmıştır.
4) Yeni havaalanı yapımına karşı bir kaç meslek kuruluşu ve çevreciler dışında hiç bir kurum ya da kuruluş ciddi bir tavır almamıştır. Yetersiz ve cılız tepkiler medyada ki yoğun propagandayla boğulmuştur.
5) Şimdi ortada bir sonuç vardır: Havaalanı yapılmıştır. 29 Ekim’de Cumhuriyet’imizin ilanının yıl dönümünde hizmete açılacağı duyurulmuştur.
6) Atatürk Havaalanı kapatılacak, Millet Bahçesi olacak, böylece Atatürk adı kaldırılacak ve ADD bu duruma sessiz mi kalacaktır? Cevabımız elbette ki kesinlikle hayırdır. Atatürk adının kaldırılmasına her ne pahasına olursa olsun asla ve asla izin vermeyeceğiz.
7) Bu nedenle, GYK tarafından bir eylem planı hazırlanmıştır. İlk adım, imza kampanyası yapılarak kamuoyu yaratmak, toplumu bilgilendirmektir. İktidar isim verme konusunda aksi tavrını devam ettirirse, yasal ve demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanarak kitlesel eylemlere başlamak ikinci adım olacaktır.
8) Bu nedenle,  ADD’ye ters düşmeyen ve yakın duran tüm kurum,  kuruluş ve kişilerle görüşmelere başlamış bulunuyoruz.
9) İmza kampanyası, bu açıdan tek başına bir tepki ya da eylem değildir. Bu kampanya bir başlangıç,  bir bilgilendirme,  bir kamuoyu yaratma sürecidir.
10)Havaalanının projelendirilmesi ve yapımı sürecinde sessiz veya tepkisiz kalanların, adının Atatürk olması için verdiğimiz mücadeleyi küçümseyemeye çalışmalarını kınıyor, reddediyor söylenen olumsuz sözleri kesinlikle kabul etmiyor ve üzerimize almıyoruz.
11) Siyasi iktidarın emekçiye, alın teriyle geçinene, işçiye bakışını bilmekteyiz. Havaalanını bir an önce bitirmek için emeği ve işçiyi ayakaltına alanların karşısında olduğumuzu ilan ediyoruz. Bizim anlayışımızda emek en yüce değerdir. Merkezde insan vardır. İnsanı ve emeği dışlayan her görüşe mesafeli duruşumuzu korumaktayız. Havaalanında çalışan işçilerin haklı direnişini ve Cargill işçilerinin başlatmış olduğu eylemi de desteklemekte ve takip etmekteyiz.
12) 17 Eylül 2018 Pazartesi günü tüm yurtta başlatacağımız imza kampanyası,  kamuoyu yaratma açısından önemlidir. Bu mücadelemizin ilk adımıdır. Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Süheyl Batum’un katılımlarıyla 17 Eylül 2018 Pazartesi günü saat 14.00’de Bakırköy Özgürlük Meydan’ında başlatacağımız imza kampanyası bir süreçtir tek başına bir eylem olarak kalmayacaktır.

Saygılarımızla.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL YÖNETİM KURULU

Top