YUSUF ÖĞRETMEN VE KÖY ENSTİTÜLERİ

ESİN KAYNAĞIMIZ

YUSUF ÖĞRETMEN VE KÖY ENSTİTÜLERİ

Fransız Devrimi; kuruluş felsefelerinde özgürlük, eşitlik,
kardeşlik gibi evrensel değerleri ilke edinen ülkelerin düşünsel
kaynaklarında hızla filizlenip yeşererek yeni bir çağın başlamasına
neden olan önemli bir etkendir.

Çığır açıcı bu oluşum, söz konusu ülkelerin aydınlanma çağını
yaşamaları ile birlikte gerçekleştirdikleri sanayi devrimi ile de
toplum yapılarının değişiminde öncülük etmiş, sosyal sınıfların
belirlenmesine yol açmıştır.

Dünyada bu gelişmeler yaşanırken, Kurtuluş Savaşı sonrası
Lozan Antlaşması ile belirlenen ulusal sınırları içinde siyasi ve
ekonomik bağımsızlığını kazanan çiçeği burnunda Türkiye Cumhuriyeti
Devleti, uğruna ağır bedeller ödediği ve ezilen dünya uluslarına örnek
kurduğu cumhuriyetini tüm değerleri ile yaşatacak, kazanımlarını
halkına benimsetecek, kutlu ideallerine ulaştırabilecek
eğitim kadrosundan yoksundu.

Ülke genelinde ve özellikle kadınlarda okuryazarlık oranının
çok düşük düzeyde olmakla beraber ancak yüzde 6 – 7 dolaylarında
olması, gündemdeki aşılması gereken bir sorundu. Nüfusun yüzde
seksenden fazlası köylerde ve toprak ağalarının baskısı altında yaşayan
halkımızın eğitimi nasıl gerçekleştirilecekti?

Cehalet, bağnazlık, taassup ülkenin her köşesinde etkin ve
yaygın bir olgu idi o yıllarda.

Bu acınası görünümü değiştirecek Anadolu eğitim devriminin
ilk aşaması 3 Mart 1924’teÖğretim Birliği Yasası’nın kabul edilmesi
ile gerçekleşti. 1 Kasım 1928’de Harf Devrimi gibi çağdaş atılım
izleyeceğimiz uygarlık yolunu belirledi.

Anadolu aydınlanması için yüzyıllardır ihmal edilmiş,
savaşlar yorgunu, yılgın kitleye öncelik verme yolu ile onları, içinde
yaşadıkları toplumla, doğayla ve kültürle barışık yaşamalarını
sağlayacak nitelikli öğretmen yetiştirme sorunu
çözümlenebilmiş değildi.

Dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali YÜCEL ve İlköğretim
Genel Müdürü İsmail Hakkı TONGUÇ öncülüğünde 17 Nisan 1940 tarihinde
açılan ve ülke genelinde sayıları21’i bulan Köy Enstitüleri,
egemenliğin sahibi ulusa siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümlerini
başarıyla gerçekleştirebilecek kadroların oluşumunun eğitim yolu ile
kazandırılması işlevini üstlendi.

Anadolu aydınlanmasının özgün bir modeli olarak öngörülen Köy
Enstitüleri’nde laik, ulusal, uygulamalı ve karma eğitim veriliyordu.
Bu kurumlar özgüveni yüksek, eleştirel düşünebilen, köyün ve köylünün
sorunlarını çözebilen, lider kişilikli, özverili öğretmenler
yetiştirmeyi amaçladı. Cumhuriyet, değerlerini yüceltecek öğretmenleri
Köy Enstitüleri sayesinde kazanıyordu artık.

Yaparak, yaşayarak ve üreterek eğitimin yapılabileceğini ilke
edinen Köy Enstitüleri’nde; eğitim gören öğretmenler, edindikleri
kazanımları atandıkları köylerde, köylü ile uyum içinde, köyün
gereksinimleri doğrultusunda başarı ile uygulayarak toplumu olumlu
yönde etkilemişlerdir.

Köy Enstitülü öğretmenler, ülkemiz insanının özgür düşünceli,
gerektiğinde her kurumdan hakkını arayabilen, eleştirel düşünebilen
bireyler olmalarını eğitim yolu ile sağlamasının yanı sıra yurttaşlık
bilincinin gelişimine katkıda bulunmuşlardır.

Eğitildikleri kutsal kurumlarının kapanması üzerinden yıllar
geçse de Anadolu’nun en uzak köşelerinde unutulmaz iz bıraktı Köy
Enstitülü öğretmenler.

Bu nedenledir ki Cumhuriyet’in eğitim devrimini üstlenen
YUSUF ÖĞRETMEN ve Köy Enstitülü adsız kahramanlar, ışıltısını sonsuza
dek yitirmeyecek birer Cumhuriyet yıldızları olarak yaşayacaklardır.

Adları önünde saygıyla ve minnetle eğiliyoruz. Selam olsun
onlara ve aydınlık yarınlara…

MEHMET SARI

Emekli Kimya Öğretmeni

 

Top