Türkiye’nin Öğretmenler Günü 24 Kasım’dır…

 Büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” sıfatı verilmesinin 88. yılını ve Türk öğretmenlerinin Öğretmenler Gününü kutluyoruz.

 

Ülkemizde bir gurup “öğretmen” ne yazık ki bu günün önemini kavramıyor ve bunun yerine 5 Ekim Dünya Öğretmenler Gününü kutluyor. Dünyanın en kutsal görevlerinden birini yerine getiren meslek gurubunun tüm ülkeleri kapsayacak şekilde bir Öğretmenler Günü kutlamasına hiç kimsenin hiçbir itirazı olamaz. Ancak kendi ülkesinin kurtarıcısı ve kurucusunun en büyük devrimlerini gerçekleştiren önderini küçümseyerek, yok sayarak, hatta aşağılayarak bu 2 anlamlı günü karşı karşıya getirmek, öğretmenleri bu noktada bölmek öğretmenlik mesleğinin kutsallığı ile bağdaşmayan bir anlayıştır.

 

Savaş meydanlarına yanında kitapları ile giden, kısacık ömrüne binlerce kitap okumayı sığdıran, halkını ve gelecek nesilleri her fırsatta eğiten, yemek sofralarını bile getirttiği kara tahta ile bir seminer toplantısına dönüştüren, ülkeyi kurtardığında okuma yazma bilenlerin oranının yüzde 9, okul mezunu olanların oranının yüzde 5 olduğu bir toplumu tümden okul haline getiren bir önderin öğretmenliği tartışma götürmez.

 

İster Batı hayranlığından, ister Atatürk düşmanlığından, ister aşağılık kompleksinden kaynaklansın Atatürk’ün eğitim alanındaki büyük devrimini görmezden gelip sadece 1966 yılında Paris’te kabul edilen Dünya Öğretmenler Gününü görenlere batıdan bir örnekle yanıt verelim.

 

Dünyaca ünlü The National Geographic Magazine adlı derginin Ocak 1929 tarihli sayısının “Türkiye Okula Gidiyor” başlıklı bölümüne internet sayfalarından ulaşmak olası. Derginin ilgili bölümünün sadece fotoğraflarına bakmak bile Atatürk’ün büyük devriminin halk tarafından nasıl benimsenip canla başla okuma yazma öğrendiğini bize anlatabiliyor. Çarşıda, pazarda, yaşamın her alanında insanlar büyük bir heyecanla yeni harflerle okuma yazma öğreniyor.

 

24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamalarının 12 Eylül darbe döneminde kutlanmaya başlanması, ne 24 Kasım Öğretmenler Gününü, ne de Atatürk’ü değersizleştirir. Bu değersizleştirmeyi en fazla işleyenlerin başında bir öğretmen sendikası geliyor.

 

Bugün ülkemizde memur sendikacılığı bütün kısıtlamalara rağmen işçi sendikalarının önüne geçmiştir. Memur sendikalarının en güçlüleri ise öğretmen sendikalarıdır.

 

Türkiye memur sendikacılığını 12 Eylül faşist darbe döneminde çıkarılan 1982 anayasasında yapılan bir unutkanlığa borçludur. Her şeyi yasaklayan 12 Eylül darbecileri her nasılsa memur sendikacılığını yasaklamayı unutmuştur. Bugün 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlamayı 12 Eylül ürünü gerekçesi ile reddedenler 12 Eylül anayasasının unutkanlık ürünü sendikacılığından kısıtlı da olsa yararlanabiliyor. Sıra öğretmenler gününe gelince küçümsüyorlar.

 

Kim tarafından kabul edilmiş olursa olsun, 24 Kasım, Öğretmenler Günüdür. Aynı zamanda da Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” sıfatı verilmesinin yıldönümüdür.

 

Atatürk’ün öğretmenlerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun…

 

Lütfü Kırayoğlu

 

22.11.2016

Top