LAİK CUMHURİYET İÇİN TOPARLANIN!

Aziz Milletimiz, Saygın Üyelerimiz!

Sadece birkaç günlük olaylara, gelişmelere bakıldığında; görülecektir ki Türkiye
Cumhuriyeti’nin “laik ve demokratik” niteliklerinin içi tamamen boşaltılmıştır,
zayıflatılmıştır ve son vuruş beklenmektedir…

Türk Milleti’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık nedenlerinden, Lozan Barış
Antlaşması’nın 97. yıldönümüne denk getirilen, Ayasofya’nın ibadete açılması sırasında,
Ali Erbaş’ın Büyük Atatürk’e yönelik, hadsiz ifadeleri sıcaklığını korumaktadır. Ali Erbaş’ın
bu sözlerinden daha vahimi devlet yöneticilerinin, tüm üst düzey komuta kademesinin,
yargı temsilcilerinin huzurunda bu konuşmayı yapmaya cüret etmesidir. Büyük Atatürk’ü
hutbelerden çıkaran, anmayan ve bir kez bile rahmet dilemeyen Ali Erbaş’ın “Atatürk’e
dua edilir” ifadeleri aldatmacadır.

Aynı gün, “hilafet isteriz” diye haykırarak, bağıranların ve İstanbul sokaklarında
özgürce yürüyüş düzenleyerek, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e karşı kin kusanların, “biz bugün
onun kemiklerini sokağa attık” nidalarıyla sevinç çığlığı atanların, kimlerden cesaret aldığı
Milletimizce çok iyi tespit edilmiştir. Bu eylemler ve söylemler, devlet ricalinin önünde,
yanında, olduğu mekânda, bulunduğu ortamda ve meydanda gerçekleşmiştir. Anayasal
düzene bağlılık üzerine “namus sözü” verenlerden, bugüne kadar hiçbir tepkinin gelmemiş
olmasına şaşırmıyoruz. Anayasa Mahkemesi’nin 2008/1 Esas 2008/2 sayı ve 30.07.2008
tarihli kararı ile “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu” kesinleşmiş olan siyasi zihniyetten
böyle bir şey beklemek hayalcilik olur…

Yine aynı gün, yani, 24 Temmuz 2020 Cuma günü; Lozan’ı anmak için hem
Anıtkabir’de hem de tüm Türkiye’de etkinlik düzenleyen, Atatürkçü Düşünce Derneği’ne
karşı yapılanlar, yıllar geçse de unutulmayacaktır. Atatürkçü Düşünce Derneği şubeleri ve
üyeleri, Genel Başkanı ve Genel Merkez Yöneticileri ile birlikte, bütünlük içerisinde,
demokratik ve yasal haklarını kullanarak, baskıya ve zulme direnmişlerdir…
Saatler, laik ve demokratik rejimin sonunu hazırlamaya ayarlanmıştır. İktidar
mensubu aileden, Albayrak Medya Grubu’nun dergisi, Gerçek Hayat’ın 27 Temmuz 2020
tarihli sayısında hilafet çağrısı yapılarak: “ şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim?
hilafet için toparlanın” ifadelerine yer verilmiştir. Bu açıkça kalkışma çağrısıdır. Albayrak
Medya Grubu’nun bu yayını, 5237 sayılı TCK’nın 390. maddesi gereğince suçtur. Türkiye
Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırma teşebbüsüdür… Atatürkçü Düşünce Derneği, bu konuda
hukuki süreci başlatmıştır. Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir televizyon programında, aleni bir
şekilde Harf Devrimi’ni hedef alması, dini kadroları övmesi, kurgulanmaya çalışılan devlet
sistemini gözler önüne sermektedir…

Değiştirilen, dönüştürülen, başkalaştırılan Türkiye’de Atatürkçülere yasak, baskı ve
zulüm vardır. Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarına ise destek, iltimas, tolerans, devlet
kaynakları vardır

Aziz Milletimiz, Saygın Üyelerimiz!

Anlaşılmaktadır ki Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları, Lozan’ın yıl dönümünde
kılınan, Cuma namazını, “laik Cumhuriyet’in cenaze namazı” olarak kabul etmişlerdir…
Oy kaygısıyla hareket eden, konuşmalarında, “laiklikten” tek kelime söz etmeyen
muhalefete; Atatürk ve Cumhuriyet konusunda hassas olduğuna inandığımız, Milliyetçi
yurtseverlere, ayrımsız vatansever tüm siyasilere ve yurttaşlarımıza bir kez daha
sesleniyoruz: “ şimdi değilse ne zaman, sen değilsen kim? Laik
Cumhuriyet için toparlanın.”

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

 

Top