İran'ın Zaferi

Yurt’un Sesi 

İran, Batı karşısında kazandığı zaferini kutluyor. Bu kutlamayı hak ettiğine kuşku yok. Büyük, köklü ve kişilikli bir ülke/devlet olarak davranmanın ödülünü aldı. İran nükleer enerji programını başta ABD olmak üzere Batı’ya kabul ettirdi.

Bu gelişme Ortadoğu’daki bütün dengeleri değiştirecektir. İran tartışmasız şekilde Avrasya’nın yükselen yıldızı haline geldi. Bilindiği gibi, Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ABD ve Batı, büyük İslam coğrafyasındaki laik, kamucu ve cumhuriyetçi rejimleri yıkarak –ki bu ülkeler Türkiye’nin Cumhuriyet Devrimi’ni örnek alıyorlardı- yerlerine Batı yanlısı dinci rejimler kurmak istiyordu.

İşte bu proje çöktü. Çünkü emperyalizm ve dünya gericiliği, Suriye direnişi karşısında yenildi. Bu gerici saldırının yenilgiye uğratılmasındaki en büyük etkenlerden biri İran’ın kararlı tutumudur.

Avrasya’da Rusya, Çin ve İran’dan oluşan direniş ekseni, emperyalizmi ve Batı’yı bölgede geriletti. Eğer Suriye düşseydi, sıra İran’a gelecek, Rusya ve Çin’in bölgeyle bütün fiziki ilişkileri kopacaktı.

İran üzerindeki ekonomik, ticari ve siyasal ambargo 6 ay sonra kalkıyor. Türkiye’deki AKP hükümeti ve Tayyip Erdoğan rejimi bu emperyalist ve gerici Koalisyonun bir parçasıydı. Dolayısıyla İran ve Suriye karşısında yenilen güçlerden biri de AKP ve Erdoğan’dır.

İran, dünyada 2.500 yıldır sınırları neredeyse hiç değişmeyen iki ülkeden (diğeri Çin) biridir. Bölgedeki Şia İslam’ın merkezidir. Şia, Sünni İslam’dan farklı olarak felsefe ile bağını kesmemiş bir İslam yorumudur.

Dünyada İslam’ın üç büyük yorumundan söz edebiliriz; Arap yorumu, Fars yorumu ve Türk yorumu.

İslam’ın Fars yorumu Şia’dır, Arap yorumu Sünni-Selefi ekoldür (Vahabilik, Şafiilik vb. bu ekol içindedir). Türk yorumu ise, Anadolu Aleviliği ve ondan çok uzak olmayan Anadolu Sünniliğidir. AKP ve Tayyip Erdoğan gibi mezhepçi İslamcılar, İslam’ın en gerici yorumu olan Arap ekolüne bağlıdır. Kişilikleri yoktur, bu topraklara yabancıdır.

İran, onurlu bir ülkenin nasıl olması gerektiğini gösterdi bize. Kutluyoruz.

Kaynak: Yurt Gazetesi / Yurt’un Sesi Köşesi
16 Temmuz 2015

 

Top