İnsana, Umuda ve Güvene Emek Veren Öğretmen: Ayşe Sıdıka Avar

untitled2820a7583532a6edfa7eby16 Haziran 1979 tarihinde İstanbul’da, 78 yaşında iken aramızdan ayrılan Ayşe Sıdıka Avar, ülkemizin özellikle doğu bölgesinde yoksulluk, cehalet ve çaresizliğin esareti altındaki kız çocuklarının eğitimi için mücadele etmiş örnek bir öğretmendir.

1957 yılında Hayat Dergisi’nde Hikmet Feridun Es imzasıyla yayınlanmış “Kızımı da Götür” başlıkla yazıda “Sıdıka Öğretmen”in çok uzun yıllar görev yaptığı doğu illerimizde güvenin, sevginin ve medeniyetin emsali olduğu yaşanmışlıklarla kaleme alınmıştır.

Doğu Anadolu’nun ufacık bedenli, kocaman yürekli “Sıdıka Öğretmeni”nin yol haritasını Mustafa Kemal Atatürk çizmiştir. Bir ulusun, bir ülkenin varoluş mücadelesinde en önemli unsur olarak gördüğü kadınların eğitilmesi, aydınlatılması için ömrünü ortaya koyan yurtsever, idealist her öğretmene verdiği desteği Sıdıka Avar’dan da esirgememiştir. Atatürk’ün “Git, memleketin içine gir. Dağlarına uzan; orada bizden ışık bekleyen yarının annelerini göreceksin.” Sözleriyle kendini Anadolu’ya adayan Sıdıka Öğretmen “…kilometrelerin gerisindeki o yalnız kalmış bölgelerin insanlarına el vermek, yol açmak için gidiyorum. Bu gazayı başarmak için insanları gönül dolusu sevmeli, benliğimi onlara adamalıyım.” Diyerek çıktığı yolda, geçit vermeyecek kadar sarp dağlardan at sırtında okula taşıdığı kız çocuklarının yaşamlarını, hayallerini değiştirmiştir.

O’nun mücadelesine dair daha o yıllardan itibaren ortaya atılmış ve günümüzde de devam ettirilmeye çalışılan birçok farklı görüşle karşılaşılabilmektedir. Her tarih kendi yazıldığı dönemin gerçekleri ve gereklilikleri içinde yaşanmaktadır. Ancak insana, özellikle de kadına eğitimle, bilgiyle ve medeniyetle ulaşmanın, geleceğe yönelik büyük bir teminat olduğunu gerçek aydınlar ve liderler fevkalade iyi bilirler. Bu noktada, Sıdıka Avar ve birçok cumhuriyet öğretmeninin kız çocuklarının eğitimi ve birey olarak varlıklarını sürdürebilmeleri için olağanüstü fedakârlıklar göstermelerinin zaman içinde bazı odaklar tarafından bir karalama kampanyasına dönüştürülme çabası anlaşılır gibi değildir. Kaldı ki ülkemizden emperyalist dünyaya doğru yaşanan beyin göçü ile gencecik çocuklarımız bilinmez yarınlara taşınırken aynı odakların sessizliği de ürkütücü ve manidardır.

Meslek yaşamının ilk yıllarında Sıdıka Avar’ın hakkında çıkarılmış söylentilere rağmen Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda kendisini tüm kalbiyle “Ben öğretmen Sıdıka Avar” diyerek tanıtmasının altında yatan en temiz gerçeği; insanı, çocuğu koşulsuz seven “öğretmen”  olmanın değerlerini yalın ve doğru anlamak, anlatmak her yurtseverin görevi olmalıdır.

Sıdıka Avar’ın öğretmenlik hayatındaki anılarını yazdığı “Dağ Çiçeklerim” adlı okunası ve düşünülesi kitabının her sayfasında idealist bir öğretmenin yanı sıra, şefkatli bir anneyi, saygın bir kadını görmemek mümkün değildir.

Bu bilinçle 1992 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından ismi ödüllendirilmiş Anadolu Öğretmeni Ayşe Sıdıka Avar’ı ölümünün 36. yılında bir kez daha sevgiyle, saygıyla ve minnetle anıyoruz.

 

Elif KARA
ADD Bilim ve Danışma Kurulu Üyesi

 

Top