Gayriresmi Portre: DEMİREL

Adı, Do­lak­sı­zoğ­lu Sü­ley­man Sa­mi Gün­doğ­du.
Is­par­ta­’nın “Do­ian­to­s”/ye­ni adıy­la “İs­lam­kö­y”­de dün­ya­ya gel­di. Köy, 1692 yı­lın­da pa­paz­la­rıy­la bir­lik­te İs­la­m’­a geç­miş­ti. Köy­de ki­li­se ka­lın­tı­la­rı hâlâ mev­cut­tur. (Do­lak­sı­zoğ­lu, Do­ian­to­s’­dan mı ge­li­yor?) De­de­le­ri­ne ait hiç­bir bil­gi or­ta­ya çık­ma­dı. Ar­na­vut­lu­k’­tan gel­dik­le­ri de id­di­lar ara­sın­da.
Do­ğum yı­lı res­mi ola­rak, 1 Ka­sım 1924 ola­rak ge­çi­yor. Bu ko­nu­da fark­lı gö­rüş­ler var; ki­mi­ne gö­re 1921, ki­mi­ne gö­re 1922 do­ğum­lu.
Üm­mü­han ile Yah­ya çif­ti­nin ikin­ci ço­cu­ğuy­du. İlk ön­ce Afi­fe doğ­du. Kar­deş­le­ri Şev­ket ile Ali’­nin doğ­ma­sıy­la al­tı ki­şi­lik bir ai­le ol­du­lar. (Ne il­ginç: Afi­fe (Ün­lü) ö: 14 Ekim 2014; Ali ö: 18 Ara­lık 2014 ve Sü­ley­man ö; 17 Ha­zi­ran 2015.)
Yah­ya Efen­di ku­ru ta­rım ve hay­van­cı­lık­la uğ­ra­şı­yor­du; Üm­mü­han Ha­nım ha­lı do­ku­yor­du. Yok­sul­du­lar.
Sü­ley­man Sa­mi, il­ko­ku­la al­tı ahır üs­tü okul ker­piç­ten bir ev­de 1930’da baş­la­dı.
1934’te­ki so­ya­dı ka­nu­nuy­la adı; Sü­ley­man Sa­mi De­mi­rel
ol­du!
Or­ta­öğ­re­ni­mi için Is­par­ta­’ya ak­ra­ba­sı­nın ya­nı­na git­ti. İkin­ci sı­nıf­ta pa­ra­sız ya­tı­lı oku­ma hak­kı ka­zan­dı; Muğ­la ve Af­yo­n’­da oku­du. Ça­lış­kan­dı, ba­şa­rı­lıy­dı.
İkin­ci Dün­ya Sa­va­şı yıl­la­rı…
Yıl, 1941. İs­tan­bul Yük­sek Mü­hen­dis­lik Mek­te­bi­’ni (1944’te adı İTÜ ol­du) pa­ra­sız ya­tı­lı ka­zan­dı. Ma­ki­ne bö­lü­mün­dey­di. İkin­ci sı­nıf­ta in­şa­at bö­lü­mü­ne geç­ti. (Kar­de­şi Şev­ket de İTÜ me­zu­nu.)
Üni­ver­si­te­de­ki; Nec­met­tin Er­ba­kan, (Er­ba­ka­n’­ın kız kar­de­şi Atı­fet ile ev­li) Os­man Ça­tak­lı, (Feh­mi Ko­ru­’nun ka­yın­pe­de­ri) Sü­ley­man Ka­ra­gül­le, Tur­gut-Kor­kut Özal kar­deş­ler, Re­ca­i Ku­tan gi­bi Türk Kül­tür Oca­ğı­’na gi­den “na­maz kı­la­n” ekip­ten de­ğil­di.Nak­şi­ben­di Meh­met Za­hit Kot­ku­’nun “der­ga­hı­na­” hiç git­me­di.
İTÜ Ta­le­be Bir­li­ği ku­ru­lu­şun­da yer al­ma­dı. Er­ba­ka­n’­a gö­re De­mi­rel, si­lik bir öğ­ren­ciy­di. Fa­kat…
1944’te; sol­cu Tan ga­ze­te­si ve mat­ba­ası­nı ba­sıp tah­rip eden­ler ara­sın­day­dı…

Kızının adı; Rengül

Nazmiye Şener 1927 doğumluydu.
Halı dokumanın inceliklerini öğrensin diye gönderildiği Kız Sanat Enstitüsü’den mezundu.
Süleyman Demirel; -İstanbullu bir kızı aileye getirmesin diye- 14 yaşındaki, kardeş torunu Nazmiye ile nişanlandırıldı.
12 Aralık 1948’de köy düğünüyle dünya evine girdiler. Mühendis adayı Süleyman Demirel Burdur’da bir müteahhidin yanında staj yapıyordu.
Okul bitince ABD’ye gitti; ülkenin ikinci en büyük barajlar-kanallar-hidroelektrik santraller yapan Bureau of Reclamation’da iki yıl su üzerine çalıştı.
Türkiye’ye dönünce Elektrik İşleri Etüd İdaresi’nde işe girdi. Burslu okuduğu için bir kamu dairesinde çalışarak borcunu ödemek zorundaydı.
Ankara’daki evlerinde üç kişilerdi; kardeşi Şevket de onlarla kalıyordu.
1952’de Seyhan Barajı inşaatı nedeniyle Seyhan Büro Amirliği’ne ve daha sonra Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Barajlar Dairesi Reisliği’ne ataması yapıldı.
1953’te, “Rengül” adını verdikleri kız çocukları dünyaya geldi; ömrü kısa oldu. Neden öldüğü ve daha sonra neden bir daha bebekleri olmadığı sır olarak kaldı.
Acılarını hafifletmek için bu kez Nazmiye Hanımı da yanına alarak, -American Standart Oil, First National City Bank gibi dev şirketlerin desteklediği– Eisenhower Exchange Fellow Ships bursuyla tekrar ABD’ye gitti. Az gelişmiş ülkeleri kıskaç altına alan Eisenhower Doktrini henüz hayata geçmemişti…
ABD’deki bir yıllık burs Nazmiye Hanım’ın da yaşamını değiştirdi; İngilizce ve otomobil kullanmayı öğrendi. Amerikalı kadınlar gibi giyinmeye başladı. Demirel ise “sulama ve elektrifikasyon” üzerine çalıştı.
1955’te Türkiye’ye dönünce Demirel, Adnan Menderes’in isteğiyle DSİ Müdürüyapıldı…
1959’da Mason Bilgi Locası’na (kayıt no: 48, üye no: 43 olarak) kayıt oldu…

Asker kaçağı

27 Mayıs 1960 askeri harekatı Süleyman Demirel’e dokunmadı.
İddiaya göre ihtilalin lideri Orgeneral Cemal Gürsel ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı döneminde iyi ilişkiler kurmuştu. Bu iddia ne kadar gerçektir bilinmez; çünkü, kimi Demokrat Parti bürokratları (Orhan Mersinli, Feridun Üstün, Daniş Koper) “ihtilal hükümeti”nde bakan yapılırken Demirel, “asker kaçağı” diye yargılandı, beraat etti ve 13 Temmuz 1960’ta askere alındı. Yedek subay idi. Görev yeri Yüzbaşı Kenan Evren’in kurmay başkanlığını yaptığı Ordu Donatım Okulu’ydu!
Kısa süre sonra, 30 Eylül’de kurulan Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalışarak askerliğini yapmayı sürdürdü. Çünkü...
Serbest piyasadan umduğunu bulamayan Adnan Menderes iktidarının son döneminde “planlı ekonomiden” yana olmuş ve Hollandalı (Nobel ödüllü) ekonomistProf. J. Tinbergen’i Ankara’ya davet etmişti.
Tinbergen 6 Nisan 1960’ta Ankara’ya geldi ve bir ekip kurdu. Demirel bu dokuz kişilikekipteydi. Askerler çalışmaların devamını isteyince Demirel askerliğini planlamada tamamladı.
Askerlikten sonra, Harry Morrison ile Morris Knudsen’in 1905’te ABD’de kurduğu inşaat firması Morrison Knudsen’da çalıştı. (Siyasete atıldığında “Morrison Süleyman” adı verilecekti.) Burada çalışmasının nedeni ABD’li şirketin 11 Mayıs 1960’da Ereğli Demir-Çelik Fabrikası’nı inşa etmesiydi. Aynı zamanda…
ODTÜ Mühendislik Fakültesi’nde öğretim üyeliği yaptı.
Ve… DP yerine kurulan AP’nin 30 Kasım 1962’deki büyük kongresinde siyasete adım attı. Kongrede, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı onuruna düzenlenen törendeABD Başkan Yardımcısı Lyndon Johnson ile 28 Ağustos 1962’de çekilmiş fotoğrafını delegelere dağıttırarak “ne kadar önemli bir adam” olduğunu gösterip, oy patlaması yaparak parti yönetimine girdi!
Ve… 29 Kasım 1964’te AP genel başkanı oldu.
Sonrasını biliyorsunuz…

Kaynak: Sözcü Gazetesi / Soner YALÇIN

 

Top