G20 sonrası…

Değerli arkadaşlar, 15-16 Kasım.2015 günleri G20 Ülkelerinin 10. uncu toplantısı Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşti. Dünyanın en gelişkin endüstri Ülkelerinin 1973 Petrol krizi sonrası bir araya gelmesiyle 1975 te kurulmuş olan G7 ülkelerine (ABD, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Kanada) gelişmekte olan belli başlı büyük ekonomileri (emerging economies) temsilen 12 yeni üye Ülkenin (Avustralya, Arjantin, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Güney Kore, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye) eklenmesiyle  1999 yılında G20  (Group twenty)  oluşturulmuştu.

g20_sonrasi_01

Gezegenimizin kaderine hükmeden Güçlerin temsilcileri

 

G20′ nin temel amacı Küresel ekonomi siyasetini belirlemek (liberal piyasa ekonomisinin pürüzsüz işleyişini garantiye almak, Dünya ticaret yollarının güvencesini sağlamak, küresel enerji, küresel üretim ve küresel finans sistemlerinin uyumluluğunu sağlamak) ve bunun yanında çevre, sağlık ve teröre karşı güvenlik… gibi konularda da uluslararası işbirliği ve eş güdümü sağlamaktır.

Avrupa Birliği üyesi olan 4 Ülkenin (Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere) yanı sıra, 28 Ülkeden oluşan (EU) Avrupa Birliği de ayrıca temsil ediliyor; böylece toplamda 43 Ülkeyi temsil eden bir kuruluş demektir G20. Dünyanın en büyük ilk 20 Ekonomisi arasında Türkiye’nin yeri, nüfus sıralamasında olduğu gibi, 18. sıradadır. Nüfus sıralamasındaki ve ekonomik sıralamadaki yerimizin aynı oluşu Türkiye’nin Dünya ortalamasını temsil ettiğini gösteriyor… Gerçekten de sadece ekonomik alanda değil, bilimde, teknolojide, sanatta, sporda, sağlıkta, demokraside… hemen her alanda ortalarda yer alan (3. sınıf) bir Ülkedir Türkiye. Nüfusu Türkiye nüfusundan fazla olduğu halde en büyük ilk 20 ekonomi listesinde yer bulamayan Ülkeler de var;

  • Pakistan(190),
  • Nijerya(180),
  • Bangladeş(160)
  • Filipinler(100)
  • Vietnam(90)
  • Etiyopya(90)
  • Mısır(90)
  • İran(80)
  • Kongo(80)

Buna karşın İspanya, Hollanda, İsviçre gibi rahatlıkla ilk 20 içerisinde alabilecek büyük ekonomiler, (zaten AB olarak temsil edildikleri için) liste dışı tutulmuşlar; onların yerine Arjantin, Güney Afrika ve Endonezya alınmış.  Dünya nüfusunun %63 ünü, Dünya ekonomisinin %85 ini temsil eden G20 topluluğu içerisinde gelir ve gelişmişlik açısından uçurumlar var; insani gelişmişlik indeksi (HDI) 0,93 olan Avustralya ve 0,59 olan Hindistan bu grubun üyeleridir…  Hindistan’da fert başına ortalama milli gelir 1600 dolar iken Avustralya’da 60 bin doların üzerindedir. Kısaca söylemek gerekirse, G20  bir ‘gelişmiş Ülkeler topluluğu’ değildir.

 

g20_sonrasi_02

Toplam gelir: 66,3 trilyon $(%85), toplam nüfus: 4,6 milyar(%63)

Ortalama gelir (bin $)

G7………:  47,3

G20…….:  14,4

Dünya….:  10,7

Türkiye…:  10,4

 

Fert başına ortalama gelir bakımından, G20 ortalamasının, hatta Dünya ortalamasının bile altında olan Türkiye’nin Uluslararası kredi notu da çok düşük.  S&P’nin 10 derece üzerinden yaptığı değerlendirmede, Türkiye G20 içerisinde Arjantin ve Endonezya ile birlikte en alt sırada ( BB+ ) bulunuyor.

 

***

Değerli arkadaşlar, Antalya’daki G20 toplantısının Türkiye için başarılı geçtiğini söyleyemeyiz. IŞİD mücahidlerinin Fransa’daki kanlı saldırısının toplantı gündemi etkilediği G20 toplantısında dikkat çeken bazı noktalar;

 

1-Rusya Devlet Başkanı W. Putin 40 kadar Ülkenin IŞİD örgütünü desteklediklerini ve (isim vermeden) bunlardan 2’sinin de G20 içerisinde bulunduğunu söyledi. Herkesin açıkça anlayacağı gibi, Putin’in kast ettiği bu iki Ülke Suudi Arabistan ve Türkiyedir.

 

2-ABD Başkanı Obama RTE ‘ye hiç yüz vermedi, Toplu fotoğraf çekiminde Ev sahibi konumunda olan RTE nin elini sıkmadan, adeta görmezden gelerek onun yanında durdu. Diğer Üyeler de aynı şekilde RTE’yi es geçerek doğrudan Obama ile tokalaştılar. Yuvarlak masada RTE konuşurken Obama  “Onun ne söylediği beni ilgilendirmiyor”  dercesine sakız çiğniyordu, kulaklık takmaya bile gerek görmemişti.

 

3-Fransa Cumhurbaşkanı F. Hollande  IŞİD saldırısı nedeniyle 3 ay süreli olağanüstü hal ilan etmişti. Toplantıya katılmadı, yerine Başbakanı yolladı. Hollande IŞİD konusunda ilk defa doğru bir tanım yaptı. “Terör”  diyerek meseleyi saptırmadı; doğrudan gerçeği söyledi; “Bu bir savaştır”…dedi.

 

Gerçekten de Al Qaida, Taliban, Hizbullah, El Nusra, Boko Haram, IŞİD… gibi örgütler açıkça İslami Cihad Örgütleridir… Bu Mücahidler İslam Peygamberinin yaptıklarını, Kur’anın isteklerini birebir uyguluyorlar. Müşriklere karşı İslamın savaşını veriyorlar. İslamı, Kur’anı, Peygamberi yeterince, bilmeyen, tanımayanlar, IŞİD’in yaptıklarını ‘Cihad’ olarak görmüyor, bunların eylemlerini inandıklarını zannettikleri Dinle (İslamla) bağdaştıramıyor, “aman inancıma zarar gelmesin” kaygısıyla bu vahşi eylemlere “terör” kılıfı giydiriyorlar. (Ekte islami kesim yazarlarından Levent Gültekin’in bir yazısı var)

 

4-Türkiye’de Kapitalizmin temsilcisi Koç Hanedanından şaşırtıcı bir çıkış izledik. Ali Koç “Dünyada sosyal adaletin tesis edilebilmesi için Kapitalizmin yok edilmesi gerekir” dedi.. Ali Koç’un dedikleri aslında çok doğru. Gerçekten de Dünyada Gelir dağılımındaki Uçurum çok derin; bugün Dünya Nüfusunun %15 kadarı Küresel Zenginliğin %55 ‘ ine sahip. Bill Gates de benzer çıkışlar yapmıştı… Eğer bunlar “Market yerinde kalsın, Levhasını kaldıralım” türünden çıkışlar değilse, Gezegenimizin doğal nedenlerden ötürü yakın gelecekte yüzleşmek zorunda kalacağı paradigmaları doğru okuyorlar demektir..

 

Paris saldırısının gölgesindeki G20 toplantısının rüzgârıyla savrulan düşüncelerin önümüzdeki günlerde, özellikle Türkiye sosyo-ekonomisini etkileyeceği bir süreçten geçilecektir. Sevgilerimle. æ

Prof. Dr. Ali ERCAN

 

g20_sonrasi_03

2015 yılında Dünya gelirinin %55 ini Dünya Nüfusunun %15 i alıyor.30 yıl öncesinde durum daha da kötü idi; 1985 te Dünya toplam gelirinin %85 i Nüfusun %15’ine gidiyordu… Çok yavaş da olsa gezegenimizde Kapitalizmin törpülenişinin, sosyal adalete doğru bir gidişin işaretlerini alıyoruz.  Bu durumda bile Gelişmiş toplumlar Dünyanın geri kalanına oranla 7 kere daha zenginler; ortalama ömür gelişmiş toplumlarda ~80 yıl, gelişmemiş toplumlarda ~60 yıl oluşunu da hesaba katarsak, 9 kere daha müreffeh yaşıyorlar demektir. 

Gelir dağılımındaki adaletin ölçütü olan Gini Katsayısı   Gelişmiş Ülkelerde 0,30’un altında, Türkiye’de 0,40 ın üzerinde,  tüm Dünya genelinde 0,60’ın üzerindedir. 

 

***

Ekler

g20_sonrasi_04

 

 

LEVENT GÜLTEKİN’İN YAZISI:

PARİS’TEKİ TERÖRÜN ACI VEREN DİĞER YÖNÜ

Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan terör olayları gösteriyor ki herkes ektiğini biçecek. Soğuk Savaş döneminde Batılı devletler İslam dünyasında komünizm tehlikesine karşı İslamcı örgütleri destekledi. Beslediler. Büyüttüler. Bu politikalarıyla İslam dünyasının Müslüman ve ‘daha Müslüman’ şeklinde ayrışmasına, iç çatışma yaşamasına zemin hazırladılar. Yani Müslümanlar arasında radikal grupların oluşmasına büyük katkı sağladılar. İşleri bitince de ‘Demokrasi getiriyoruz’ diyerek bu örgütler üzerinden Müslüman ülkelere savaş açtılar. Mesela, Suudi Arabistan diktatörünü yanlarına alarak ‘İslam ülkelerine demokrasi getiriyoruz’ diye bomba yağdırdılar. Bir diktatörün eliyle bir başka diktatörün ülkesine demokrasi ve özgürlük götürmeye çalıştılar.
Yaktılar, yıktılar, işgal ettiler.
Zaten her alanda geri kalmış, hayatla sahici bağ oluşturamamış, yaşanabilir şehirler ve ülkeler kuramamış, insanlarına huzurlu bir hayat sunamamış, kendi toplumlarında barışı tesis edememiş İslam dünyası daha da radikalleşti. Batı’nın bu vahşi yöntemleri, İslam dünyasının içinde bulunduğu bataklığı daha da büyüttü, derinleştirdi. Şimdi hepsi bu vicdansız politikaların bedelini ödüyor. Aslında hepimiz ödüyoruz. Görünen o ki daha da ödeyeceğiz. Fakat acı olan şu ki bu vicdansız, ülke çıkarını her şeyin üstünde tutan liderlerin günahlarının bedelini masum halk ödüyor.
Neyse, bu meselenin siyasi yönünü analiz eden birçok makale var…
Beni derinden etkileyen başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum:
Paris’teki terör eylemlerinin dünyada yarattığı etkiyi, ülkelerin verdiği tepkiyi görünce gerçekten üzüldüm. Yaşadığım ülke adına derin bir yalnızlık hissettim.
Bütün ülkeler, Parislilerle dayanışmak için ülkelerinin sembolünü Fransız bayrağının rengine boyadı. Hep bir ağızdan güçlü ve kararlı tepki gösterdiler. ‘Yanınızdayız’ dediler.‘Size yapılmış saldırı bize yapılmıştır’ diyerek Fransızlarla bütünleştiler. Bir tarafta gözü dönmüş teröristler varken diğer tarafta Fransızların yanında kenetlenmiş Dünya vardı.
Üzüldüm, çünkü Paris’tekine benzer bir terör eylemi geçen ay Ankara’da, dört ay önce de Suruç’ta gerçekleşti. Ankara’da 102, Suruç’ta 32 vatandaşımızı, kardeşimizi, arkadaşımızı, evladımızı kaybettik… Benzer bir dayanışmayı ne yazık ki o günlerde göremedik. Yalnız kaldık. Ne Batılıların güçlü bir desteğini gördük ne de ölümlerin sıradanlaştığı İslam dünyasının. Burada Batılıları suçluyor değilim. Kendi acımıza, kendi insanımızın hayatına biz bile layık olduğu değeri vermedik. Toplum olarak bütünlük içinde teröre karşı yüksek bir ses çıkaramadık.

 

 

Top