Erol Manisalı: Yarının Suriyesi nasıl olacak?

Son beş yıldır Suriye’de meydana gelen gelişmeleri, komşu ülkelerin tutumlarını, ABD, Rusya ve AB’nin fiilen yürüttükleri uygulamaları göz önüne alarak bakalım:Bütün bunlar yarın nasıl bir Suriye yaratacak?
Olasılıkları görmeye çalışalım:
1) Esad ve rejiminin var olduğu, ancak Batı Kürdistan olarak büyük bir bölümün Akdeniz’e Kürt koridoru ile ulaştığı bir Suriye,
ABD ve İsrail bu konuda kararlı olduklarını bugüne kadar göstermişlerdir. Bu tutum AB tarafından da desteklenmektedir. Bu olasılık ikiye bölünmüş bir Suriye demektir.
2) Esad rejimi ve Batı Kürdistan’a ek olarak IŞİD ve El Nusra’nın radikal dinci bir oluşum (devlet) olarak yer alacağı üçe bölünmüş bir Suriye.
3) Esad’ın tamamen egemen olacağı üniter bir Suriye. Bu olasılık Rusya ve İran ile Suriye arasında çok güçlü bir ittifak anlamına gelir.
4) ABD, İsrail, AB, Rusya arasında bir manda olarak işgal edilerek vesayet altına alınmış ve parçalanmış bir Suriye.
5) Dört olasılığın da yer almadığı, bugünkü iç savaş, çatışma ve kaos ortamının kesilmeden devam ettiği Afganistan benzeri bir Suriye.

Batı Kürdistan koşul gibi!
ABD ve İsrail açısından Suriye’de Akdeniz’e bağlanmış Batı Kürdistan’ın oluşturulması stratejik bir hedef; AB tarafından da destekleniyor.
Rusya da PYD’ye Moskova’da Batı Kürdistan temsilciliği (!) açtırarak inisiyatifi tamamen ABD’ye kaptırmak istemiyor. İşin en ilginç yanı, bütün taraflar IŞİD düşmanı görünmelerine karşın onu, hedeflerinin bir kaldıracı gibi kullanıyorlar.
-ABD onun sayesinde PYD/YPG’ye destek veriyor ve onların aracılığı ile Batı Kürdistan’ı oluşturuyor.
-Rusya, IŞİD sayesinde Suriye’deki askeri ve siyasi gücünü genişletiyor.

Ve bizim halimiz
Ankara ise IŞİD ile kavga eden herkesle bozuşmuş; ABD, Rusya, İran; AB hepsiyle de kavgalı. Suriye üzerindeki inisiyatifini tamamen kaybetmiş. Esad’la savaşta gibi.
Üstelik İncirlik’ten kalkan uçaklar Türkiye’nin karşısındakilerin amaçlarına hizmet ediyor; YPG ve PYD bu sayede destek alıyor.
Başımızı sınırdan öte uzatacak durumda değiliz; ABD, AB, Rusya ve tabii Esad bunun şiddetle karşısında. Üzerimize yıkılan 3 milyon Suriyeli yarın Türkiye’nin başına çok büyük belalar getirecek; terörden radikal İslama ve büyük sosyal sorunlara kadar inanılmaz şekilde zorlanacağız. Bunların geri dönmesi imkânsız gibi.
Irak’tan sonra Suriye’de kurulmakta olan Batı Kürdistan, yarın kurulmak istenen büyük Kürdistan’ın ayakları. Ve bunlar sınırlarımız üzerinden Güneydoğu’yu rahat bırakmayacaklar.
Türkiye’nin bu gerçekler doğrultusunda yeni bölge (ve dış) politikasını belirlemesi gerekir.
Mezhepçilik ve Esad düşmanlığı üzerine oturtulan AKP’nin Suriye politikası bizi bugünkü kaos ortamına getirdi.

Yazmıştım da…
14 yıl önce kamuya açık bir seminerde Türkiye’nin nereye getirileceğini, BOP içinde nereye sokulacağını anlatmıştım. (*)
Dış politika “uzun vadeli ulusal politikalar belirlenerek uygulanır”. Uzun vadeli ulusal çıkarlar ise demokratik meclislerde (ve hükümetlerde) ulusal irade yaratılarak oluşturulur.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nde günlük, “ben yaptım oldu zihniyeti ile uygulanamaz”. Uygulanırsa sonuç bugünkü gibi olur.
(*) B.Terkoğlu, B.Pehlivan, “Mahrem”, syf 281, Kırmızı Kedi, 2015

 

Top