Dolmabahçe Çarkı HDP'ye Takıldı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum” sözleriyle toplantıdan ve varılan uzlaşmadan haber yokmuş gibi davranması toplantıya katılan HDP’liler tarafından aradan bir gün bile geçmeden yalanlandı. Erdoğan’ın Dolmabahçe’deki toplantıyı adım adım izlediği ve oturma düzeni ve metin konusunda yaşanan krizleri müdahale ederek çözdüğü anlaşıldı. Erdoğan reddetti Erdoğan önceki gün Bayram namazı çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada HDP yetkililerinin Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun önceki gün partiyi ziyareti sırasında bir kez daha gündeme getirdikleri Dolmabahçe mutabakatı ile ilgili olarak ise “Ben bu ifadeyi cımbızlamak durumundayım. Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum” demiş ve mutabakatı kabul etmediğini şu sözlerle ifade etmişti: “Ortada bir hükümet vardır diğer tarafta grubu olan bir siyasi parti vardır. Neyin mutabakatını nasıl yapıyorsunuz? Ülkemizin geleceğine yönelik atılacak bir adımsa bunu yeri parlamentodur. Bu parlamentodan güçlü bir şekilde çıkınca onun bir değeri olur. Bölücü örgüte sırtını dayamış olanlarla bir mutabakat asla yapılamaz, böyle bir şey düşünülemez. Bunu kim neyle izah edecek? Çağrıyı yapanlar ortada. Ondan sonra eline saz ver, cici çocuk diye çıkar meydanda göster” demişti. Her aşamadan haberdardı Cumhuriyet Gazetesi dün manşetten verdiği haberde Erdoğan’ın ısrarla reddettiği Dolmabahçe zirvesinin her aşamasından haberdar olduğunu, hükümeti temsilen masada bulunan Yalçın Akdoğan ve Efgan Ala tarafından HDP’lilerin taleplerinin anında telefonla Erdoğan’a iletildiğini, Erdoğan’ın toplantıda çıkan krizleri bizzat çözdüğünü ileri sürdü. HDP Grup Başkan Vekili ve İmrali Heyeti Üyesi Pervin Buldan Erdoğan’ın Dolmabahçe görüşmesinde yaşanan bazı krizleri bizzat çözdüğünü söyledi. HDP’li Buldan, özellikle Dolmabahçe sarayındaki yapılan açıklamanın Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmesine hiç anlam vermediğini de ifade ederek, “Cumhurbaşkanı 2.5-3 yıldır devam eden sürecin başından beri ilgilenen ve sürecin parçası olan biriydi. Sadece Dolmabahçe sarayında okunan metin değil, İmralı adasında yapılan tartışmaları da, oradaki konuşmaları da yakından takip eden birisiydi. Dolayısıyla bu kadar reddeden, inkar eden, hiçleştiren bir açıklamanın doğru olmadığını düşünüyorum, Talihsiz bir açıklama” diye konuştu. Dolmabahçe görüşmesinde de yer alan Pervin Buldan, bu görüşme sırasında yaşanan metin ve oturma düzeni ile ilgili krizin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından çözüldüğüne dair haberleri için de “kısmen doğru” dedi. 7 Haziran hezimeti Buldan “Sayın Cumhurbaşkanının bayram sabahı yaptığı açıklama grubumuz ve partimizde ciddi rahatsızlıklara neden oldu, açıklamayı talihsizlik olarak değerlendiriyorum. Bizim 7 Haziran’daki seçim başarımız ve AKP’nin 7 Haziran’da yaşamış olduğu hezimet, sayın Cumhurbaşkanının başkan olmasına engel oldu. Bütün bu yaptığı açıklamalar ve oradaki kin ve nefret bunların tamamının 7 Haziran seçim sonuçları ile bağlantılı olduğunu düşünüyordum” dedi. Dolmabahçe’de hükümet adına yer alan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda Dolmabahçe toplantısıyla ilgili Erdoğan’ın adım adım toplantıyı takip ettiğine dair haberleri yalanladı. Masadakiler istifa etmeli Erdoğan’ın Dolmabahçe mutabakatını reddetmesine tepki gösteren MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan ‘O gün masada AKP tarafında kimler varsa derhal istifalarını istemeli’ dedi. Adan, Dolmabahçe mutabakatı kamuoyuna açıklanırken masada kimler varsa, daha birkaç gün önce AK Parti ile HDP arasında yapılan koalisyon görüşmelerindeki masada da aynı kişiler olduğunu söyledi. “Bu nasıl bir tutarsızlıktır, bu nasıl bir kandırmacadır, bu nasıl bir aymazlıktır?” diyen Adan yazılı açıklamasında, “Yoksa Akdoğan ve HDP arasında da bir inorganik bağ mı vardır? AKP ve Erdoğan eğer son söylediklerinde samimi iseler Dolmabahçe mutabakatını yok sayıyorlarsa o halde o gün masada AKP tarafında kimler varsa bu kişilerin derhal istifalarını istemelidirler. Böylece Erdoğan’ın ve Davutoğlu’nun samimi olup olmadığı anlaşılacaktır.” ifadesini kullandı. Erdoğan Mart ayında Ukrayna’dan dönerken gazetecilere Dolmabahçe’de Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala ile HDP’li Sırrı Süreyya Önder’in aynı anda açıklama yapmalarını doğru bulmadığını vurgulamış, 10 maddelik prensip mutabakatı olarak sunulan metne de itiraz etmişti. Dolmabahçe mutabakatı 28 Şubat 2015 günü Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala, HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde buluşmuş, toplantıya AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Muhammed Dervişoğlu da katılmıştı. Buluşmanın sonunda Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan’ın PKK’ye baharda silah bırakma çağrısını aktarmıştı. Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Sırrı Süreyya Önder “Zaman zaman aksamalar ve kırılmalarla yürütülen diyalog süreci resmi, ciddi ve sorumlu bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır” demişti. Hükümet kanadı adına açıklama yapan Yalçın Akdoğan ise çözüm sürecinin zor, meşakkatli, “akşamdan sabaha” bitmeyecek bir süreç olduğunu bildiklerini söylemiş ve “Silahların bırakılmasına yönelik çalışmaların hız kazanması, tam anlamıyla bir eylemsizliğin hayata geçmesi ve demokratik siyasetin bir yöntem olarak öne çıkartılması konusundaki açıklamayı önemli görüyoruz” demişti. Akdoğan sözlerini “Yeni anayasayı birçok köklü ve kronik sorunun çözümünde önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, uygulama önem taşımaktadır. Sürecin ete kemiğe bürünmesi, somut gelişmelerin yaşanması önemlidir. Bu çerçevede iyi niyetli, samimi, kararlı bir şekilde sürece sahip çıkılması, tüm kesimlerin katkıda bulunmak için taşın altına elini koyması, zorlukları kolaylaştıracaktır” diye tamamlamıştı.

Yurt Gazetesihttp://www.yurtgazetesi.com.tr/gundem/dolmabahce-carki-hdpye-takildi-h92568.html

Top