D. ALİ ERCAN: ZEP ÜÇGENİNDE

image

PARA VE ENERJİ

Değerli arkadaşlar, Yaşam ancak enerjiyle mümkündür… Canlı Organizmalar sistem işleyişi ve hareket için enerjiye gereksinim duyarlar. Gezegenimiz için Enerjinin temel kaynağı (yani tüm kaynakların kaynağı) merkez Yıldızımız Güneşimizdir. Ancak insanlık henüz Merkez Yıldızın enerjisini “doğrudan” kullanabilecek üçüncü Uygarlık düzeyine gelemediğinden (şimdilik hayvanların bir üstü, ikinci düzeydeyiz) yoğun olarak Güneş enerjisinin ikincil dönüşüm türevlerini, ağırlıklı olarak Hidro-karbon (fosil) yakıtları ve kısmen de hidrolik ve Külek enerjisini kullanıyor. “Kullanmak” diyorum, çünkü “Enerji tüketimi” yanlış bir kavramdır. Enerji tüketilemez, ancak bir formdan başka bir forma dönüştürülür.

Enerji, Isı ve İş kavramları, farklı ölçüm birimlerinde (Joule, calorie, kWh..) ifade edilseler de, eşdeğer kavramlardır; dolayısıyla ne kadar çok enerji kullanılırsa o kadar çok iş yapılabileceği, özellikle Ekonomik anlamda o kadar çok üretilebileceği algısını yaratıyor. Gerçekten de Ülkelerin Milli Gelirlerine (GDP) ve kullandıkları Enerji miktarına bakıldığında yaklaşık böyle bir görüntü var, ama doğrusal ilintiyi bozan bir başka faktör araya giriyor: “Enerji verimliliği”

Bugün için 7,5 milyarlık Dünyada insanlık toplam ilksel enerji olarak (dörtte üçü fosil yakıtlar olmak üzere) yılda 570 ExaJoule enerji kullanıyor. Bunun karşılığında yaratılan Dünya GDP toplamı ~ 78 trilyon dolardır; yani ortalama 1 Dolar Gelir için 7,3 Mega Joule enerji kullanılıyor demektir. Dünyada birey başına Gelir ortalaması 10400 dolardır. (Nüfusun %15 i Gelirin yarısını alıyor)

Gelişmiş Ülkelerin enerji verimlilik ölçütü 3-5 MJ/$ arasındadır. (veya 200$/GJ üzeri) Enerjiyi en verimli şekilde kullanan, en az enerji ile en çok üretim yapabilen, kazanç sağlayan Ülkeler olarak (Nüfusu 10 milyondan az, küçük gelişkin Ülkeleri saymazsak) 10 gelişkin Ülke, İngiltere, Almanya, Fransa, Japonya, Avustralya, Hollanda, Belçika, İtalya, İspanya ve ABD öne çıkıyor. Türkiye’nin enerji verimlilik ölçütü ise 7,6 MJ/$  (132 $/GJ) dır. (Türkiye’de birey başına ortalama gelir 9 bin $ görünüyor)

2010-2017 arasındaki TL/$ Paritesine baktığımızda (dolardaki enflasyonu da hesaba katarak) Türk Lirasının yılda ortalama %15 değer kaybettiğini görüyoruz. Yurt içi üretimimiz de yaklaşık 2/3 oranında ithalata (ağırlıklı olarak ithal enerjiye) bağımlı olduğundan, sonuçta TL nin %15/yıl değer yitimi (0,15 x 2/3)  %10 enflasyon doğuruyor… Nüfusu Dünya nüfusunun binde 11 i, buna karşı (yenilenmeyen) enerji kaynakları binde 2 kadar olan, dolayısıyla %80 oranında dışarıya bağımlı olan Türkiye, Dünyada Enerjisi yetersiz ilk 10 Ülke arasındadır.

image-1

Bu grafik Türkiye’nin 2000 yılı sonrası enerji ithalatını (Kömür, petrol, doğal gaz) varil birim eşdeğerinde gösteriyor.
Değerli arkadaşlar,  Tüm Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Sosyal ve ekonomik problemlerin çözümü öncelikle

 

Nüfus artışını durdurmak, hatta geriye çevirmek,

Yenilenebilir (Güneş, Külek, Hidrolik) Enerji Kullanımına ağırlık vermek ve

Enerji verimliliğini yükseltmek, israfı önlemekten geçiyor

 

Bu önlemler alınmadığı sürece, yeterince üretemeyen bir “Tüketim toplumu” haline getirilmiş Türkiye’nin borcu kaçınılmaz şekilde gittikçe artacak, iki haneli Enflasyonla yaşamaya mecbur kalacaktır. Şimdilik Milli Gelirin %60 ı oranında, 430 milyar dolar olan dış borcumuz (Ana para + Faiz) her gün 100 milyon dolar artıyor. Kaygılarımla.

Top