Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106’ncı Yıl dönümü

Emperyalistlerin, yenilmiş, gururu kırılmış bir biçimde ve hayâllerini denize gömerek Anadolu’dan çekilmek zorunda kaldıkları “Çanakkale Deniz Zaferi”nin 106’ncı yıl dönümündeyiz.
18 Mart 1915 tarihinde Cevat Paşa’lar, Yzb. Nazmi’ler, Yzb. Hakkı’lar, Seyit Onbaşı’lar emperyalistlerin deniz saldırısını püskürtmüş ve Çanakkale Boğazı’nı geçilmez kılmışlardı. 25 Nisan 1915’te başlayan kara savaşlarında ise Yarbay Mustafa Kemal, yurdun dört bir bucağından kopup gelmiş ve teyemmüm abdesti alarak, kefen gömleği giymiş olan vatan evlatlarıyla birlikte 261 rakımlı tepede, Conkbayırı’nda, Arıburnu’nda ve Anafartalar’da destansı bir mücadele vermek suretiyle Çanakale’yi karadan da geçilmez kılmışlardı.
Dökülen kan ve verilen canlarla tarihin sayfalarına kazınmış olan bu mücadele, Türk’ün onur, gurur, namus ve bağımsızlığını kurtarmak için verilmiş, ona Osmanlı’nın son dönemlerinden itbaren arayışı sürdürülen ve tarihsel kökeni milat öncesine uzanan öz benliğine, Türk kimliğine kavuşacağı günlerin zeminini hazırlamıştır.
Çanakkale Zaferi, şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın benzetmesiyle, Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde, yine emperyalistlere karşı verilen ve üç yıl, üç ay, yirmi iki gün devam eden Milli Mücadele’den sonra, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu yeni devletin “önsözü”dür.
Danıştay’ın, Devlet Madalyaları’ndan Atatürk kabartmalarının çıkarılmasını, ayrıca 1933’ten beri ilköğretim öğrencileri tarafından okunan, bizim de göğsümüzü kabartarak okuduğumuz ve herhangi bir etnisiteye vurgu yapmayan, salt Türk çocuğuna soylu geçmişini, bugün takınması gereken tutum ve davranışları anımsatan ve onun geleceğine ilişkin yön belirlemesi yapan “Andımızın” kaldırılmasını kararlaştırdığı bugünler – ne yazık ki – geniş kitlelerin “18 Mart Çanakkale Zaferi” coşkusuna gölge düşürmektedir.
Ancak gölgeler geçici olup, düştükleri yerleri er ya da geç terk ederler. Ayrıca kan akıtıp, bedel ödenerek yazılan tarih sayfalarını ve o tarihi yapanları sürgit gölgelemenin de tarih bilinci ışıdıkça olanaksız olduğu bilinmelidir.
Sürdürülmekte olan yersiz ve gereksiz çabalar yüreklerimizi sıkıştırmış olsa da, “Çanakkale Deniz Zaferi”nin 106’ncı yıldönümündeki gurur coşkunuzu paylaşıyor, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’yi denizden ve karadan geçilmez kılıp, şehit düşen tüm “Çılgın Türklerin” anıları önünde saygı ile eğiliyor, onlara Allah’tan rahmet diliyoruz.

Doç. Dr. İhsan Tayhani
18 Mart, 2021 / Lefke

Top