Bir Daha Hiroşimalar Yaşanmasın!

Hiroşima ve Nagazaki faciasının 70. Yıl dönümünde

Nükleer çağın kısa bir dökümü

 

70 yıl önce ABD, Japonya’nın iki kentine,  6.Ağustos.1945’te  Hiroşima‘ya ve 3 gün sonra da  Nagazaki‘ye, birincisi 15 bin ton, ikincisi 20 bin ton TNT eşdeğeri olan ve 3 km. çapındaki bir alan içerisinde her şeyi yakıp yıkan 2 atom bombası attı.  Bu iki saldırıda 200 bine yakın insan öldü.* Bu insanların  yaklaşık yarısı hemen birinci günde yanarak öldüler; geri kalanı yanık yaraları ve çoğu da radyasyon etkisiyle oluşan kanserden 1-2 yıl içerisinde öldüler.

Atomic_bombing_of_Japan

Atom bombalarının, Hiroshima (solda) ve Nagasaki (sağda) üzerinde yükselen bulutları (pilotlar tarafından çekilmiş orijinal fotoğraflar)

Japonya 2.Eylül.1945 te Müttefik Kuvvetlere  (USA, Kanada, UK) koşulsuz teslim oldu. (Almanya 3 ay önce teslim olmuştu).  Böylece, Adolf Hitler’in başında bulunduğu Almanya tarafından 1.Eylül.1939’da Polonya’nın istila edilişi ile başlayan ve 6 yılda, yarıdan çoğu siviller olmak üzere, yaklaşık 80 milyoninsan zayiatına neden olan korkunç savaş da resmen bitmiş oluyor ve Dünya yeni bir çağa, ‘nükleer çağ’a giriyordu. Bu dramatik yeni başlangıçla birlikte,  ABD emperyalizmi dizginlenemez militarist yükselişini sürdürmeye başladı…

Kore, Vietnam, Afganistan ve Irak Savaşlarında ve Dünyanın dört bir yanındaki -anti kapitalist devrimci hareketleri- bastırmakta kullanılan ABD silahlı kuvvetleri, Dünyadaki bütün Ülkelerin askeri güçlerinin toplamına eşdeğer güçte büyük bir Savaş makinesidir.  

unnamed (4)

Japon  Dışişleri Bakanı Mamoru Şigemitsu, ABD Savaş Gemisi USS Missouri üzerinde, ‘Kayıtsız-Şartsız Teslimiyet’Belgesini imzalıyor.. 2.Eylül.1945 

 

Artık bundan sonraki Savaşlarda, özellikle Nükleer silahların kullanılacağı savaşlarda askerlerden çok sivil halk kitlelerinin ölümle karşı karşıya kalacağı anlaşılmış oldu.  Bu nedenle, Fizikçi Albert Einstein  muhtemel bir Nükleer Savaş sonrası insanlığın düşeceği perişan duruma vurgu yaparak,“Üçüncü Dünya savaşından sonraki savaşlar herhalde taş ve sopalarla yapılır” demişti…

unnamed (5)

6.Ağustos.1945 te Hiroşimaya atılan ~15 kTon TNT eşdeğeri  Uranyum Bombasında (Little Boy) 64 kg. U-235 kullanılmıştı. Bombanın toplam ağırlığı 4400 kg.

 unnamed (6)

9.Ağustosta Nagazakiye atılan ~20 kTon TNT eşdeğeri Plutonyum Bombasında (Fat Man) 6,2 kg. Pu-239 kullanılmıştı. Bombanın toplam ağırlığı 4700 kg.

ABD’nin 1942-46 arası gizli olarak sürdürdüğü “Manhattan Projesi”nde  (Atom Bombası yapım Projesi)  görev alan Robert Oppenheimer, Enrico Fermi, Ernest Lawrence, James Chadwick… gibi dönemin ünlü fizikçileri  16.Temmuz.1945 te başarıyla gerçekleştirdikleri nükleer denemede (Trinity Deneyi) Nükleer Bomba dehşetinin de yakından tanığı oldular.

Parçacık hızlandırıcısı “Siklotron”u icadından ötürü Nobel ödülü almış olan Ernest Lawrence, Japon elçisinin de yapılacak Nükleer deneye davet edilmesini, Elçinin Nükleer bombanın gücünü bizzat  görmesini, dehşetini bizzat yaşamasını istemiş ve böylece bombanın Japonya Kentlerine atılmasına gerek kalmadan, Japonya’nın teslimiyete ikna edilebileceğini, Savaşın daha az insan zayiatı ile sonlandırılabileceğini söylemişti. Ne yazık ki Lawrence’in bu insancıl önerisi Amerikan yönetimince  kabul görmedi ve Roosevelt’in ani ölümü sonrası Başkan olan Truman Japonya’ya Nükleer bomba atılmasına onay verdi.

unnamed (7)

İlk Atom Bombasını Marina adalarındaki ABD üssünden Japonya’ya (~2500 km) uçuran Pilot Paul Tibbets,  annesinin adını (Enola Gay) taşıyan B-29 Uçağının önünde. (Boing yapımı bombardıman uçağı)

 

O günden bu yana 70 yıldır barış amaçlı olsun, savaş amaçlı olsun nükleer teknolojiler  sürekli geliştirildi (genelde her savaş amaçlı teknolojiye ‘Ulusal Güvenlik amaçlı’ şeklinde bir kılıf geçirilir)… Yaklaşık dörtte biri Atmosferde, diğerleri yer altında olmak üzere 2 binin üzerinde Nükleer denemegerçekleştirildi. Bu denemelerin en büyüğü Rusya tarafından gerçekleştirildi. Rusya’nın 1961 de Patlattığı Çar Bombası 50 Mega Ton (210 PJ) gücünde bir Hidrojen bombası idi. Sivil alanlarda da nefes kesen teknolojik gelişmeler ardı ardına geldi.

Tomografi Cihazı

unnamed (12)

 

Tarımda ve Tıp alanında insan sağlığına yararlı nükleer teknikler (Sterilizasyon, Röntgen, MR, Tomografi, SPECT, PET, Radioterapi… ) çağımızın vazgeçilmezleri oldu. Bunun yanı sıra Elektrikenerjisi üretmek için, toplam 370 GWe gücünde, 400 den fazla Nükleer santral inşa edildi. Dünya’daki tüm Nükleer santrallerin dörtte biri (güç olarak üçte biri) ABD de bulunuyor. Gerçi bu santraller Dünyanın elektrik ihtiyacının yaklaşık %15 ini karşıladı, ama Elektrik üretiminin yanı sıra, “yan ürün” olarak, Nükleer bomba yapımında kullanılabilecek Plütonyum da elde edildi.

~0,2Ton/GW.yıl  ölçeğinde, yani 1000 MW gücündeki bir nükleer reaktörde bir yılda kabaca 200 kg. Plütonyum elde edilebiliyor; örneğin Yap-işlet modeline göre Mülkiyeti Rusya’nın olan 4800 MW gücündeki Mersin-Akkuyu Nükleer santralı da teorik olarak, bir yılda her biri 150 bin Ton TNT gücünde 16 nükleer bombaya yetecek miktarda, 960 kg. Plütonyum üretebilecektir. (Tabii Nükleer patlayıcı üretmek için illa Nükleer santral olması gerekmiyor.)   Şimdiye kadar Dünya nükleer reaktörlerinde patlayıcı olarak kullanılabilecek nitelikte muhtemelen ~1000 ton Pu-239 elde edilmiş olmalı. Yüksek enerjili  a-ışını (alfa) salarak bozunan (Yarılanma süresi 24 bin yıl) ve radyasyon etkisinden çok kanserojen ‘toksik’ etkisiyle tanınan bu yapay element Plütonyum’un parasal değeri yaklaşık milyon$/kg.dır.

Bugün Dünyada Nükleer silahlara sahip olan ve “Nuclear Powers”  olarak tanınan 8 Ülke var… (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan, K.Kore) bunlara 100 kadar nükleer başlık sahibi olduğu bilinen İsrail’i de eklemek lazım. ABD nin fisyon tipi (Uranyum-235 veya Plutonyum-239 atom çekirdeklerinin parçalanması ) Nükleer patlamayı gerçekleştirmesinden 4 yıl sonra, 1949 yılında Rusya da Atom bombasını patlattı. Rusya’nın Atom programının başında ünlü Rus fizikçileri Andey Saharovve İgor Kurçatov bulunuyordu.  Arkasından İngiltere, Fransa ve Çin Atom Bombalarını patlattılar…

 

1952 yılında ABD ilk Füzyon tipi (döteryum ve trityum atomlarının birleşerek Helyum atomunu oluşturması) Termo-nükleer bombayı patlattı. Halk arasında Hidrojen bombası olarak da bilinen bu daha yüksek enerjili Bomba, Atom bombası olarak bilinen bombadan kat be kat daha güçlü bir bombadır… Bunun üzerine diğer 4 Ülke de hemen harekete geçti ve ardı ardına bu zor teknolojiyi başararak Termo-nükleer kulübe üye oldular… (Termonükleer bombanın patlaması için gerekli tetikleme enerjisini küçük bir nükleer bomba sağlıyor)

1970 ten bu yana Dünyada artık 5 “Super Nuclear Power”  Ülke var.  Ve 24.10.1945 yılında kurulmuş Birleşmiş Milletlerdeki 193 eşit üye Ülke arasında bu 5 ülke “diğerlerinden daha eşit” olarak daimi “veto” hakkına sahip oldular.  İşe en geç başlayan Çin en becerikli çıktı; normal Nükleer Bomba yapımından 3 yıl sonra, Fransa’dan 1 yıl önce, Termo-nükleer Bomba imalini başardı.

 

Ülke AtomBombası HidrojenBombası
ABD 1945 1952
Rusya 1949 1953
UK 1952 1957
Fransa 1960 1968
Çin 1964 1967

 

Aslında Anayasaları izin verse (ve isteseler) 2.Dünya savaşının yenik Ülkeleri Japonya ve Almanya da bu listeye çoktan dâhil olabilecek düzeyde Bilimsel ve Teknolojik olanaklara sahip Ülkelerdir. Son zamanlarda Uluslar arası önemli yaptırım kararlarında, “5+1” şeklinde bir diplomatik formülasyonla, artık Almanya da 5-li Veto Grubuna dâhil ediliyor.

 

Özetleyecek olursak,

  1. Dünya Savaşı tüm İnsanlık için çok pahalı bir ders oldu. İnsanlık sadece Nükleer dehşeti değil, kimyasal silah dehşetini de yaşadı. Genel geçer kanaat o ki, yeni bir küresel (nükleer) savaşı engelleyecek küresel (nükleer) denge artık kurulmuştur; o nedenle bir nükleer savaş olasılığı çok düşük görünüyor.

Ama  yeni dönemde yeni risklerle karşı karşıya kalındı;

1-Nüfus Patlamasının ve Savurgan Tüketimin Çevre Felaketine yol açan kirlilik ve yıkım etkisi, ağırlıklı olarak fosil yakıt kullanımından kaynaklanan Olumsuz iklim değişikliği (küresel ısınım, su baskınları, kuraklık, açlık, susuzluk, hastalıklar…)

2-Gelir dağılımında gittikçe artan adaletsizlik (Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir oluşu) ve küresel Yaşam kaynaklarının dengesiz dağılımı, sonuçta kaos, göç, terör, bölgesel savaşlar…

Umarız ki,

  • Beşiğimiz ve Mezarımız olan Mavi Gezegenimizin, İnsanlık için tek barınak yeri olduğu ve bu Gezegenin çok kırılgan yaşam ortamını korumak gerektiği bilinci giderek yayılır.
  • Liberal Ekonominin Dünya yaşam kaynaklarını sömüren umursamaz Üretim furyası son bulur;
  • “tüketim toplumuna” doğru evrimleşen insanlık, çok geç kalmadan, Gezegeni yaşanamaz hale getiren savurgan yaşam tarzından vazgeçer, Nüfus artışını dizginler (kadın başına 1 çocuk) ve
  • Kapitalist ekonominin uydurduğu “Sürdürülebilir kalkınma” peşinde koşmaz, “Doğayla uyumlusürdürülebilir yaşam modeli” arayışına koyulur.

Aksi takdirde bu yüzyıldaki kıyım 2. Dünya savaşını 50’ye katlayacaktır…

unnamed

 

 

 

________

*1915 te Çanakkale boğazını, Gelibolu yarımadasını savunan Türk askerlerinin üzerine İngiliz ve Fransız donanmalarından yağdırılan ve yaklaşık 100 bin askerimizin ölümüne neden olan konvansiyonel (klasik) bombalar da toplamda 1-2 Hiroşima bombası eş değerindeydi…

15 kT Nükleer Bomba demek, Patladığı zaman 15 bin ton TNT patlamasına eşdeğer yıkım gücü (ısıl enerji) ortaya çıkaran bomba demektir… Nükleer bombaların ayrıca çok tehlikeli, mutasyon ve kanser yapıcı, ışın (radyasyon) etkisi vardır.

TNT patlaması ile (yani Dinamiti oluşturan moleküllerdeki Atomların ayrışmasıyla) ortaya çıkan güce aslında “Atom bombası”, Atom Çekirdeklerinin bölünmesi ile ortaya çıkan güce de “Nükleer Bomba” demek gerekirdi. 1 kg. U-235 ‘in nükleer parçalanmayla teorik olarak 75 trilyon Joule (75 GJ) enerji açığa çıkar. 1 kg. TNT patlamasında 4,2 milyon Joule (4,2 MJ) enerji açığa çıkar; dolayısıyla, “Nükleer Güç,  Atom gücünün yaklaşık 17 milyon katıdır” diyebiliriz, (17 kTon/kg)ancak pratikte Atom çekirdeklerinin % 1-20 kadarı zincirleme reaksiyona girer; ve diğer teknolojik kısıtlar nedeniyle Nükleer bombaların teorik etki/kütle üst sınırı vardır: ~ 6 kTon/kg

Bu gün Dünyada, yüzde 90 kadarı ABD ve Rusya envanterinde olmak üzere, her biri ortalama 150 kTon gücünde, yaklaşık 16 bin Nükleer Başlık bulunduğu sanılıyor. Hiroşima bombasından on kat daha güçlü fakat yüz kat daha kompakt olan bu başlıkların dörtte biri her an için kullanıma hazır bekliyor. Kısacası, kullanım riski tamamen sıfırlanmıştır” diyemeyeceğimiz Nükleer silahlar tüm insanlığı bir kaç defa öldürecek güçtedir; bunun yanında bir o kadar da konvansiyonel silah gücünü hesaba katmak gerekir.

 2. Dünya Savaşındaki Ülkelerin Liderleri

unnamed (9)

W.Churchill 1874-1965 unnamed (8)

F.D.Roosevelt 1882-1945

unnamed (14)

H.S.Truman 1884-1972

unnamed (13)

J.Stalin 1878-1953 unnamed (10)

A.Hitler 1889-1945unnamed (11)

Hirohito1901-1989

Prof. Dr. D. Ali ERCAN
ADD Bilim Danışma Kurulu Başkanı

 

Top