BİR ASIRLIK DAVA, 30 YILLIK ONURLU YÜRÜYÜŞ

Aziz Milletimiz;

Saygın Örgütümüz;

 

2018, yılını geride bırakıyoruz. Yepyeni umutlarla ve daha büyük bir mücadele azmiyle 2019, yılına merhaba diyoruz. 2019, yılının tüm insanlığa huzur, sağlık, barış ve mutluluk getirmesini temenni ederiz.

 

2019, aynı zamanda, bir asırlık mücadelenin, Atatürkçü Düşünce’de somutlaştığı ve toplumun bu yöndeki tüm beklentilerinin karşılanacağı bir ATILIM YILI olacaktır.

 

Milletlerin tarihinde özel öneme sahip dönüm noktaları vardır. 1919, Milletimizin geçmişinde bu önemde bir yıldır…

 

Osmanlı Devleti’nin parçalanmasına yönelik antlaşmalar ve Türk Milleti’nin kendi öz yurdunda “esir” duruma düşürülmesini amaçlayan işgaller, 1919 yılında olmuştur. 15 Mayıs 1919’da emperyalist güçlerin desteğindeki Yunanlıların İzmir’i işgal etmesi, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı 1919’un önemini arttırmaktadır.

 

Büyük Kurtarıcı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün eşsiz liderliğinde Milli Kurtuluş Stratejisi’nin tayin edildiği yıl da 1919’dur. Amasya Genelgesi’nin yayımlanması; Erzurum ve Sivas Kongreleri’nin toplanması; en sonunda da Ankara’nın Milli Mücadele’nin merkezi olarak belirlenmesi Milli Kurtuluş Stratejisi’nin aşamalarıdır.

 

2019, ATATÜRK’ün liderliğinde Milli Mücadeleye başlamamızın 100. yılıdır. Yani, bize göre mücadele bitmemiştir. Sürmektedir. Sürecektir. Büyük ATATÜRK bedenen aramızda değildir. Ancak, devrim ve ilkeleriyle, uygulamalarıyla ve söylemleriyle Türk Milleti’nin değişmez tek lideridir. 1919’da Millet olarak nelerle, kimlerle ve hangi tehditlerle karşılaşmışsak, bugün de aynı tehditler, aynı güçler, aynı projeler ve aynı operasyonlarla karşı karşıyayız. Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti üzerine tezgâhlanan senaryolar son bulmamıştır. Emperyal niyetler ve sinsi projeler hâlâ gündemdedir. Atatürk’ün kurduğu; laik, demokratik, üniter, sosyal ve hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti hedeftedir. Rejim değiştirilmiş, dönüştürülmüştür. Demokratik ve çoğulcu parlamenter sistem ortadan kaldırılmıştır. 1919’da başlayan süreçle saraydan alınarak Millete verilen ve “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Ulusundur” sözüyle taçlandırılan ulusal egemenlik tekrar saraya alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti siyasi ve iktisadi bağımsızlığını yitirmiş; toplumumuz, ayrıştırıcı fay hatlarına sıkıştırılmıştır.

 

1919’da Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün başlattığı Milli Mücadele Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kuruluş ve temel varlık nedenidir. Dolayısıyla hepimiz bir asırlık davanın neferleriyiz. 19 Mayıs 1989’da Devrim ve Demokrasi Şehidimiz, Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer AKSOY’un başkanlığında yola çıkan Atatürkçü Düşünce Derneği, 2019’da 30. kuruluş yıl dönümünü coşkuyla kutlayacaktır. Atatürkçü Düşünce Derneği; kuruluş amaç, hedef ve söylemleriyle Türk Milleti’nin gerçek rehberidir. Önce Kurucu Genel Başkanını, sonra Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK, Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI ve Necip HABLEMİTOĞLU gibi değerli üyelerini şehit veren Derneğimiz; isimsiz emekçilerini de dava uğruna şehit vermiştir. 12 Kasım 1999’da İstanbul Bağcılar Şubemizin kıymetli emektarı Şükrü DEMİRKÜREK’in hunharca katledilmesi, bunun en unutulmaz örneğidir.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kuruluşundan bugüne davaya hizmet eden ve aramızdan ayrılan tüm büyüklerimizi, kurucularımızı, yoldaşlarımızı saygıyla, minnetle ve şükranla anıyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin başarısı için çaba harcayan tüm üyelerimize içtenlikle sevgilerimizi, saygılarımızı yineliyoruz.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği, tarihsel sorumluluğunun bilincindedir. Çalışmalarına ve yoluna bu anlayışla devam etmektedir. 1919, mücadelemizin başlangıcı ve 2019, mücadelemizin zafer yılı olacaktır.

 

Türkiye, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin tüm baskılara, tüm engellemelere ve tüm operasyonlara rağmen 30 yıllık onurlu yürüyüşünü alkışlamaktadır. Bizler, bir asırlık bir büyük davanın temsilcileriyiz. Demokrasimize, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne, sanata, sanatçıya, bilime, bilim insanına, yazara, çizere, düşünürlere velhasıl bütünüyle ülkemize sahip çıkacağız. Her ne pahasına olursa olsun bedel ödeyeceğiz, baş vereceğiz, can vereceğiz fakat asla geri adım atmayacağız.

 

Yeniden Atatürk’ün kurduğu esaslara sahip bir Cumhuriyeti ve yeniden çoğulcu demokratik parlamenter sistemi hep birlikte inşa etmek zorundayız. Bunun yöntemi bellidir. Stratejisi nettir. ATATÜRK gibi düşüneceğiz ve ATATÜRK CUMHURİYETİ’nin kurucu değerlerine geri döneceğiz. Halkımızla birlikte, omuz omuza, büyük bir dayanışmayla, 1919 ruhuyla, inancıyla ve kararlığıyla 2019’u inşa yılı haline getireceğiz.

 

Biliyoruz ki “mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele!”

 

Bu duygu ve düşüncelerle, bu inanç ve kararlılıkla Aziz Milletimizin ve Saygın Örgütümüzün yeni yılını içtenlikle kutluyoruz.

 

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

GENEL YÖNETİM KURULU

Top