BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Karşıyakalılar,
9 Ocak tarihinde eski adı Yamanlar Koleji olan Şehit İlhan Varank İmam Hatip Lisesi’nde yaşanan bir olay üzerine burada toplanmış bulunuyoruz. Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan, Nakşibendi Tarikatı’nın İsmailağa Cemaati’ne mensup Ahmet Mahmut Ünlü’nün katıldığı bir toplantıda salonda bulunan Atatürk resminin üstüne sözde konferansı düzenleyen Sıla Vakfı’na ait bez parçası örtüldü. Böylece, etkinliğe katılan yobaz takımı Atatürk’ün görme eziyetinden kurtulmuş oldular.
Değerli Karşıyakalılar,
15 Temmuz 2016 tarihindeki hain FETÖ kalkışmasından sonra KHK ile kamulaştırılan ve adı değiştirilen Yamanlar Koleji, Fetullah Gülen’in İzmir’deki en önemli karargahıydı. Açılan davalardan öğreniyoruz ki, Türkiye’den kaçmadan önce Fetullah, burada özel toplantılar yapmış, örgütünü buradan yönetmiş. Sonrasında da müritleri burayı bir merkez olarak kullanmayı sürdürmüşler.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, 15 Temmuz’dan sonra el konulan bu okul, ihtiyaç olmadığı halde öğrencisi az imam hatip okullarından birisine dönüştürüldü. Adı da değiştirildi. Ancak, bir eğitim yuvası olması gereken bu okul, gerici etkinliklere ev sahipliği yapıyor.
Biz, Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Atatürk’ü ve milli değerlerimizi anlatacağımız, tanınmış değerli bilim adamlarının katılacağı konferanslar için devlet okullarına giremiyoruz. Geçmişte, Karşıyaka’da önemli bir sorun olduğu hem resmi makamlarca hem de kamuoyunda dile getirilen uyuşturucu konusunda gençleri aydınlatmak için okullarda konunun uzmanları tarafından verilecek konferanslar düzenlemek istedik. İzin alamadık. Ancak, görüldüğü gibi, Atatürkçülere kapalı olan okullar, yobaz takımına sonuna kadar açık.
Bu Sıla vakfı, bu izini hangi makamdan aldı? Okulun salonunu dolduran sarıklıları, cübbelileri hangi makam bir eğitim yuvasına kabul etti? Anayasası’nda hala devletin laik olduğu yazılı olan Türkiye Cumhuriyeti’nde bu uygulamanın sorumluları kimlerdir?
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak bu soruların yanıtlarını bekliyoruz. Takipçisi de olacağız.
Tekrar, olaya dönersek; salonda bulunan büyük boy bir Atatürk resminin üzeri kapatılıyor. Türk bayrağına ise dokunulmuyor. Aslında, bu yobaz zihniyet Türk bayrağını kapatmaya cesaret edememiş. Yoksa, Atatürk’e karşı olan zihniyet, bağımsızlığımızın simgesi olan bayrağımıza da karşıdır. Emperyalistlerin yere attığı bayrağımızı, tarihin ilk bağımsızlık savaşı ile ait olduğu onurlu yere çıkaran Mustafa Kemal Atatürk değil midir? O’na yapılan saygısızlık bayrağımıza yapılan saygısızlık değil midir?
15 Temmuz 2016’daki FETÖ kalkışması sonrası AKP Genel Merkezi’ne devasa bir Atatürk resmi asıldığını görmüştük. O gün Atatürk’e sığınanlara anımsatmak isteriz: Atatürk bir muska değildir. Atatürkçülük bilimdir, akıldır. Başımıza gelen musibetleri defetmek için kullanacağımız bir unsur değil, musibetlerden uzak olmak için izleyeceğimiz bir yoldur, anlayış ve yaşam biçimidir.
Değerli basın mensupları, saygıdeğer Karşıyakalılar,
Atatürk’ün dediği gibi Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, mensuplar memleketi olamaz, olmayacaktır. Zaman geriye çevrilemeyecek, Türkiye Cumhuriyeti uygar uluslar ailesi içinde hak ettiği
yeri alacaktır. Yobaz takımını uyarıyoruz: Bu ülkede dini inancının gereklerini yerine getirmek isteyenler engel yoktur. Ancak, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete karşı olanların sonu hüsrandır. Başta İzmir Valisi olmak üzere yetkilileri uyarıyoruz: Açık suç niteliğinde olan bu tür etkinliklere izin vermeyin, devlet kurumlarını hele hele okullarımızı gericiliğe teslim etmeyin.
Medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki ona karşı olanları yakar, mahveder. Siz mahvolanlardan olmayın. Bu topraklarda Mustafa Kemaller yenilmez. Yaşasın Cumhuriyet!

Top