Başkanlık Sistemi İşte Budur!

Türkiye’nin şimdilerde en büyük sorunu(!) başkanlık sistemi ya…

O nedenle, ülkemiz adına büyük ihtiyaç olarak(!) görülen bu sihirli sistemle ilgili, görüşlerimizi kaynak belirterek sizlerle paylaşmak isteriz…

Bilindiği gibi başkanlık sistemi denince ilk akla gelen ülke ABD’dir…

Yana yakıla milletçe kavuşmak istediğimiz(!) bu sistemi, ABD bazında ele alarak okurlarımızı bilgilendirmek, aydınlatmak için masaya yatıralım.

*** *** ***

Başkanlık sistemi, acaba gerçekten demokratik ve halka yararlı bir yönetim biçimi midir?

ABD yönetimine ve başkanlık seçimlerine mercek tutarak konuyu, irdelemeye çalışalım.

*** *** ***

Şu bir gerçek ki, ABD başkanlık seçimleri, her zaman tüm dünyanın ilgisini çeker. Öyle ki sanki dünyanın başkanı seçiliyormuşçasına ilgi görür.

Dünya halklarının çoğunluğunda sanılır ki; ABD başkanlık seçimleri son derece demokratik bir uygar seçimdir… oysa demokratik olmakla hemen hemen hiç ilgisi yoktur…

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), Amerikan kongresini oluşturan Temsilciler Meclisi ile Senato seçimleri, ayrıca 50 federe devletin yerel meclisleri için seçimler yapılır.

ABD’deki yapılanma bilinenin aksine, 50 eyaletten değil 50 devletten oluşur. Bu devletler Amerika Birleşik devletlerini oluştururlar…

*** *** ***

Seçimlerin halk oy veriyor diye, demokratik olduğu asla söylenemez. Çünkü seçimlerde patron ve mafya ilişkileri sıkça egemendir.

Amerikan tarihinin tüm adaylık yarışmalarında başkanlık seçimlerinde oylamalara gölge düşüren ve oldukça sık rastlanan kirli oyunlar, yolsuzluklar ve rezaletler sıkça yaşanmış ve yaşanmaya devam etmekte…

*** *** ***

Öncelikle şunu belirtelim.

Amerikan yürütme erkinin başındaki kişi yani başkan, yasa yapan meclis üyeleriyle birlikte yani aynı zamanda seçilmez.

Görev süreleri aynı değildir.

Başkan 4 yıl için, yeniden aday olursa ikinci dört yıl, Temsilciler Meclisi üyeleri ikişer, senatörler de altışar yıl için seçilirler.

Bu çeşitli seçimlerin seçmenleri yani seçicileri de aynı değildir.

Siyasal düzenin güç varlığı, kendi meclis üstünlüğüne dayanmaz

ABD yönetiminin (iktidarının) kriz nedeniyle düşürülmesi söz konusu değil…

Güven ya da güvensizlik oyu diye bir şey yoktur.

Beyaz saraydaki iktidar, belirlenmiş süreler dışında hiçbir şekilde değişmez, düşürülemez… Yurttaş her hâlükârda 4 yılın sonunu beklemek zorundadır…

*** *** ***

Amerikan siyasetine egemen olan iki parti var.

Cumhuriyetçiler ve demokratlar…

Kuşku yok ki, bu siyasal düzende en büyük ödül ABD başkanlığı.

4 yılda bir gerçekleşen başkanlık seçimi tüm seçimlerin içinde en önemlisi.

Belirttiğimiz gibi Amerika’da başkan halk tarafından doğrudan seçilmiyor…

Her federe devlet, kendi temsilcilerinin ve senatörlerinin sayılarına eşit “seçici” belirliyor, bunlar kendi yörelerinde bir araya geliyor, ABD başkanı ve başkan yardımcıları için oy kullanıyorlar.

Sonuçlar ulusal başkent Washington’a yollanıyor ve oylar Kongrede açılıyor.

*** *** ***

Başkanın görev süresinin tamamlamadan ayrılmasıyla, yerine o sürenin bitimine kadar, seçilmiş olan başkan yardımcısı geçer.

Seçilen başkan yürütme erkinin başıdır.

Ulusun dış ilişkileri, diplomasinin yürütülmesi, uluslararası antlaşmaların (Senato’nun üçte birinin onayıyla) yapılması, yüksek rütbelilerin (gene Senato onayıyla) atanması ve silahlı kuvvetler başkomutanlığı onun yetki ve denetimindedir.

Kongreden gelen yasayı veto etme, yani yasama meclisinin kararına “olmaz” deme yetkisi var.

Bu yetki ancak her iki alt-meclisin üçte-iki oyuyla aşılabilir.

Başkan Kongre’yi özel toplantıya çağırabilir, ona izlenecek siyaset önerilebilir.

*** *** ***

Amerika’daki son yılların başkanlık seçimleri, skandallarla çalkalandı. Yapılanlar süreci izleyenlerin adeta tüylerini diken diken etti.

Şu bilinmelidir ki, Amerikan başkanlık seçimleri son derece kirli oyunlarla doludur.

Oyların çalınmasından türlü ayak oyunlarına değin her türlü kepazelik utanmazca sergilenmekte…

Muhtemeldir ki, kazananlar hep, en kirli oyunlara başvuranlar oluyor…

*** *** ***

ABD Başkanlık seçimlerinde yaşanan son örnek…

Cumhuriyetçi iki başkan aday adayı Donald trump ve Marco Rubio arasındaki basına yansıyan “penis” tartışması, yaşanmakta olan rezaletlerden en yenisi ve tazesi…

Başkanlık seçimlerinde adayların 30- 40-50 milyon dolarları bulan seçim harcamaları yapmaları kaçınılmaz.

Amerikan başkanlık seçimleri hiçbir zaman bir bilgi, bir deneyim ve akılcı öneriler yarışı değil.

Seçimler, gitgide azgınlaşan yolsuzlukların, yasaları hiçe sayan haksızlıkların, dürüstlükle bağdaşmayan saldırganlığın ve görülmemiş skandalların yaşandığı rezalet ortamıdır.

Başkan adaylarının seçim savaşımında birbirine yönelttikleri kimi suçlamalar ve sıfatlardan bazıları şöyle:

Yumurta kafalılık, maymun suratlılık, salaklık, kumarbazlık, içki kaçakçılığı, sarhoşluk, asker kaçkınlığı, dalaverecilik, paranoya hastalığı, eşcinsellik, dinsizlik, komünistlik, adam öldürmek…

*** *** ***

Sevgili okurlar…

Yukarıda sizlere aktardıklarımız için, bize önemli ve değerli bir kaynak olan Prof. Türkkaya ATAÖV’ün 2010 yılında İleri Yayınları’ndan çıkmış olan “Amerikan Başkanları – Amerikan Başkanlık Seçimlerinde yaşanan rezaletler” kitabını, ülkemizde başkanlık sisteminin, adeta kara sevda boyutunda yaşandığı şu günlerde, yurttaşlarımıza hararetle tavsiye ederiz.

Son sözümüz:

UYAN TÜRKİYE!

Burhan ÖZBEY – 07 Mart 2016

Top