AYDINLANMA SAVAŞÇISI: BAHRİYE ÜÇOK

      Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin ilk kadın akademisyeni, tarihçi, siyaset bilimci, politikacı ve bizim de rotamızı çizmesi gereken başat yönü: Aydın.

    Bahriye Üçok 1923 Cumhuriyet Devrimi’nin ve Kemalizm’in yetiştirmek istediği kadın modelidir. Üreten kadın sadece kendi hayatını çizmekle kalmayacak aynı zamanda topluma yön verecekti. Üreten kadın, cumhuriyet aydınlanmasının bir neferi olarak Kemalist Devrim’in öncülüğünü yapacak ve yozlaşmış-yabancılaşmış gerici yığınlara karşı mücadele edecekti.  Su götürmez bir gerçektir ki cumhuriyet aydınlanmasının yarattığı bu model, gerici ve bölücü güruh tarafından hedef gösterilecek yine de mücadelesinden şaşmayacaktı. İslam dinini çağdaş ve gerçekçi bir bakış açısıyla yorumlayan Bahriye Üçok, Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen ötekileşmiş, ezilmiş ve göz ardı edilmiş ruhunu diriltmişti aslında.  Sokrates yüzyıllar öncesinden haykırmıştı insanlığa: ‘’Sorgulanmayan yaşam yaşanmaya değer değildir.’’ Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Turan Dursun, Bahriye Üçok ve nice devrim şehidi Sokrates’in çığlığını duymuştu belki de.  Daha da önemlisi ‘’Eğer bir gün sözlerim bilimle çelişirse bilimi seçin’’ diyen Atatürk’ün cumhuriyetinde yarım kalan Kemalist Devrim’in koruyucuları ve öncüleri işte bu isimlerdi.

   12 Eylül Amerikancı-faşist darbesiyle birlikte Neoliberal politikaların boyunduruğunu kabullenmiş, siyasal İslam’a alan yaratmış bir Türkiye siyasetinde sistemi sorgulayan ve ürettiklerini topluma anlatarak aydınlanmacı devrimin biçtiği sorumluluğu özümseyen Bahriye Üçok da gericilerin hedef tahtasına oturttuğu isimlerdendi. Bu açıdan Bahriye Üçok’un katledildiği dönemi politik ve sosyal açıdan irdelemek de bir hayli önemlidir. Tek kutuplu yenidünya düzeninin yerleştirilmeye çalışıldığı, ılımlı İslam’ın antiemperyalizme ve ulusal kimliklere karşı alternatif olarak yaratıldığı bir dönemde laiklik mücadelesi her geçen gün önem kazanıyordu. Bu dönemde kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği de aydınlanmacı Kemalist Devrim’in birikimini ve çözüm yolunu Türkiye’nin dört bir yanına anlatırken, Üçok’un bu mücadelenin dışında kalması elbette düşünülemezdi. Cumhuriyet devriminin yetiştirdiği aydınımız, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucuları arasında yer alarak aydınlanma mücadelesinin öncülerinden olacağını kanıtlamıştır. Söyledikleri ve yazdıklarıyla sorgulanmayan düzenin sorgulamayan itaatkârlarına başkaldırıyordu aslında. Anayasal laik bir devlette dini toplumun merkezine yerleştirmeye çalışanların karşısındaydı Üçok. İşgüzar liberal takımının ve emperyalizmin en çok eğilip bükülebilen enstrümanlarından olan siyasal İslamcıların karşısında Kemalizm’in bayrağını yılmadan taşıyan Bahriye Üçok, tarihçi kimliğinin verdiği yetkinlikle laikliğin Ortadoğu ve Asya toplumlarına model olan Türkiye’deki sürecini de yakından incelemiştir. “Aydın mezarlığına” dönüşen ülkemizde Bahriye Üçok, toplumu uyandıracağı düşünüldüğü için katledilmiştir; çünkü yol gösterendir. Bu nedenle Üçok’un yaşamdan acı bir biçimde koparılmasına şaşırmıyoruz. Çünkü yol gösterenler, sorgulamayanların ve sorgulatmayanların önünde engeldir. Laik Türkiye’ye “İslam Cumhuriyeti” gömleğini giydirmeye çalışan yığınlar, düşüncelerin bombalı paketlerle susturulamayacağından bihaber olsa gerek. Topluma pranga olan, bedenlere ve beyinlere örümcek ağları ören gerici yığınla mücadelemiz, bugün Bahriye Üçok’la da anlam kazanan yoldaşlığımızda devam ediyor.

   Kadını salt cinsel nesne olarak etiketleyen karşıdevrimin enstrümanları kurşunlarını, bombalarını aydınlanma mücadelesine ve onun neferlerine çevirmişlerdir. Aydınlanma mücadelesinin yurt sathında yine yeniden tek seçenek ve önlerindeki büyük engel olduğunu anladıklarında, emperyal güçler ve devlet içerisinde yapılanan-yapılandırılan gladyo ile işbirliği yapan siyasal İslamcı terör, Bahriye Üçok’u hedef olarak belirlemiştir. Atatürk’le gelen kadın haklarının savunuculuğunu da yapan aydınımızın ışığını memleketin en ücra köşelerine taşımak da şüphesiz bizim birincil görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Bahriye Üçok ve nice devrim şehidi gerici yığınlar tarafından ölüm üçgenine hapsedilirken üç maymunu oynayan bayraksızlar, vatansızlar emperyalizmin kuklası olan nice taktiksel eleman… Onlar aydınlanma mücadelesinin öncülüğünü yapamayacaktır. Cumhuriyetin mirası ve devrimlerin kazanımları Üçok’un üretken ve sorgulayan kimliğinde vücut bulmuştur. O’nu bedenen aramızdan alsalar da kalemini susturamadılar. Kesintiye uğratılmış Kemalist Devrimi tamamlama sürecinde yine Bahriye Üçok’lar ön saflarda yer alacaktır. Nene Hatun’un, Şerife Bacı’nın, Kara Fatma’nın mücadelesidir Üçok’un mücadelesi: Özgür aynı zamanda özgürleştiren, sorgulayan aynı zamanda sorgulatan, üreten aynı zamanda öncü olan kadın. Üçok’un mücadelesi bir kargocunun elinde sönüp gitmemiştir; düşüncelerimizde ve hedeflerimizde yeşermeye, yeşerdikçe gücümüze güç katmaya devam ediyor. Bahriye Üçok da Cemal Süreya gibi ‘’bu, böyle gidecek demek değil bu işler’’ diyenlerden olmuş ve dört duvar arasında kendine prangalar vurmaktan başka uğraşı olmayan ataletin temsilcilerine karşı savaşım vermiştir.

  Ulu önder Atatürk ‘’Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir,’’ diyor. Buradan hareketle şu tespitleri yapmak önemli:

  • Bilimin aydınlığında üreten, topluma yön veren Türk kadını, Cumhuriyet Devrimi’nin savunulmasında ve geleceğe taşınmasında birincil konumdadır.
  • Bilimin yol göstericiliğinde savaşım veren ve karşıdevrimi birikimiyle hırpalayan Türk kadını, antiemperyalizmin ve ulusal bilincin eylemsellik kazanması için sorumluluk altındadır.
  • Türk kadınının savaşımı ve öncülüğü Bahriye Üçok’ta da simgeleşmiş, onda derin anlamını kazanmıştır.
  • Cumhuriyet kadını aradığı mücadeleyi, yılmazlığı ve cesareti Bahriye Üçok’ta bulacaktır.
  • Sorgulayan ve araştıran birey, ataleti yenecek ve cehalete sonsuz yenilgisini yaşatacaktır.

  Aramızdan ayrılışının 26. Yılında devrim şehidimiz Bahriye Üçok’u ve mücadelesini saygıyla anıyoruz.

Gazi ÖMEROĞLU

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi

ODTÜ Tarih Bölümü

 

Top