Atatürk’e Dil Uzatmak Haddinize Değil!

Almanya’nın Devlet Televizyonunun Atatürk’e saldırısı manidardır.
ARD televizyonu, yayınladığı bir belgeselde, ‘Atatürk’ün Almanya’dan satın alınan zehirli gazı Dersim’de Alevilere karşı kullandığı’ ve “Atatürk’ün Nazi Almanyası’yla birlikte çalıştığı” iddiaları asılsız, utanç verici iftiralardır.
Atatürk ve Cumhuriyet Türkiye’si 2.Dünya Savaşı sırasında Alman bilim adamlarını, aydınlarını ülkesinde barındırarak özgür ve refah içinde bir yaşam sürmelerine vesile olmuştur. Bahsi geçen aydınlar ve niceleri, Nazi Almanyası’nın işkence, baskı, zulüm ve ölüm tehdidinden kurtulmuş, aydın fikirlerini Türkiye Cumhuriyeti’nde yeşertmiştir.
O dönemin Türkiye Cumhuriyeti özgürlük, eşitlik ve kardeşlik fikrini temel ilke edinmiş bir Cumhuriyettir. Hukuka olan inancıyla birlikte güçler ayrılığı ile hümanist ve aydınlanmış bir devlet fikri ile bağnazlığa, gericiliğe ve feodal sisteme son vermiştir. Farklı ırklara, dinlere saldırı Atatürk Cumhuriyeti’nin politikası değildir.
Söz konusu dönemde yabancı istihbarat elemanları Anadolu da kol gezmektedir. Hiçbir istihbarat raporunda ARD kanalının iddialarına dair bir belge yayınlanmamıştır. Tarih literatüründe böyle bir tarih kaydı yer almamaktadır. Dersim olaylarında gaz kullanıldığına dair bir belge, rapor yoktur. ARD televizyonunun uydurmasıdır. Bugüne kadar böyle bir iddia yokken bugün ortaya atılması üzerinde düşünülmelidir. Bu sözde belgeyi (!) Almanya’ya servis edenler de iddiayı ortaya atanlar kadar onursuzdur.
Bunlar biliyorlar ki Ortadoğu’da tek laik ve ulus devlet olan Türkiye’nin Atatürk ile bağları koparılabilirse, bir şekilde bulunduğu bölgenin de kontrolü denetimleri altına alınmış olacaktır.
Atatürk’e, Cumhuriyet’e saldırıların asıl amacı budur.
Türkiye 21’inci yüzyılda emperyalist devletlerin tek ve ortak hedefi haline dönüşmüştür. Bu nedenle geçmişte gösterdikleri çabadan çok daha yoğun ve sinsi bir saldırı ile Atatürk’ü ortadan kaldırma planları yaptıklarını cumhuriyet devrimlerini aşındırmak istemektedirler.
Ulus Devlet’e karşı küresel güçler tarafından açılan ve karşı devrimci işbirlikçiler tarafından hayata geçirilen mücadelede amaç, Ulus Devlet’i, Atatürk’ü yok edip çok kimlikli, çok dinli, çok ırklı, Ilımlı İslam modeli ile kökten dinciliği dönüştürme projesini uygulamaya koymaktır” Atatürk’e saldırı Emperyalist devletlerin TÜRKİYE’Yİ PARÇALAMAYA YÖNELİK PLANLARININ BİR PARÇASIDIR”
UNESCO’nun doğumunun 100.yılını, yani 1981’i ATATÜRK YILI ilan ettiği gerçeği ortada iken Alman televizyonunun yaptığı tam bir algı operasyonu çabasıdır.
Bu çarpıtma; “Tarih yazanların yapanlara sadık kalmaları” gereğine dikkat çeken Atatürk’ün haklılığı ortaya koymaktadır. Atatürk’e dil uzatmak bütün Türk halkına dil uzatmaktır.
Cumhuriyet’i ilan eden, her seferinde seçilerek Cumhurbaşkanlığı makamına oturan, Ortadoğu ve Balkanlar barış getiren Atatürk ile parlamentosunu feshederek, führerliğini ilan, eden soykırımcı Adolf Hitler’in isimlerinin aynı cümlede kullanılması dahi büyük bir saygısızlıktır.
ADD Genel Yönetim Kurulu ve tüm yurda yayılmış şubeleri olarak Alman televizyonunun çirkin benzetmesini ve provokasyonunu şiddetle kınıyoruz.
Yaşasın Atatürk! Yaşasın Barış! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

ADD Genel Yönetim Kurulu
(9 Aralık 2019)

 

Top