Algı Yönetiminde Masal

“Zavallı adam, sen ruhunun ne olduğunu bilmiyor onu tanımıyorsun,
Halk, gözlerinden çok “KULAKLARINA”,
Gerçeklerden çok “MASALA”,
Var olandan çok “HAYALE” inanıyor.”

K.Varnalis

 

Algı yönetiminin başarısı için, bir masalın varlığı şarttır. Çok önemli bir unsurdur. Masal; algı yönetiminin rengidir, kokusudur.

Bilimsel deyişle “Fikrin sosyalleştirilmiş anlamındaki biçimidir.”

Yani masal; ideolojik, sınıfsal, dinsel, ulusal v.b. toplulukların inandırıldıkları veya inanmaya çalışıldıkları, mücadele azmi yaratan ve harekete geçirici gücü olan herhangi bir “Fikirdir”.

Bu fikir, bir dünya görüşü, bir hayal görüş, bir dini görüş, bir siyasi program olabilir. İşte bu tür fikirlerin, ortak görüş ve ortak inanç haline getirilmesine MASAL diyoruz. Hedef kitle için, bir masalın Doğruluğu – Eğriliği, gerçekçi veya hayalci oluşu hiç önemli değildir. Onun için önemli olan masalın çekicilik oranının yüksek olmasıdır. Toplumun o alandaki ihtiyacı ne kadar büyükse, o ihtiyacı karşılayan cevabın yani masalın çekiciliği de o derece büyük olur.

Öncelikle fikrin, halk kitlelerinin anlayabilecekleri ve benimseyebilecekleri bir hale getirmesi gerekir. Ancak böyle bir değişiklikten sonra, inançlı bir kitleyi etkileyebilir, dinamiği olabilir. Ayrıca fikir, bir güç haline gelebilmesi için kitlenin malı olmalıdır.

Bir fikrin sosyal, savaşçı ve bir inanç haline getirilmesi ancak masal ile münkündür. Masal bireysel ve toplumsal bir ihtiyaçtır. İnsan, bir şeye, bir şeylere inanmak, dayanmak ve tutunmak ister. Bu eğilimlerden yararlanarak, topluluklar uyanık oldukları halde, rüyadaymış gibi geleceğe götürülebilirler. Geleceği temel alan masal insanı heyecanlandırır, kendinden geçirir. Bir şeylere sığınmak, dayanmak insanın doğasında vardır ve bu bir ihtiyaçtır. İhtiyacın giderilmesi zorunluluğu insanı arayışlara itmiş, sonuçta koruyucu ve kurtarıcı olarak önce din ardından da kendi yarattığı idollere kapılmaya başlamıştır.

Ayrıca masalın kahramanları ve fedaileri vardır. Masal toplulukları büyük ve ütopik hedeflere yöneltir. Kabul ettirilmek istenen fikirlerin kabulünü sağlar. Halkı olağan üstü fedakarlıklara razı eder. Toplum masala bilinç ve ruhunun bütün gücüyle inanır. Bu oluş masalın kaynağı olan otoriteye veya iktidara çok büyük güç verir, yetki kazandırır.

Algı yönetiminde ana öğe olarak kullanılan masallar sayesinde büyük yalanlar, sorumsuzluklar, ihanetler, iftiralar üretilmesi çok kolaydır.

Özellikle din terimleri kullanarak masal renklendirilebilir. Örneğin öbür dünya, ahret, cennet, cehennem, kul hakkı, helal haram, yetim hakkı gibi kelimelerle renklendirilir.

İşte bu yüzden İktidar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhurbaşkanlığı Çankaya köşkünden çıkarak Saraya götürüldü.

İşte bu yüzden Atatürk Orman Çiftliğinin üstüne Lunapark yaparak ismini “Ankapark” olarak değiştirdi.

İşte bu yüzden bizler Cumhuriyetin kuranların torunlarıyız yerine, Osmanlının torunuyuz denmekte.

İşte bu yüzden Padiahın tahtı müzeden çıkartılarak, Saraya konmakta.

İşte bu yüzden Başkanlık sistemi ve ardından Hilafet istenmektedir.

AKP’nin 13 yıldır sürekli anlattığı saray, padişahlık, başkanlık, Osmanlı, masallara bir de bu açıdan bakmak ve değerlendirmek gerekir.

Kaynak: Aydınlık Gazetesi / Koray GÜRBÜZ

 

Top