ADD'nin Ulu Çınarı "Melih Çınar"

Atatürkçü Düşünce Derneği Bandırma Şube Başkanı Melih ÇINAR 21 yıl aralıksız başarı ile sürdürdüğü görevinden sonsuzluğa uğurlanarak veda etti.

O fiziki yönden farklı görünümle her tanıyanın belleğinde yer almıştır. ADD’nin genel kurullarında, küçük kurultaylarında tüzük kurullarında ve tüm buluşmalarda DUAYEN kişiliği, Atatürk devrimlerinin, Cumhuriyetin temel değerlerinin, laik, demokratik hukuk devletinin tanımlamalarında ve anlatımında adeta ders verir gibi hepimizin gönlünde taht kurmuş bir ağabeyimizdi.

O’nu Karabük ve Safranbolu ADD şubelerinin başkanlığından (1996) sonra tanıma onurunu yaşadım. Aramızda o kadar güzel bir iletişim kurulmuştu ki, konuşmalarımızla bazı konularda o kadar bir uyum sağlıyor ve bundan da ikimiz çok mutlu oluyorduk. ADD Bilim Danışma Kurul’unda, birlikte olduğumuz toplantılara geldiğinde, ADD Genel Merkezi’nin yanında sabah kahvaltısını yaparken beni görünce o renkli gözlerini cam gibi açar, gür kaşlarını kaldırır, kollarını açıp sımsıkı kucakladığı anı belleğime kaydettim.

Melih Çınar; entelektüel kişiliği, bilgi birikimi ve davranışlarıyla tüm ADD örgütünün saygısını kazanmıştır. Konuşma yapmak için kürsüye çıktığında, dikkatle dinlenir, anlattıkları arkadaşlarımız tarafından not alınır ve fotoğrafı herkes tarafından kaydedilen saygın bir ağabeyimizdi.

Bandırma şube başkanlığında her türlü etkinliklerini eksiksiz uygular, yazılı ve görsel kayıtlarını benimle paylaştığı gibi birçok ADD şubelerine iletirdi. Bilge bir insandı Melih Çınar. Çok yönlü, kendisini iyi geliştirmiş, mesleki yaşamında ve uzun süre ADD şube başkanlığında, Genel Merkez etkinliklerinde de sergilemiştir.

Kemalist aydın bir çınar, aramızdan ansızın ayrılarak bizleri, dostlarını eksik bıraktı. ADD koca çınarı Melih Ağabey, görkemli bir uğurlama ile Bandırma’da toprağa verildi. Aslında kalplerimize ve gönlümüze gömüldü. ADD’nin bir kurultayında yaptığı konuşmasının kısa bir bölümünde;

 

“Saygıdeğer Arkadaşlarım; Bizim A partisi B partisi ile işimiz yoktur.

Biz, her şeyden önce laik Cumhuriyet’in yıkıcılarına karşıyız.

Biz, halkımızı ortaçağın kör karanlığına itenlere karşıyız.

Biz, Devletimizin adından “TC” yi kaldıranlara karşıyız.

Biz, tekil (üniter) yapımızı kaldıranlara karşıyız.

Biz, ulusal bütünlüğümüzü hedef alanlara karşıyız.

Biz, güneydoğuyu elden çıkarmak isteyenlere, Ege’deki adalarımızı Yunana verenlere karşıyız.

Biz, Atatürk’ün heykellerini yıkıp İskilip’li Atıf Hocaların, Şeyh Said’lerin heykellerini dikenlere karşıyız.

Biz, KİT’lerin satılmasına karşıyız.

Biz, Yasama-Yürütme-Yargı erklerinin tek elde toplanmasına, diktatörlüğe karşıyız.

Biz yüce Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünya’da barış” ilkesinden uzaklaşıp, etrafımızın düşmanlıklarla çevrilmesine karşıyız.

Biz, rüşvete, hırsızlığa, yolsuzluğa karşıyız.

Biz, ülkemizin aşırı borçlandırılıp, geleceğimizin ipotek altına alınmasına karşıyız.

Biz, polis devleti oluşturulup, Berkinlerin, Ali İsmail Korkmazların öldürülmelerine karşıyız.

Biz, ancak düşmanlarımızın yapabileceği, ulusal bütünlüğümüzü parçalayıp ayrıştırıcı, kitleleri birbirine düşman edici politikalara karşıyız.

EVET ARKADAŞLAR!

Söylenecek çok şey var ama konuşmaları bir kenara bırakalım, zaman konuşmak zamanı değil, birleşmek, birlik olmak ve gücümüzü ortaya koymak zamanıdır. Çünkü biz VATANI satıp İngiliz donanmasıyla kaçanların değil, BANDIRMA vapuruyla yola çıkıp Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların torunlarıyız.”

Melih Çınar böyle özde bir Atatürkçüydü. Seni unutmayacağız, Işıklar içinde yat! Ruhun şad olsun.

 

Halil ÖNDER

ADD Bilim Danışma Kurulu ve Safranboolu Şube Başkanı

 

Top