ADD’NİN 100NCÜ YIL BİLDİRGESİ

​DEĞERLİ İZMİRLİLER!
​Bugün 15 Mayıs 2019.
​Vatansever gazeteci Hasan TAHSİN’in, bundan 100 yıl önce, Milli Mücadeleye başlangıcın simgesi haline gelen ilk kurşunu attığı, “Reddi İlhak” bildirisiyle “İşgale hayır” diyerek, bir gecede birleşen ve direnişi başlatan İzmirlilerin yaşadığı, Kurtuluşun öncüsü Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bakmaya doyamadığı bu güzel ve anlamlı şehir İzmir’den bütün Türkiye’ye sesleniyoruz.
​Ülkemiz, siyasi ve iktisadi bir çöküş sürecine zorla itilmektedir. Çoğulcu parlamenter sistemin, hukuk dışı yollarla, tek kişi rejimine dönüştürülmesinin bedelini milletçe ödemekteyiz. Bugünkü rejim, söylem ve uygulamalarıyla, milletimizi ayrıştırmaya devam etmektedir. Siyasi dil ağır, siyasi iktidar umursamazdır.
​Gazi Meclis, yetkisiz ve etkisiz konuma düşürülmüştür. Siyasi açıklamaları talimat kabul eden yargı ve bürokrasi, devletimizin itibarını yerlere düşürmüş, halkın adalet ve güven duygusunu yok etmiştir.
Bütün eleştirilere rağmen “Milli” olması gereken eğitim, kindar ve dindar öğrenciler yetiştirmeye devam etmekte, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin unutturulmaya çalışıldığı, yeni ve uydurma bir tarih yaratma çabası ısrarla sürdürülmektedir. Gerici, bölücü, işbirlikçi siyasi projeler emperyal güçlerin desteği ile yerli işbirlikçilerin eliyle sahneye konmuş, Cumhuriyet kazanımları yitirilmiştir.
​Demokrasimizin hali hepimizin malumu ve tüm dünyanın alay konusu haline gelmiştir. Son olarak Yüksek Seçim Kurulu, susan üyelerinin oy çokluğu ile hak ve hukuka, millet iradesine aykırı, kendi kararlarıyla çelişen ve vicdanları yaralayan akıl almaz bir mantıkla, İstanbul’da yapılan yerel seçim sonuçlarından iktidarın kaybettiği bölüm olan Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yeniden yapma kararı almıştır.
​Kalkınma, ilerleme, gelişme ve çağdaşlaşma; tam bağımsızlık ilkesiyle hareket etmeyi; bilim, kültür ve sanatı ön planda tutmayı; üniter devlet yapımızı, ülkemizin milletiyle bölünmez bütünlüğünü ve ulus devlet modelini yaşatmayı zorunlu kılar. İşte bu nedenledir ki, Milli Mücadelemizin 100. ve Derneğimizin Kuruluşunun 30. Yılında; böylesine çalkantılı bir dönemde, gerçek ve en doğru reçete, Atatürkçü Düşünce, en doğru yer Atatürkçü Düşünce Derneği’dir.
​Atatürkçü Düşünce Derneği, Milli iradenin yeniden egemenliği için, halkımızla omuz omuza çalışmaktadır. Aydınlanma devriminin günümüzdeki en örgütlü yapılanmasına sahip olan derneğimiz, milletin kendi özgür iradesiyle, alınan bütün yanlış kararların düzeltilmesinde, demokrasiye gönül veren tüm Demokratik Kitle Örgütleri ile beraber çalışmaya ve ter dökmeye devam edecektir.
​Söz veriyoruz, kirli ellerin ve karanlık odakların, milli bütünlüğü tehdit etmesine, toplumun ve demokrasimizin temel taşı olan “Laiklik” in, karşı devrimle kaldırılmasına asla izin vermeyeceğiz.
​Egemenliği saraydan alarak millete, yani asıl sahibine veren, geçmişin bekçiliğini değil, geleceğin öncülüğünü yapan Kemalizm, bu yoldaki tek rehberimizdir. Bu ideolojinin yaktığı ışıkla yanlışları düzeltecek, onurlu ve kararlı mücadelemizde, Kurucu Başkanımız Muammer AKSOY başta olmak üzere devrim şehitlerimizden aldığımız bayrağı, asla yere düşürmeyeceğiz.
​Atatürkçü Düşünce Derneği, Büyük Devrimci Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün tam bağımsızlık ve özgürlüğe dayalı, antiemperyalist duruşunun en somut abidesi, yurdun her yerinde bayrağımızı dalgalandırmaya, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkmaya yemin etmiş en büyük kitle örgütüdür.
​Türkiye Cumhuriyeti üzerine oynanan oyunların bilincinde, Atatürk’ün çizgisinden başka bir çıkış olmadığına inanan yurtseverlerin kurduğu derneğimiz, bu dava için şehitler vermiş, aynı tarihi sorumluluğu bugün de üstlenerek, mücadele ve dava kurumu olduğunu yeniden göstermiştir.
​Kurucularımızın yolu yolumuz, mücadeleleri onurumuzdur.
​Eğer bir ittifak yapılacaksa, iktidarın tek kişi rejimi etrafında değil, Atatürkçülüğün ve Atatürk Devrimlerinin ortak paydasında “Cumhuriyet ve Demokrasi için Güç Birliği” yapılmalıdır.
​Halkımız, kadın/erkek, genci/yaşlısıyla Cumhuriyet kurulurken Anadolu’ya çalınan mayanın tuttuğunu ve asla geriye dönüşün olmayacağını çok iyi bilmektedir. Zehirlenen Türkiye’nin tek panzehiri Atatürkçü Düşüncedir.
Atatürkçü Düşünce Derneği’nin tek ve ölümsüz lideri ise Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’tür. Bu mücadelenin sonunda TÜRKİYE kazanacak, zafer yine Atatürkçü Düşüncenin, Demokrasinin ve Cumhuriyetin olacaktır.
Bu vatan için toprağa düşmüş kahraman şehit ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, onları asla utandırmayacağımıza, Atatürkçü Düşünce, ülkemiz üzerinde söz sahibi oluncaya kadar bu dava için canımız pahasına ter dökeceğimize söz veriyoruz.
​Ne mutlu ebedi liderimiz Atatürk ve Devrim Şehitlerinin yolundan yürüyenlere,
​Ne mutlu Türküm diyene!

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

Top