ADD Konak Şubesi AFRİN BASIN AÇIKLAMASI

 

16 Şubat 2018, Cuma

Değerli Basın Mensupları, Değerli İzmir’liler,

ABD tarafından silahlandırılan PKK/YPG gibi terör örgütlerine karşı BM Sözleşmesinin 51. maddesi kapsamında gerçekleştirilen meşru Afrin harekatında kahraman ordumuz bir kez daha Milletimizin gururu olduğunu göstermiştir.

ABD-AB-NATO desteğindeki bölücü terörü bitirmeye kararlı Güvenlik güçlerimizin başarılı olması ve en az zayiatla güney sınırlarımızı tümüyle temizleyip, harekat yaptığı toprakları meşru Suriye Hükümetine devretmesi biz Atatürkçülerin temel arzusudur. Ülkemizin ve bütün Ortadoğu ülkelerinin çıkarlarının başta Suriye olmak üzere; Irak, İran ve Rusya ile çok yönlü ittifaklar yapılmasından geçtiğine inanıyoruz.

Bu meyanda, Afrin Harekatının başarısı ve uluslararası alandaki meşruiyetinin sorgulatılmaması için siyasi iradenin bir an önce Suriye Devleti (meşru Esad rejimi) ile işbirliği koşullarını sağlaması hayati önem arz etmektedir.

Suriye’nin toprak bütünlüğü her platformda vurgulanmalıdır. Bu konuda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın bir yandan Suriye’nin toprak bütünlüğünden bahsederken bir yandan da buraları –bağışlanamaz, hatalı bir yorum ile- Kuvayi Milliye’ye benzettiği Özgür Suriye Ordusuna (ÖSO) bırakacağından söz etmesi büyük bir çelişkidir. ABD’nin Suriye’de kantonlar oluşturma politikasına hizmet etme sonucunu doğuracak bu tutumun, Uluslararası kamuoyu nezdinde harekatın meşruluğu ve haklılığına da gölge düşüreceği bilinmelidir.

Diğer taraftan; Ordumuz dışarıda Emperyalizme karşı savaşırken içeride Milletçe birlik içinde olmamız aklın gereği ve stratejik bir zorunluluk iken, siyasi iradenin bu anlayış ve duyarlılıktan uzak, milleti cephelere bölme sonucunu doğuracak bazı tutum ve davranışların içine girdiğini de üzülerek görmekteyiz.

Siyasi İrade, kendi ayağına kurşun sıkarcasına milli birliğimizin, ülke bütünlüğümüzün harcı olan Cumhuriyet değerleri dediğimiz Atatürk ilke ve devrimlerine aykırı girişimlerini sürdürmekte ısrarcı görünmektedir:

Siyasi İradenin Milli Eğitim Müfredatından Atatürk ve devrimlerinin çıkarılmasından, müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesine; Diyanetin 9 yaşındaki kız çocukları ile 12 yaşında erkek çocukları evlenebilir… fetvasından, Türkiye’nin tapu senedi Lozan’ın tartışmaya açılıp küçümsenmesine vb. kadar toplumu geren, ayrıştıran arkası kesilmeyen girişimlerine, son olarak Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’ın Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliği gibi anayasal meslek kuruluşlarına kanunla verilen, “Türk ve Türkiye” gibi ünvanların kaldırılacağını ve ardından bu kuruluşların yapılarının değiştirileceğini ve herkesin istediği gibi birlikler oluşturabileceğini belirttiği vahim açıklaması da eklenmiştir.

Hukuka uymayan, anayasa ve yasalara aykırı, devlet aklı ve ciddiyeti ile bağdaşmayan- Sn.Cumhurbaşkanının, kimi danışmanlarınca yanlış yönlendirilmesinden kaynaklandığını düşündüğümüz ve esasen 2013 yılında FETÖ tarafından gündeme getirilen bir projenin, bu kez FETÖ ile mücadele ettiğini söyleyen siyasi irade tarafından yeniden sahneye konulması anlamına da gelen- bu düşünce, niyet ve girişimlerden derhal vazgeçilmelidir.

Buradan Sn. Cumhurbaşkanına sesleniyorum!

Sn. Cumhurbaşkanı, sizi Türkiye’yi bölmek ve yıkmak isteyen terör örgütleri ve onların arkasındaki emperyalist güçleri sevindirecek bir FETÖ projesinin uygulayıcısı durumuna düşürecek; iç cepheyi zayıflatıp, bölecek ve dolayısıyla Ordumuzun – Güvenlik Güçlerimizin Afrin ve devamındaki mücadelesini zayıflatacak bu projeyi ve bunu sizin önünüze getirenleri yeniden bir değerlendirmenizi öneriyoruz.

Öte yandan, Vatan Savaşına karşı bozgunculuk yapmak suçtur. Bu açıdan Türk Tabipler Birliği yöneticilerinin, “Savaşa Hayır” söylemlerini iç cephede bozgunculuk olarak değerlendiriyor; kınıyor ve kabul edilemez buluyoruz.

Ancak Devlet Yönetimi kimi yöneticilerin hataları yüzünden kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kimliğiyle oynayamaz; hele hele bunu ülke aleyhinde kurgulanan bir projenin ateşleme fitili olarak kullanamaz!

Sonuç olarak Millet Mehmetçiğin etrafında kenetlenmiş, Afrin’de ve giderek bütün Suriye’nin kuzeyinde ABD ve onun piyonu olan PKK/PYD ile savaşırken iç cepheyi, milletİ birleştirmek sorumluluğunda olan Cumhurbaşkanının meslek mensuplarını (avukat, doktor, mühendis, eczacı vb. gibi) bile bölecek projeleri bilinçsizce sahiplenip, onun sözcülüğüne soyunmasını vahim bir hata ve aymazlık olarak değerlendiriyoruz.

Değerli Basın Mensupları, Değerli İzmir’liler

Afrin Harekatı ABD’nin, AB’nin ve Nato’nun bölücü terörün yaratıcısı ve destekçisi oldukları gerçeğini sağır sultanın duyup anlayacağı kadar aşikar hale getirmiştir:

Tırnak içinde, “stratejik ortağımız ve müttefikimiz ABD” gözümüzün içine baka baka oluşturup eğittiği bu terör örgütlerine binlerce tır silah gönderip, ülkemizde konuşlandırdığı üslerden kalkan uçak ve İHA’larla teröristlere TSK ve Mehmetçiği vurmaları için hedef tarifi yapıp, koordinatlar vermektedir.

Bölücü terörün Mehmetçiğin başına bomba yağdırmasına destek olan başta İncirlik olmak üzere ülkemizdeki ABD üslerinin tamamının derhal kapatılmasını talep ediyoruz.

İktidarı ve muhalefetiyle tüm Türk Halkını, Siyasi Parti ve Demokratik Kitle Örgütlerini ABD üslerinin kapatılması konusunda kamuoyu oluşturmak için yasal ve demokratik yöntemlerle tepki göstermeye davet ediyoruz!…


 

 

Değerli Basın Mensupları, Değerli İzmir’liler

Emperyalizme karşı Milli Kurtuluş Savaşı vererek Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk Milletinin, tıpkı Kurtuluş Savaşında olduğu gibi tüm oyunları bozup, yöneticilerin “gaflet ve dalaletini …” geçersiz kılıp;  sağduyu ile birbirine kenetlenip, Vatan Savaşında Ordumuzun ve Güvenlik Güçlerimizin arkasında durup; Kıbrıs’ta, Ege’de ve Adalar sorununda, Afrin ve Suriye’nin kuzeyinde, Ülkemizin çıkarlarının gerektirdiği her türlü fedakarlığı göstereceğinden kuşkumuz yoktur.

Değerli arkadaşlar,

Nasıl ki, meşru Suriye Rejiminin Suriye’de emperyalizme karşı verdiği mücadele, aynı zamanda Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun da selameti içindir; aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin ve devamında yürüteceği harekat da emperyalizme karşıdır; Türkiye’nin, Suriye’nin ve Ortadoğu’nun huzura ve barışa kavuşmasına katkı yapacaktır.

Afrin Harekatına karşı, “Savaşa Hayır” sloganlarıyla yürütülecek bir kampanya, hangi niyetle yapılırsa yapılsın, sonuç olarak ABD emperyalizmine hizmet edecektir; dolayısıyla insanlık ve barış karşıtıdır.

“Savaş karşıtlığı”, PKK/PYD’yi Türk Ordusunun elinden kurtarmak için “barış” sözcükleriyle süslenerek dile getirilmektedir.

Bugün gerçek, kalıcı barışı sağlamak için ABD emperyalizminin insanlık düşmanlığına dur demek gerekmektedir. Mehmetçik Afrin’de bunun için savaşıyor.

Atatürk’ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” düsturunun kalıcı hale gelmesi de ancak emperyalizmin kökünün kurutulmasıyla mümkün olacaktır.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Mehmetçiğe Selam!

Şehitlerimize tekrar Tanrı’dan rahmet diliyoruz; ruhları şad olsun!…

Katıldığınız için tekrar teşekkür ediyoruz.

Selçuk Yılmaz

ADD Konak Şubesi

Yönetim Kurulu Başkanı

Şehitler Ölmez! Vatan Bölünmez!

Ne ABD ne AB Tam Bağımsız Türkiye!

Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi!

Mustafa Kemalin Askerleriyiz!

ABD Üsleri Kapatılsın!

Kıbrıs Bizimdir! Bizim Kalacak!

Adalar Bizimdir! Bizim Kalacak!

 

Top