ADD Gümüşhacıköy şubesi 24 ocak etkinliği

“ Ben Atatürkçüyüm, ben Cumhuriyetçiyim ben Laikim,  ben Antiemperyalistim, ben Bağımsız Türkiye’ den yanayım, ben İnsan Hakları Savunucusuyum, ben Özgürlükçüyüm, ben Terörün karşısındayım ben Yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların, düşmanıyım öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar çıkacaktır.”  Böyle dedi ve karşıdevrimin siyaset-ticaret-tarikat adı altında örgütlenen karanlık güçleri tarafından katledildi.  25 yıl önce karlı bir kış sabahında katledilen usta gazeteci Uğur Mumcu Türk aydınlanma hareketinin önde gelen isimlerinden biriydi.

              15 Mayıs 1919 da İzmir’i işgal eden emperyalistlere karşı göğsünü siper ederek direniş hareketini başlatan Hasan TAHSİN den günümüze kadar emperyalizmin uşaklığını yapanlar tarafından, işgale destek verenler tarafından, Kurtuluş savaşına, devrimlere karşı duran Aydınlanmaya, ilerlemeye gelişmeye karşı duran karanlık güçler tarafından yüzlerce gazeteci, yazar, aydın, bilim adamı katledilmiştir. Acı olan taraf yakalanan birkaç tetikçinin dışında bu karanlık odakların açığa çıkarılamamış olmasıdır. Ancak biz biliyoruz ki bunlar tarihin karanlıklarında can çekişen sefil mahlûklardır.  Bunların amacı, insanı insan yapan Cumhuriyet değerlerini yıkmak cehaletin yobazlığın ahlaksızlığın hakım olduğu ortaçağ karanlığını geri getirmektir. Mustafa Kemal’in armağan ettiği bağımsızlığı, emperyalizmin ahtapot kollarına teslim etmektir. Bu amaçlarına asla ulaşamayacaklardır. Çünkü bu karanlık güçlerin karşısında bilimi rehber edinmiş, bağımsızlığa âşık, yüzünü aydınlığa çevirmiş Atasının izinden yürüyen vatansever bir halk vardır.

                  Cumhuriyet bir süreçtir. Başlamıştır ve devam etmektedir. Arada bir tökezleyebilir ama sonunda kazanacak olan cumhuriyettir, bilimdir, fazilettir, insanlıktır.

                   Tüm dünyanın hayranlıkla izlediği destansı bir savaştan sonra kurulan cumhuriyetin vazgeçilmez ilkelerinden biri de “Yurtta Barış Dünyada Barış “ ilkesidir. 21. Yüzyılda barış; Türkiye’nin bugünkü ve yarınki rolüne bağlı olarak biçimlenecektir. Eğer Türkiye laik demokratik bir ülke olarak çağdaş uygarlığın bir parçası olabilirse hem kendi içinde barışa ulaşacak, hem de dünya barışına öncülük edecektir. Yaşadığımız şu günlerde ATATÜRK’E ve ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEYE her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Zamanımız ATATÜRK gibi düşünme zamanıdır.

Çağdaş Türkiye’nin kurtuluş ve kuruluş harcına kanlarını ve canlarını katan yürekli insanları saygıyla anıyoruz.

                  Ölenler

Dövüşerek öldüler

Güneşe gömüldüler.

              Vaktimiz yok onların matemini tutmaya

              Akın var Güneşe akın

Güneşi zapt edeceğiz Güneşin zaptı yakın

Milletçe acı ve ıstırap yaşanmaması dileği ile saygılar sunuyorum.

 

Top