A.İlhan Gülek: 1919’da Amerikan Mandacıları’na, 2016’da Gericilere İsyan Eden Gençlik

1919’da Sivas Kongresi’nde Amerikan Mandası isteyenlere isyan eden Tıbbiyeli Hikmet’in torunları, Türkiye’nin dört bir yanındaki liselerden seslerini yükseltiyor ve gerici-baskıcı eğitim sistemine isyan ediyorlar.

Hikmet, bir tıp öğrencisiydi.. İstanbul fiilen işgal altındaydı, yurtseverler birer birer düşman askerleri tarafından yakalanırken, zindanlara atılırken; bir grup arkadaşıyla, fakülte binasına koca bir Türk bayrağı astı..Hikmet bir öğrenci lideriydi, 18 yaşındaydı ama Sivas Kongresi’ne davet edilmişti.

Sivas Kongresi’nde mandacıların görüşlerini duyunca söz aldı ve ”Paşam, temsilcisi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya İstiklal davamızı başarmak için gönderdiler. Mandayı” kabul edemem… Bunu kabul edecek olanları şiddetle reddederiz. Örneğin “manda” düşüncesini siz bile kabul etseniz, sizi de reddederiz.” dedi.

O dönemin Tıbbiyeli Hikmet’i bugün liselerimizin mezuniyet törenlerinden haykırıyor adeta.

Ne diyor liselilerimiz?

Bu körelme sürecine boyun eğmeyi reddediyoruz.
Gerici eğitimi kabul etmeyeceğiz.
Zulme sessiz kalmayacağız.
Dinsel propaganda ve uygulamalara son verin
Özel hayatımıza karışmayın.
Cinsiyet ayrımına son verin.

Sonra nasıl haykırıyorlar vatanın dört bir yanından:

Padişah yalakalarına ve karanlığa hep birlikte sırtımızı dönelim.
Bu kara mürekkebi dağıtmak için hep beraber ışığa koşacağız.
Çağdaş, modern, laik eğitim istiyoruz.
Karanlığı yok etmek için okuduk, kurtulduk dogmalarımızdan.
Atatürk gençliği mücadele bayrağını daha da yükseltecektir.
Birlikte olursak başarabiliriz.
Gençlik geleceği inşa edecektir.
Mustafa Kemal’in askerleriyiz.

Ve nasıl sesleniyorlar bize de ders verircesine?

Sen yanmasan,
ben yanmasam,
biz yanmasak
nası çıkar karanlıklar aydınlığa.

Ve,
Ne demişti M.Kemal?

”Bütün umudum gençliktedir.”

Ve,
Ne görev vermişti M.Kemal gençliğe Bursa’dan?

Türk Genci,devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.
Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.
Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir.
Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir.
Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Gençlik, padişahlık, şeriat rüyası görenleri uyandırmak, cumhuriyeti devrimleri ve kazanımlarını korumak görevini üstlenmiştir.

O zaman rahatça ve liselerden ”biz buradayız” diyen gençlerle birlikte bir daha haykıralım sağır sultan duysun diye::

Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır!
Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler müritler ülkesi olmayacaktır!

A.İlhan Gülek
ADD Beşiktaş Şubesi Başkanı
ADD Bilim Danışma Kurulu Üyesi

Top