CUMHURİYET BİR ULUS VE BİR ULUS DEVLETİ MİRAS BIRAKMIŞTIR – B. Safa Yenice

Mustafa Kemal Paşa boynunda idam fermanıyla Büyük Millet Meclis’ini kurup, savaşı bu Meclis ile yöneterek, Bağımsızlık Savaşı’nı kazandı. Ancak emperyal kurgu, barış masasına çağırırken de devam etti. Lozan Antlaşması için BMM hükümetinin yanı sıra, Osmanlı’yı da çağırarak, karşılarında ikili bir yönetim oluşturmak için direndiler. Büyük Millet Meclisi (BMM) bu emperyal tuzağı da 600 yıllık saltanatı kaldırarak bozdu. Lozan’ a katılacak tek temsilci grubunun BMM hükümetinin görevlendirdiği heyet olmasını sağladı. Lozan’da  8,5 ay emperyalizmin saldırgan diplomatlarıyla  mücadele edilerek, kapitülasyonları kaldırıp, bağımsızlığını kabul ettirerek, ülkenin tapu senedini söke söke almış bir Cumhuriyet’in sahibiyiz.    

***

Devrimci Cumhuriyet kurulduktan sonra, Türk Devrimi’ni inşaa etmeye başladı. Dünyadaki bilim insanlarınca, 1789 Fransız Devrimi ve 1917 Ekim Devrimi kadar saygın ve değerli olarak nitelenen devrimler dizisi, çağdaşlaşma iradesinin yolunda dev adımlar atılmasını sağladı. 

***

Bilindiği gibi -diyalektik olarak-, devrimler gerçekleştiği andan itibaren, karşı devrimleri de harekete geçirirler. Sahip oldukları yönetimlerini, onun verdiği gücü  kaybetmiş olanlar, devrim karşıtı ideolojiyi benimsemiş olanlar, yeniden iktidar olmak için hazırlıklara başlarlar. Hele geri kalmış bir ülkeyseniz, ülkeniz de jeostratejik bir konumdaysa, değerli ulusal kaynaklarınız da varsa veya büyük kaynaklara yakın bir konumdaysanız, emperyal planlar yürürlüğe girer. Tarihin en eski oyunu olan, etnik ve mezhepsel ayrışmalar kışkırtılmaya, kurduğunuz düzeni vekil oyuncuları kullanarak zayıflatmaya koyulurlar. Bize de başlangıçtan itibaren yapılan budur. 

 ***

Devrimci Cumhuriyet bugüne kadar, bir yandan yeni hamlelerle ilerlerken, diğer yandan da her aşamada dış destekli  karşı devrimci saldırılarla mücadele etmek zorunda kaldı.

 ***

Bu gerçekleri yıllarca savaşarak, okuyarak kavramış olan Mustafa Kemal Paşa,  daha 1921 de, “Bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı mücadeleyi gerekli gören insanlarız.” diyordu.

***

Devrimci Atatürk Cumhuriyet’nin güçlü  iradesini ömrünce yaşatan, onun altın ilkelerinin, değerlerinin ve devrimlerinin  yarattığı aydınlık bir Türkiye’de özgürce yaşayabilmemiz için mücadele eden, bu uğurda hayatını veren devrim şehitlerimizi, saygıyla anıyoruz.

***

Görüldüğü gibi, bizim Cumhuriyetimiz sıradan bir Cumhuriyet değildir. Kimse bize Cumhuriyet’i altın tepside ikram etmedi. Kemalist iradenin gücüyle söke söke kurduğumuz bir yapıdır Cumhuriyet.

***

Emperyalizmin yapısından kaynaklanan saldırgan yapısına karşı, Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalist arkadaşları  hak ve sorumluluklarına sahip yurttaş yaratmak için uğraştılar. Tarih birliği, coğrafya birliği, gelecek hedeflerde birliği öngören bir toplumsal yapı ve resmi dilde birliği öngören “ulus” yapısının oluşması için  emek verdiler.

Ulus bilincini yaygınlaştırmak ve bilimsel zemine oturtmak için, özellikle bu konuların öğrenimini yapan bir fakülte kurmaya karar verdiler. İşte bu amaçla kuruldu  Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi…  Dünyada böyle bir amaçla kurulan tek fakültenin adıdır Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi.

***  

Böylesi büyük mücadele ile emekle oluşturulmaya çalışılan “ulus”,  en güçlü ve güvenli devlet yapısı olan “ulus devlet” çatısı  altında bütünleştirildi. Bu yapı içinde  insan hakları ve her konuda eşitliği, Anayasal güvence altına alan “yurttaş“ yapısı oluşturuldu.  Bu ulus devlet, “yurtta barış, dünyada barış” ilkesini içselleştirerek, bölgemiz ateş içinde kavrulurken bile 100 yıl boyunca Türk ulusuna savaş yaşatmadı.  

***

Şimdi dıştan ve içten saldırı altında olan Cumhuriyet’in bin bir emekle oluşturduğu “ulus” yapımız,  ülkemize 100 yıldır savaşsız güven dolu günler yaşatan güçlü  “ulus devletimiz” ve Anayasal güvence altına alınmış eşitlik ve özgürlükler üzerine inşaa edilmiş olan yurttaşlık olgumuzdur.

***

Emperyalizmin ölçüsüz saldırıları sürüyor, sürecek….

 Bu zorlu koşullar altında, “ laik, üniter, ulus devlet ve resmi dilde birliği“ içselleştirerek, insan odaklı hak mücadelesi için hep birlikte mücadele etmeliyiz.

***

Bir ilkeler ve devrimlerin bütünlüğü içinde gelişen,

Kurucu İradenin akıl ve birikimiyle beslenen,

çok özgün değerlerle, fedakarlıklarla var olan Türk İstiklal ve Cumhuriyeti’ni,

hak ettiği yere yükseltmek daha çok bilinç, daha çok emek istiyor.

Scroll to Top