29 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan 676 sayılı KHK, SAVUNMA HAKKININ ve HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KISITLANMASIDIR.

676 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (KHK) , Mahkemelerin ve yargının varlık sebebi olan savunma hakkına, Anayasa’ya aykırı olarak OHAL  gerekçesi ile  asla  bağdaşmayan  bir takım sınırlamalar getirilmiştir. Bu düzenlemenin hiçbir hukuki dayanağı bulunmamaktadır.

Bu düzenleme ile     adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı yok edilmiştir.

29 Ekim 2016 tarihinde yayımlanan 676 sayılı KHK’yla;

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda en çok 3 avukatın hazır bulundurulabileceği hükmü getirilmiş,

Avukatın mazeretsiz duruşmayı terk etmesi halinde duruşmada avukatın bulunması gerektiği kuralının aksine hakimin celseye devamına imkan sağlanmış;

Hükümlülerin avukatıyla görüşmesinin 6 ay süreyle yasaklanabileceği düzenlemesi getirilmiştir.

EN ÖNEMLİSİ DE ;

Şüphelilerin ve tutukluların avukatları ile yapacakları görüşmelerin, teknik  donanım ile sesli ve görüntülü olarak kaydedilebilmesi ve  görüşmeyi izlemek amacı ile bir personelin bulunması,

Şüpheli ve  tutuklunun avukatına ve avukatının tutukluya vereceği tüm belgelerin örneklerine el konulabilmesi,

Cezaevi görüşlerinde avukatlara zaman sınırlaması getirilmesi,

Avukat büroları hakim kararı olmaksızın savcı kararı ile aranabilecek, savcının katılımı olmaksızın  arama ve el koyma yapılabilmesi ve  bürolarda avukatın başka müvekkillerine ait belgelerine el konulabilmesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olmasıdır.

Bu Hukuka ve Kanuna aykırı düzenleme SAVUNMA HAKKININ  ve HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KISITLANMASIDIR.ADETA BİR  ENGİZİSYON YARGILAMASIDIR.

Böyle bir  ortamda hukuk devleti ve demokrasiden söz edilmez. Adeta yargısız bir infaz sistemine   girilmektedir.ı olmadan adaletin sağlanamayacağı   ortada iken bu düzenleme

AİHS 15.maddesi ile korunan  hakların  ihlali anlamına gelen  ve hukukdevletine bmir tehdit olan bu  hukuk dışı düzenlemeden derhal vaz geçilmelidir.

ADD GENEL MERKEZİ

Top