“HALKEVLERİ TÜRKİYE’NİN ÇAĞDAŞLAŞMA PROJESİYDİ”.

ADD Aydın Şubesi Tarafından Halkevlerinin Kuruluşunun 84. Yılı Basın Açıklamasıdır

Türk devrimi kendini gerçekleştirmek ve ifade edebilmek için bir dizi toplumsal kurum yaratmıştır. Bunlar arasında yer alan Halkevleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında gerçekleştirilen büyük bir modernleşme hareketidir Bu kurum, Cumhuriyet’in getirdiği yeni değerler sistemi ve yaşam tarzının oluşmasında önemli görevler üstlenmiştir. Halkevleri, tüm kazanımlarıyla halkın Cumhuriyeti özümsemesine katkıda bulunmak, toplumsal ilişkilerde, kültürde, sanatta, bilimde ve eğitimde çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın gereklerini halk ile birlikte yerine getirmek amacıyla kurulmuştur. Halkevleri bir Cumhuriyet ve Mustafa Kemal projesidir. Cumhuriyet ve modernleşme projesini toplumla buluşturmayı hedefleyen sosyo-kültürel kurumlardır. Mustafa Kemal Atatürk ve yakın arkadaşları, biliyorlardı ki, ümmet toplumundan arınarak ulusal bilince ulaşmak, kaderci toplum olmayı gerilerde bırakarak, ulusal egemenliği tüm kurum ve kurallarıyla yaşam ve yönetim biçimine dönüştürmek, ancak halk ile birlikte ve halkın katkısı ve desteğiyle gerçekleşebilirdi. Dönemin halkçılık anlayışı da Halkevlerinin oluşumuna hızlı bir geçiş sağlamıştır. Cumhuriyetin 1930‘lu yıllardaki halkçılığı ilk önce, ulusu iç farklılaşmalardan arındırmak, bütünleştirmek gibi önemli bir işlevi üstlenmeliydi. Bu ise sanatta, sporda, kültürde ve toplumsal etkinliklerde kaynaşmayı sağlayacak olan Halkevleri aracılığıyla gerçekleşecekti. Cumhuriyetin kazanımları ve devrimlerin özümsenmesi ve toplumsal yapıyla bütünleşmesi Halkevlerinin aydınlıkçı, çağdaş ve birleştirici etkinliklerinin ürünü olacaktı. Halkevlerinin kısaca amacı “ulusu yeni ülküler etrafında toplamak, halk arasında kültür ve düşünce birliğini sağlamak, Atatürk devrimlerinin benimsenmesini gerçekleştirmek, Cumhuriyetin kültür atılımını yapmak, kır-kent ve köylü-aydın ikiliğini ortadan kaldırmaktı.

Halkevleri, Cumhuriyetin kuruluş döneminde ülkenin sosyal ve kültürel kalkınmasında, Cumhuriyetin getirdiği değerlerin geniş halk kitleleriyle bulaşmasında son derece önemli bir işlevi yerine getirmiştir. Bu evler ve daha sonra kurulan odalar sayesinde Anadolu’nun kent, kasaba ve köylerine kadar çağdaş bilimin, aydınlığın ışığı sızabilmiş, yurdun her köşesinde çıkan halkevi dergileri de bu ışığın taşıyıcıları olmuşlardır. Halkevleri toplumsal, sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda gerçekleştirilen devrimleri halkın kısa sürede anlayabilmesi ve izleyebilmesi, onların politik ve ideolojik eğitimini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Belirlenen bu amaçlar doğrultusunda çalışan Halkevleri; dokuz ayrı koldan oluşan bir yapıya oturtulmuştur. Her kolun kendine ait bir çalışma planı ve programı mevcuttu. Ayrıca belirttiğimiz amaçlara ek olarak her kol kendi hedeflediği noktalar doğrultusunda çalışmalarda bulunmuştur.

Halkevleri, faal olarak çalıştığı 1932–1951 yılları arasında çok önemli çalışmalar yapmış, pek çok eser ortaya koymuş, pek çok insanın cemiyete kazandırılmasını sağlamıştır. Onlarca tiyatrocu, yazar ve akademisyenin yetişmesine öncülük etmiş olup, bizlere kazandırmıştır. Bu dönemin Türkiye’sini bize aktaran önemli bir kuruluş olmuş; kültürel ve sosyal alanda yaptığı çalışmalarla, dönemine damgasını vurmuştur.

19 Şubat 1932 yılında faaliyete başlayan 14 Halkevi’nin bir denemeden öteye gidip, başarılı çalışmalar ortaya koyması ile Halkevlerinin ilerleyen yıllarda sayısı giderek artmıştır. Her Halkevi, bulunduğu yörenin tarihine, coğrafyasına, folkloruna, sosyal ve ekonomik yapısına ışık tutacak çok değerli çalışmalar ortaya koymuştur. Kapatıldığı 1951 yılında 63 ilde 478 Halkevi, 4322 Halkodası faaliyet gösteriyordu. Halkevi şubelerinin Türk Devriminin toplumsal tabana yerleşme sürecinde yüklendiği misyon her halkevi şubesini çekim merkezi haline getirmiştir. Halkevleri çağdaş bir birey çağdaş bir toplum yaratma yolunda çok önemli mesafeler katetmişken siyasi çekişmelere kurban edilmiş, 8 Ağustos 1951 tarihinde yürürlüğe giren 5830 sayılı yasa ile DP iktidarının ilk yılında kapatılmıştır.

Günümüzde Halkevi amblemiyle faaliyetlerini sürdüren kurumun kimi şubeleri eski fonksiyonundan uzaklaşarak illegal örgütlerin yuvalandığı yerler haline gelmiştir. Halkevleri, dernek tüzüğüne taban tabana zıt faaliyetler içinde bulunurken, tarihi misyonunu da inkar edecek bir duruma gelmiştir. Halkevleri tarihle, geçmişle bağını koparmış, tanınmaz bir hal gelmiştir. Halkevleri yöneticileri biran önce özüne dönüş yapmalıdırlar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Halkevleri deneyi, 20. yüzyılın önde gelen yaygın eğitim ve kültür girişimlerindendir. 1932’den 1951 yılına kadar geçen süre içinde, Halkevleri, sanat ve kültür etkinlikleriyle Türkiye’de toplumsal gelişmenin öncüsü olmuştur. Halkevleri, Türk Devrimi’ne sahip çıkmış, onu halk tabanına indirgemiş, bu amaçla halkı bilinçlendirip, halk yığınlarının eğitilmesinde rehber, önder olmuştur. Şube faaliyetleri ve yürüttükleri çalışmalarla bulundukları yöreye, kente canlılık kazandırmışlardır. Bu yönüyle halkevleri tarihteki parlak yerini almıştır. Dönemin kendine özgü koşullarında kurulan ve ülkenin düşün dünyasına çok değerli katkılar sağlamış bu kurumların anılarını yaşatarak, günümüz karşılığını üretmek ilericilerin tarihsel bir görevi olmalıdır.
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ AYDIN ŞUBESİ YÖNETİM KURULU ADINA ŞUBE BAŞKANI GÜNVER
Aydın Halkevi

bolu-halkevi

Top