Yılaz Özdil: Adil insanlar heyeti

Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı, hukuk profesörü, Manisa’da konuşuyor, Tekirdağ’da konuşuyor, Kırklareli’de konuşuyor, Yalova’da konuşuyor, Muğla’da konuşuyor, Denizli’de konuşuyor, “bu mesele siyasi parti yarışı değildir, milli meseledir, doğacak torunlarımız 30 sene sonra nasıl yaşayacak, onu konuşuyoruz, satmak istedikleri mal bozuk, neresinden tutsan elinde kalıyor, Türk milleti Türkiye’nin tapusunu tek kişiye vermeyecektir, memleketin tapusu gelecek nesillerin emanetidir, Türkiye Cumhuriyeti şahıs devleti değildir, sonuna kadar hayır” diyor.

*

Sabih Kanadoğlu, Yargıtay Onursal Başsavcısı, Türk Hukuk Kurumu Başkanı, İzmir’de konuşuyor, Aydın’da konuşuyor, Hatay’da konuşuyor, Bursa’da konuşuyor, Mersin’de konuşuyor, “yasama yürütme ve yargıya tek kişinin egemen olduğu, denetimin olmadığı bu sistemin adı, dikta rejimidir, otoriter kavramı yetersiz kalır, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir sistem yok” diyor.

*

Ümit Kocasakal, dünyanın en büyük barosunun, İstanbul Barosu’nun eski başkanı, Eskişehir’de konuşuyor, Niğde’de konuşuyor, Kocaeli’de konuşuyor, Antalya’da konuşuyor, Trabzon’da konuşuyor, “biz bu ülkeyi emlak ofisinden almadık, vatan dediğiniz arsa değildir, bu sisteme Türk tipi demek, Türk milletine hakarettir, bu sistem Afrika tipidir, bu sistemde millet yok, kanun hükmünde kralname var, ey Türk milleti sen egemenlik hakkını kullanmaya layık değilsin, o nedenle biz bunu senin elinden alıyoruz, tek kişiye veriyoruz deniliyor, bu referandum felaketten önceki son çıkıştır, takım tutar gibi bakmamak lazım, milli şuurla bakmalıyız” diyor.

*

Tansel Çölaşan, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı, Danıştay eski Başkanvekili, Ordu’da konuşuyor, Kırşehir’de konuşuyor, Karaman’da konuşuyor, Bolu’da konuşuyor, Gaziantep’te konuşuyor, Bursa’da konuşuyor, Zonguldak’ta konuşuyor, Tokat’ta konuşuyor, “140 yıllık meclis sistemi, 97 yıllık TBMM yönetimi, 93 yıllık Cumhuriyet birikimi, 70 yıllık çok partili siyasi yaşam yok sayılarak, Cumhuriyet rejimi yerine, tek kişi rejimi kurulmaya çalışılıyor, ülkeyi tek kişi yönetsin diye yetki vermemiz isteniyor, diktatöryal, ceberrut ve keyfi yönetim yaratmak istiyorlar, halkın bu gerçeği görmesini engellemeye çalışıyorlar, bu tuzağı mutlaka aşacağız, bu oyunu hep birlikte bozacağız” diyor.

*

Aysel Çelikel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı, Türkiye’nin ilk ve tek kadın Adalet Bakanı, hukuk profesörü, Çanakkale’de konuşuyor, Trabzon’da konuşuyor, Manisa’da konuşuyor, Muğla’da konuşuyor, Tekirdağ’da konuşuyor, Burdur’da konuşuyor, “padişahlıktan bile daha keyfi bir yönetime doğru gidiyoruz, getirilmeye çalışılan rejim diktatörlük getirecek, halkı köleleştirecek, sessiz yığınlar haline getirecek, Türkiye’de hiç kimsenin can, mal ve hukuk güvenliği kalmaz, yasaklarla sansürlerle halkın gözünden kaçırılıyor, bu anayasa tuzak bir anayasa, milli güvenlik politikası dahil her şeyi tek başına belirleyecek, ülkeyi tek kişiye bırakmak Türk ulusunun onuruna yapılmış bir saldırıdır, bütün bunları bilerek böyle bir çorabı Türk ulusunun başına örmeye kimsenin hakkı yoktur, yaşamak için hayır demeliyiz” diyor.

*

Süheyl Batum, anayasa hukuku profesörü, Uşak’ta konuşuyor, Mersin’de konuşuyor, Çanakkale’de konuşuyor, Isparta’da konuşuyor, “Türkiye korku devletine dönüştürüldü, tüm özgürlüklerin temelinde korkudan muaf olmak vardır, hukuk devletinin olmadığı yerde korku olur, bu anayasa iyi anayasa veya kötü anayasa değildir, haince bir anayasadır, aldatmacadır, milletin önüne çıkıp tartışabilecek yüzleri yok, ilk anayasasını 1921’de yapmış bir ulusa ‘ilk defa sivil anayasa yapıyoruz’ denilmesi, o ulusa saygısızlıktır, Atatürk’e saygısızlıktır” diyor.

*

Erdoğan Teziç, YÖK eski Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Liyakat Nişanı sahibi, anayasa hukuku profesörü, Samsun’da konuşuyor, Ankara’da konuşuyor, İstanbul’da konuşuyor, Adana’da konuşuyor, “hukuk sarayın emrine bağlanırsa, kuvvetler ayrılığı sona erer, kuvvetler birleştirilirse hukuk devleti ortadan kalkar, karmaşa başlar” diyor.

*

Patagonya’dan Tanganika’ya, Sibirya’dan Alaska’ya, Alplerden Antillere kadar, git sor lütfen… Adı geçen isimlerin “hayır” dediği anayasaya, dünyanın herhangi bi yerinde “düzgün anayasa” denir mi?

*

Özgür iradeleriyle, kimseden emir almadan, kimseden korkmadan, tehditlere aldırmadan, özel yaşamlarından büyük fedakarlıkta bulunarak, maddi-manevi en ufak bir beklentileri olmadan… Halkı bilgilendirmek için şehir şehir, ilçe ilçe, hatta köy köy dolaşıyorlar.

*

Güdümlü değiller.
Gönüllüler.

*

Hani bu referanduma “istiklal savaşı” diyorlar ya… Müsterih olun.

*

Akp’nin akil insanları insan içine bile çıkamazken… Cumhuriyet’in “adil insanlar”ı kuvayi milliye süvarileri gibi koşturuyor!