Kubilay Yasağı…

85 yıl ünce Menemen’de vahşi bir cinayet işlendi. Yedek-subay öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın başı Nakşibendîler tarafından bağ bıçağı ile kesildi. Buna ek olarak da bekçi Şevki ile bekçi Hasan da şehit edildi. Tıpkı bugünün IŞİD’çilerinin işlediği cinayetler gibi.

23 Aralık 1930 günü Menemen de sadece Kubilay ve 2 kahraman bekçiye saldırılmadı. O gün Cumhuriyete saldırıldı. Cumhuriyetin de kafası koparılmak istendi. Tıpkı 1925 yılında Şeyh Said’in yaptığı gibi. Daha Sonra Tunceli’de Seyit Rıza’nın yapacağı gibi…

Bunlarla yetinmediler. 1970’li yıllarda yine din adına insanları birbirlerine kırdırdılar. Sivas’ta, Çorum’da. En büyük cinayetlerini de bundan tam 37 yıl önce Kahramanmaraş’ta işlediler. Tam 105 canımızı Alevi-Sünni çatışması adı altında aldılar. Bu yetmedi 1993 yılının 2 Temmuzunda yine Sivas’ta otel dolusu aydınımız yaktılar.  Her iki olay da devlet yetkililerinin gözü önünde günler süren hazırlıklarla gerçekleşti.

Mustafa Fehmi Kubilay, bekçi Şevki ve bekçi Hasan, her yıl Menemen Yıldıztepe’deki anıtta ve yurdun değişik yerlerinde yapılan törenlerle anılıyor. En hazin, ama en görkemli törenler elbette Menemen’de yapılıyor. Binlerce kişi Menemen Gar meydanından Yıldıztepe’deki garnizon içindeki anıta yürüyor ve burada yapılan konuşmaları izlerken şeriatçı katilleri ve günümüzdeki uzantılarını lanetliyor(du).

Her yıl yapılan törenlerde Menemen halkı adına seçilmiş Belediye Başkanı da konuşuyordu. Yani 85 yıl önce cinayeti sessizce izleyen Menemen halkının özrünü dile getirerek Cumhuriyete sonsuza kadar sahip çıkacaklarını bildiriyordu. Ancak bu yıl öyle olmayacak. Daha doğrusu olamayacağı söyleniyor.

Çünkü İzmir Valisi, Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin’in konuşmasına yasak koymuş. Menemen’in seçilmiş Belediye Başkanı Menemen halkını temsil edemeyecekmiş…

Törenleri izleyecek basın kuruluşlarına da kısmi yasak getirilmiş.

Bugün uzantıları iktidarda olan Nakşibendî tarikatının Kubilay’ın kafasını nasıl kestiği günümüz gençlerine anlatılamayacakmış. Menemen’deki hunhar cinayeti anlatmanın bir başka şekli olsa da bilsek.

Demek ki Menemen’deki törene Kubilay’ın yolundan gidenler değil, Nakşibendî Şeyhi Esad ve Derviş Mehmet’in yolundan gidenlerin katılması isteniyor.

Amerikan yapımı mafya filmlerinde mafyanın tetikçileri tarafından öldürülenlerin törenlerine mafya babaları mutlaka katılır. En görkemli çiçekleri gönderirler. Ama törende ölenin yakınları mutlaka vardır. Şimdi Menemen’deki anma törenlerinde ölenin düşünsel yakınları yerine öldürenin düşünsel yakınlarının olması isteniyor.

Ancak yanılıyorlar. 23 Aralık Çarşamba günü Türk gençliği ve Atatürkçü Düşünce Derneği orada, Kubilay ve 2 devrim şehidinin öldürüldüğü Menemen’de olacak. Bugün takipçileri iktidarda olan Nakşibendî tarikatı tarafından nasıl hunharca öldürüldüğünü anlatacaklar. Bu törenleri yasaklayanların timsah gözyaşlarına aldanmayacaklar.

Kubilay sadece Menemen’de değil, öğretmen olarak mezun olduğu Bursa’daki okulunda, ayrıca yurdun çeşitli yerlerinde de anılacak. Bugünün Derviş Mehmetleri lanetlenecek.

Bu ülke Cumhuriyet için canını verenleri ve hunharca can alanları unutmayacak.

23 Aralık günü Menemen’de ve diğer törenlerde buluşuyoruz.

Lütfü KIRAYOĞLU
ADD GYK ÜYESİ

21.12.2015