As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK  VE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER EĞİTİM,BİLİM VE KÜLTÜR TEŞKİLATI (UNESCO)

ADDP'DEN

Birleşmiş Milletler uzman kuruluşu olan “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı” (UNESCO) İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulmuş olup, UNESCO Kuruluş Sözleşmesi 1945 yılı Kasım ayında Londra'da 44 ülkenin temsilcilerinin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir.  Türkiye, bu sözleşmeyi onuncu devlet olarak imzalamıştır. 

UNESCO Sözleşmesini Türkiye, 20 Mayıs 1946 tarih ve 4895 sayılı kanunla onamıştır. Bu onamanın ardından UNESCO Kuruluş Sözleşmesinin 7. maddesi gereğince UNESCO Genel Direktörlüğünün ülkemizdeki tek ve yasal temsilcisi niteliğinde olan UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 25 Ağustos 1949 tarihinde faaliyete geçmiştir.

UNESCO’ya 2017 yılı itibari ile 195 Üye Devlet ve 10 Ortak Üye Devlet bulunmaktadır.

UNESCO özetle amacını barışı; eğitim, doğa bilimleri, sosyal bilimler, beşeri bilimler, kültür, bilgi ve iletişim aracılığıyla inşa etmek olarak tanımlamaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk ve UNESCO

UNESCO Genel Kurulu uluslararası işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümü olan 1981 yılının tüm UNESCO üyesi ülkeler tarafından kutlanmasını kararlaştırmıştır.  

UNESCO 1981 yılında bu kutlamalar çerçevesinde, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ulusal Mücadele ve Çağdaşlaşma Lideri" olarak evrensel niteliklerini ortaya koymuş, doğrultuda, Atatürk'ün doğumunun 100. yılı bütün dünyada, "1981 Atatürk Yılı" olarak kutlanmıştır.

Bu uygulama, dünyada ilk ve tektir. 27 Kasım 1978 tarihli konu ile ilgili karar tasarısında aynen şunlar yazıyordu: 

"UNESCO Genel Konferansı; Uluslararası anlayış işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. Yıldönümü'nde, 1981 yılında anılmasını kararlaştırmıştır.  

UNESCO Genel Konferansı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yıldönümü’nde, 1981 yılında anılacağını hatırlatarak, UNESCO’nun ilgilendiği tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu göz önünde tutarak, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğunu kabul ederek, dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın, sürekli barışın kurulması için çalışmalarının olağanüstü bir örnek olduğunu ve tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımını gözetmeden, bir uyum ve işbirliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak, eylemlerini her zaman barış uluslararası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmış olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliğini ve eserinin çeşitli yönlerini ortaya çıkarmak üzere, 1980 yılında yapılacak sempozyum hazırlıkları için Türk Hükümeti ile UNESCO’nun işbirliği yapmasına karar verilmiştir.”

Tasarının görüşmelerinin yapıldığı sırada İsveç delegesinin: “Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız?” şeklindeki sözlerine, Rus delegesi söz alıp, toplantı delegelerine aynen aşağıdaki şekilde hitap etmiştir. 

”Genç İsveç delegesi arkadaşıma hatırlatmak isterim ki; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK öyle dünyadaki herhangi bir lider değildir, bırakın onu bir kez anmayı, onu her problemimizde çare olarak aramalıyız”.

Sonra ne mi olur? Önergenin oylama günü geldiğinde, tasarı metni UNESCO tarihinde ilk ve tek kez görülen bir sonuçla kabul edilir. Hiç karşı oy yok, hiç çekimser oy yok, O tarihte teşkilat üyesi 152 ülke karar metnini oybirliği ile onaylar ve metni imzalarlar.

İsveç delegesi demişti ya “Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız?”diye!  Yine o İsveç delegesi kararın alındığı o toplantıda mikrofona gelir ve aynen şunları söyler; 

”Ben Atatürk’ü inceledim ve ancak anlayabildim. Bütün ülkelerden özür diliyor ilk imzayı ben atıyorum” 

Mustafa Kemal Atatürk ve Mazlum Uluslar

Mustafa Kemal Atatürk sadece mensubu olduğu Türk Ulusu için değil dünya’daki tüm mazlum uluslar için çok önemli bir şahsiyettir. Kurtuluş savaşımız 20. yüzyılda emperyalizme karşı indirilen ilk büyük darbedir. Mustafa Kemal Atatürk  hem emperyalizme karşı ilk kurtuluş savaşını gerçekleştiren, hem de devrimci yönleriyle, kendi döneminde ve daha sonrasında geri kalmış ve sömürge durumundaki bütün mazlum uluslara ve o ülkelerin seçkinlerine esin kaynağı olmuştur. 

Kurtuluş Savaşımız sırasında ve sonrasında başta Hint, Pakistan ve Afgan devlet ve siyaset adamları olmak üzere birçok mazlum ulus lider ve yöneticisi Mustafa Kemal Atatürk’ün mazlum uluslar için yaktığı kıvılcımı her vesile ile minnet ve büyük hayranlıkla dile getirmişlerdir.

Mustafa Kemal Atatürk de, Türk Ulusunun giriştiği mücadelenin yalnız Türk milleti için olmadığını “Bütün Mazlum Milletlerin” davası olduğunu şu sözleriyle belirtmiştir: 

"Türkiye'nin bugünkü mücadelesi, yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiye, büyük ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkü müdafaa ettiği, bütün mazlum milletlerin, bütün doğunun davasıdır ve bunu nihayete getirinceye kadar Türkiye, kendisiyle beraber olan doğu milletlerinin beraber yürüyeceğinden emindir."

UNESCO’nun günümüzdeki yaklaşık 200 üyesinin büyük bir çoğunluğunun; geçmişte büyük önderin yaktığı kıvılcımdan feyz alarak kurtuluş savaşlarını yapmış, bağımsızlıklarını büyük mücadeleler sonrasında kazanmış mazlum uluslar olduğu düşünülecek olursa Mustafa Kemal Atatürk’ün UNESCO için de ne denli önemli olduğu da ortadır. 

Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet 

Verilen Kurtuluş Savaşı sonrasında kurulan Cumhuriyeti Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, “En Büyük Eserimdir” diye nitelendirmektedir. Bu büyük eserin 100. Kuruluş yıldönümünün kutlanacağı 2023 yılını da UNESCO’nun “ 2023 Atatürk Yılı” olarak kabul etmesine yönelik çalışmaların başlatılmasının gerekli olduğu düşünülmektedir. 

Bu çalışmaların Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi’nin öncülüğünde yurtdışındaki Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu üyesi derneklerle birlikte gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Kırk iki yıl sonra UNESCO’da yeniden “ 2023 Atatürk Yılı” olması son dönemde başta Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyada büyük önderi anlama ve tanımaya yönelik ilgi ve çalışmaları arttıracağı düşünülmektedir.

Sadece döneminin değil tüm zamanların en büyük devlet ve siyaset lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyada ve uluslar arası kamuoyunda daha çok tanınması ve daha iyi anlaşılması, dünyada barış ve huzurun gerçekleşmesine de büyük katkı sağlayacağı açıktır…

 

Dr. Hakan Akbulut

ADDP Başkanı ve ADD GYK Üyesi

 

KAYNAKÇA

http://unesdoc.unesco.org/images/0007/000747/074752eo.pdf 

http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/hgdmakale/2013-1/34.pdf 

http://web.itu.edu.tr/~altilar/Ataturk/Unesco_res.html 

http://www.columbia.edu/~sss31/Turkiye/ata/hayati.html