As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

Tansel Çölaşan'dan eleştirilere yanıt

BASINDA ADD

Nihat Genç, “Neden sessizler” başlıklı Odatv yazısında, Atatürkçü Düşünce Derneği’ne eleştiriler yöneltmişti.

Genç, yazısında “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği, ikisinin de tüzükleri Atatürk’ün izinde diye başlıyor, ve her iki dernek de militan bir HDP’linin İstanbul İl Başkanı olmasına tek satır itiraz etmiyor, sebep?” sorusunu yöneltmişti.

Atatürkçü Düşünce Derneği’nden Nihat Genç’in yazısına yanıt geldi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan imzalı yazılı açıklama şöyle:

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN, ARAŞTIRMADAN, ŞEHVETLE SUÇLAYANLARIN AMACI NEDİR?

Güvenerek bilgi edindiğimiz ODATV de yayınlanan Nihat Genç adlı yazarın “Neden sessizler…

Başlıklı yazısı bizi düşündürdü.

Böyle bir yazının sizin sitenizde yayınlanması da ayrıca etkiledi.

Sıradan bir yazarın eleştirmek istediği konuyu önce araştırmak zorunda olduğunu düşünüyoruz.

Yazmaya karar verdiğiniz bir olayın, ya da yazmanız önerilen bir konunun şehvetine kapılmadan önce, inceleme yapmak esas değil midir?

Bu ilke öğrenilmiş ise, yazarın başka bir amacı da yoksa bugünün bilgisayar- internet ortamında iş çok da basittir.

Yazar yazısında, “ADD Genel Merkez yönetimini”  hedef alarak,  bazı suçlamalarda bulunmuştur.

Yazarın bizden beklediği cevaplar sitemizin ana sayfasında, 11 Ekim 2017 tarihinden beri  (yaklaşık 3 aydan beri) “ADD manifestosu” başlığı altında duruyor.

Bakınız, yazarın “neden sessizsiniz?” dediği konuyu, ADD olarak aylar öncesinden Manifestomuzda nasıl açıklamışız;

(Hemen aşağıda ilgili bir kısa bölümü, yazımızın sonunda da bütünlük içinde tamamını bulacaksınız)

“ ……..

CUMHURİYETÇİ GÜÇLER YILDIRILAMAMIŞLARDIR.

 Cumhuriyetçi güçler, bu 15 yıllık baskı ve dayatmalar sürecinde

 Büyük acılar çekmiş,

 Ama gelecek güzel günlere olan inançlarının sarsılmasına asla izin vermemiş,

 Mücadele azimlerini kaybetmemiş,

 Sürekli mücadele etmiş,

7 Haziran seçimlerinde de,

 16 Nisan halkoylamasında da,

 Emperyalizme ve onun gerici, bölücü işbirlikçilerine karşı mücadele azim ve iradesinin sonuçlarını (aslında) almışlardır.

 Bu gün gelecek korkusu yaşayanlar rejimi değiştirmek isteyenlerdir.

Halkın bu kararlılığının siyasal bir karşılık bulması kaçınılmazdır.

 Artık hiçbir siyasal muhalefet,

 “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” şiarıyla bütünleşen bu halk gücünü gözardı edemez,

 Bunu görmezden gelerek başarılı olamaz……”

****

(Eğer yazar sitemize girse, “ADD Manifestosu 2017(http://www.add.org.tr/index.php/add-den/makaleler/119-genel-baskan-dan/915-devrimci-atatuerk-cumhuriyeti-mutlaka-kazanacak)bildirimizin sürekli olarak orada durduğunu görmez mi?  )

Manifestonun içeriğini okuması gerekmez mi?

O içerikte, sorduğu tüm soruların cevabını bulmaz mı?

Üstelik sesiz kalmamızı ve diğer suçlamaları kapsayan yazının cevabı,  Yazardan aylarca önce düşünülmüş, Olgunlaştırılmış, en net şekilde yazılmış ve sitemizin ana sayfasında,  en görünür yere konarak, kırmızı bant ile de belirginleştirilmiştir.

Manifesto, 11 Ekim 2017 tarihinden beri de ana sayfada yer almakla kalmamış, ayrıca  “Sözcü Gazetesi”nde tam sayfa ilanla kamu oyunun bilgisine sunulmuş, basın açıklamaları ile medyaya da dağıtılmış, kitaplaştırılarak şubelerimizce tüm yurda dağıtılmıştır.

Sıradan bir insanın bile kurum hakkında eleştiri yapmadan önce,  sitemize girip incelemesi, yazdıklarımızı ve çalışmalarımızı anlamaya çalışması gerekmez mi?

O zaman amaç nedir?

İşin bu tarafını düşünülmeye değer buluyoruz…

Yine sitemizde 2018 başından beri yayınlanmakta olan , “ADD’nin geleceğe bakışı ve yapılması gerekenleri” kapsayan 18 farklı yazı var. Birlikte düşünmeye çalıştığımız akademisyen ve toplumun tanınmış yazarları ile görüşüyor, dayanışarak zenginleşmeye çalışıyoruz. Geleceğe yönelik düşüncelerimizi yazılı, sözlü, görsel olarak iletmeye çalışıyoruz.

“Yönü”müz doğrudur. ..

Daha çok çalışmalıyız.  Olanaklarımız elverdiği ölçüde daha etkili olabilmeliyiz, buna çaba harcıyoruz.

 2018’i “Cumhuriyet yılı”  ilan ederek yazılı, görsel ve yurt çapında etkinliklerle gelecek için, sizler gibi biz de emek veriyoruz.

Cumhuriyet mücadelesi bu aşamadayken,  emek veren odaklara içten saldırıların kimlerin işine yarayacağını bilenlerdeniz.

Bilinmesini isteriz ki, ADD Cumhuriyeti kuran kurucu iktidarın iradesinin akla ve bilime dayalı yol göstericiliğinde kendi özgür görüş ve öngörülerini SP, DKÖ ve kamuoyu ile paylaşmayı görev bilir.

Ne siyasi partilerin iç işlerine karışırız. Nede siyasilerin ADD’nin iç işlerine karışmalarına izin veririz. Kendi yolumuzu devrimci kimliğimiz ile biz çizeriz. Bugüne kadar hiçbir SP bizleri arka bahçesi yapamamışsa bu dik duruşumuzdandır.

Biz o yazara cevap vermeyi düşünmüyoruz. Ama yararlandığımız, güvenerek okuduğumuz bu sitenin dikkatini çekmeyi de görev biliyoruz.

Bu açıklamamızı ve yazara cevabı içeren aşağıda yer alan  ,“ADD Manifestosu “ nu,  ODATV sitenizde bir kez daha yayınlanmasını rica ederiz. Belki okurlar.

ODATV bizim için önemlidir.

Yine dayanışma içinde olmayı arzu ediyoruz.

Saygılarımızla

ADD GENEL MERKEZ YÖNETİMİ ADINA

GENEL BAŞKAN

TANSEL ÇÖLAŞAN

 

EKLER;

1---ADD MANİFESTO SU

ADD MANİFESTOSU    (11EKİM 2017)

DEVRİMCİ ATATÜRK CUMHURİYETİ KAZANACAK

TÜRKİYE BÖLGEMİZDE LAİK, DEMOKRATİK CUMHURİYETİ İLK OLARAK KURAN VE BUGÜNE KADAR YAŞATABİLEN TEK ÜLKEDİR.

Ülkemiz, son 15 yıldır kesintisiz olarak AKP iktidarı tarafından yönetilmektedir.

Bu süreçte Cumhuriyet’in kazanımları yitirilmiştir:

• 16 Nisan halkoylamasında hukuka aykırı bir anayasa değişikliği yapılmış,

• Halka egemenliğin tek kişide toplandığı, bir tek adam rejimi dayatılmış,

• 1920’den bu yana millet egemenliğinin temsilcisi olan Meclis etkisiz,

• Milletin temsilcisi milletvekilleri işlevsiz bırakılmıştır.

****

Türkiye;

• Devletin tarikatlar ve cemaatler tarafından paylaşıldığı,

• Toplumun ayrıştırılarak kutuplaştırıldığı,

• Bölünme ve var olma kaygılarının yaşandığı,

• Milli ordumuzun zafiyete uğratılması için kumpaslar kurulduğu,

• Adalete güvenin kalmadığı,

• Milli, laik, bilimsel eğitimin gericileştirildiği,

• Emek örgütlerinin parçalanarak dayanışmalarının önlendiği,

• Taşeronlaştırmanın yaygınlaştırıldığı,

• Kazanılmış hakların sürekli geriletildiği,

• Vatan topraklarının, fabrikalarının, limanlarının, tesislerinin yabancılara mirasyediler gibi satıldığı,

• Kadınlara, çocuklara taciz ve saldırıların zorbalığa dönüştüğü,

• Dış politikada itibarın sıfırlandığı,

• Güvenilir olma karakterinin kaybettirildiği,

• Otoriter, siyasi İslamcı bir parti devletine doğru yol almaktadır.

 ****

 CUMHURİYETÇİ GÜÇLER YILDIRILAMAMIŞLARDIR.

 Cumhuriyetçi güçler, bu 15 yıllık baskı ve dayatmalar sürecinde,

• Büyük acılar çekmiş,

• Ama gelecek güzel günlere olan inançlarının sarsılmasına asla izin vermemiş,

• Mücadele azimlerini kaybetmemiş,

• Sürekli mücadele etmiş,

• 7 Haziran seçimlerinde de,

• 16 Nisan halkoylamasında da,

• Emperyalizme ve onun gerici, bölücü işbirlikçilerine karşı mücadele azim ve iradesinin sonuçlarını (aslında) almışlardır.

• Bu gün gelecek korkusu yaşayanlar rejimi değiştirmek isteyenlerdir.

 ****

 Halkın bu kararlılığının siyasal bir karşılık bulması kaçınılmazdır.

• Artık hiçbir siyasal muhalefet,

• “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” şiarıyla bütünleşen bu halk gücünü gözardı edemez,

• Bunu görmezden gelerek başarılı olamaz.

****

 İyi yönetilmesi gereken bu gücün önünde başarması gereken üç önemli seçim var.

• Partili Cumhurbaşkanı seçimi,

• Aynı gün yapılacak milletvekili genel seçimi,

• Ve yerel seçimler.

16 Nisan halkoylaması sonuçları üzerinde oynanarak yarım bıraktırılan mücadelemize devam ederek;

• Hukuka aykırı olarak Saray’a taşınan egemenlik hakkının,

• Saray’dan alınıp, yeniden gerçek sahibine, Millete devredilmesini başarmalıyız.

• Yeniden milletin egemen olduğu Meclis düzenine dönme şansı elimizdedir.

• Tek kişiye odaklı parti devleti rejimine son vermek mümkündür.

• İktidarın her alandaki yanlış politikaları ve başarısızlıklarının halktaki etkileri saklanamaz duruma gelmiştir.

• Halk, demokratik bir değişim beklentisi içindedir.

 ****

CUMHURİYETÇİ DÜZENİN YENİDEN GERÇEKLEŞMESİ ŞÜPHESİZ (CUMHURİYETÇİ ORTAK PROGRAM)

VE ONU BENİMSEYEN (ÖRGÜTLENME) İLE MÜMKÜNDÜR:

 Sonrasında kurulacak ve karakteri “tam bağımsızlık ve özgürlük” olacak düzende:

• Türk milleti “egemenlik hakkını” yeniden Anayasal çerçevede yetkili organları eliyle kullanacak,

• Gazi Meclis, kısıtlanan “yasama” ve yok edilen “yürütmeyi denetleme” yetkilerini yeniden kazanacak,

• Yürütme; denetlenebilir ve hesap verebilir olacak

• Yargı, bağımsızlığını kazanacak, adaletin ve demokrasinin güvencesi olacaktır.

 ****

 ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE’NİN ÖNGÖRDÜĞÜ DÜZEN

Günümüzde dünya büyük çalkantılar içindedir. Yeni güç dengeleri oluşmaktadır.

• Atatürkçü Düşünce Sistemi (Kemalist ideoloji):

• Gelişmeleri ve tüm verileri değerlendirerek, geleceğin planlanmasını öngörür.

• Yönümüzü ve planlamalarımızı 21. Yüzyılın gerektirdiği ihtiyaçları karşılayacak şekilde yapmamızı önemser.

• Gelecek güzel günlerin, bağımsız ekonomi, bilim ve sanatı önceleyen topyekun bir kalkınma ile geleceğine inanır.

 ****

YUKARIDA SIRALANAN DÜŞÜNSEL YAKLAŞIMIN IŞIĞINDA, YAPILMASI GEREKEN CUMHURİYETÇİ PROGRAM İÇİN BAZI TEMEL İLKE VE ESASLARI ŞÖYLE SIRALAYABİLİRİZ.

 • Siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla tam bağımsız,

• Vatandaşlık ve yönetim açısından ulus devlet anlayışı,

• Din, dil, inanç ve etnik köken ayrılığı gözetmeksizin toplumsal eşitlik,

• Ülke, ulus ve devlet bütünlüğü,

• Cumhuriyetin temel niteliklerine, demokratik, laik; sosyal hukuk devleti ilkelerine ödünsüz bağlılık,

• Halkçılık ve devletçilik ilkeleri doğrultusunda,

• Devletin öncülüğünde, özel sektörün de katılımıyla,

• Planlı, dengeli ekonomik bir kalkınma gerekmektedir.

 ****

Yine;

• Haberleşme, ulaşım, yeraltı kaynakları, limanlar ve ağır sanayi gibi stratejik tesislerin

• Ulusal kalkınma planları doğrultusunda, Kamu yararı öncelikli işletilmesi esastır.

• Emeğin en yüce değer olduğu bilinciyle;

• Sendikalaşma ve demokratik hak arama önündeki engellerin kaldırıldığı,

• Ücretsiz eğitim ve sağlığın temel insan hakkı olduğunun içselleştirildiği,

• Milli, laik, bilimsel, karma eğitimin zorunlu olduğu,

• Üniversitelerin idari, mali özerkliğinin sağlandığı,

• Yurtta barış-dünyada barış ilkesini yeniden esas alan;

• Ülkelerin egemenlik haklarına saygılı,

• Tüm komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü gözeten,

• Kıbrıs başta olmak üzere, özellikle Ege ve Akdeniz’de, Türkiye’nin kazanımlarını kıskançlıkla koruyan,

• Tam bağımsız ve gerçekten Atatürkçü bir dış politika izlenmelidir.

 ****

 ÇOCUKLARIMIZ DEMOKRATİK DEVRİMCİ CUMHURİYETTE YAŞAMALIDIR.

 • Bölgede emperyalist çıkarların görevlisi tampon devletlere,

• Yabancı güdümlü ve laiklik karşıtı tarikat, cemaat ve mezhep ayrılıklarını körükleyen yapılanmalara karşı çıkan,

• Ulusun bütünlüğünü tehdit eden, emperyalizmin güdümünde İslamcı, etnik (ırkçı) her türlü teröre karşı,

• Devletçe mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

 ****

ÜLKEMİZİ, BAĞIMSIZ DÜŞÜNEN, ÖZGÜR YAŞAYAN, LAİK, GELECEĞE GÜVENLE BAKAN İNSANLARIN YURDU YAPACAĞIZ.

• Bunu gerçekleştirecek Cumhuriyetçi program,

• Atatürk’ün Devrimci Cumhuriyet felsefesinin özünde,

• Ve başarılarla dolu pratiğinde mevcuttur.

****

GÖREVİMİZ:

• Geçmişimizden ders alarak,

• Akılla, bilimle aydınlanma devrimini sürdürerek,

• Geleceğin tam bağımsız Türkiye’sini kurmaktır.

• Cumhuriyetçi deneyim ve kadrolarımız ve Atatürkçü potansiyelimizle,

• Demokratik, devrimci Cumhuriyetin üretim, bağımsızlık ve kalkınma coşkusunu çocuklarımıza yaşatmakta kararlıyız.

YAŞASIN CUMHURİYET.

Odatv