As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

Güngör Berk: Cumhuriyet ve Demokrasi

MAKALELER

Devlet ve toplumun neredeyse kılcal damarlarına kadar girmiş, emperyalizm güdümündeki FETÖ ile mücadeleye, üç ayda bir süresi uzatılan OHAL düzeninde devam ediliyor. Ama örgütün siyasal ayağına hala ulaşılmaması, mücadeleyi yetersiz bulan toplumda, tedirginlik yaratıyor. Çıkarılan KHK’lerin uygulamasından doğan bazı mağduriyetler ve geriye gidişler toplumun adalete olan güvenini sarsıyor.       

     KHK’ler ile darbe kalkışmasının diğer faturası yine emperyalizmin hedefindeki Türk Ordusu’na çıkarıldı. Orduda tarihsel gelenek bozuldu. TSK’nın komuta birliğinde, eğitim kurumlarında ve hastanelerinde, Askeri Şura’da zafiyet yaratacak kalıcı yapısal değişikliklere gidildi. 

     Devletin laiklikten uzaklaşması KHK’ler ile devam etmektedir. Milli Eğitim’de eğitim/öğretimin İmam Hatipleştirilmesine, dinselleştirilmesine çalışılıyor. “Gülen” ile ilgili okullar İmam Hatip Okulları’na dönüştürüldü. Eğitim kalitesiyle tanınmış okulların “Proje Okul” uygulamasıyla dağıtılmasına başlandı. Müfredat /öğretim programı değiştirilerek Atatürk’süz öğretime dönüldü. Dinsel eğitim ilköğretimin birinci sınıfına kadar indi.

     Devletin giderek laiklikten uzaklaşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı’na da görev verilmektedir. Müftülere resmi nikah yetkisi verilmesi ile ilgili yasa tasarısı, kadına eşit haklar sağlayan Türk Devrimi’ne meydan okumadır.       

     16 Nisan 2017’ye gelindiğinde, siyasal iktidarın Meclis’ten geçirdiği “Anayasa Değişikliği” halk oylamasına sunuldu. “Şaibeli” halk oylamasında “evet” denilen ve 3 Kasım 2019’da yürürlüğe girecek bu değişiklikle rejim değiştirildi. Parlamenter sistemden, devletin tüm yetkilerinin tek adamda toplandığı Başkanlık Sistemine geçildi.. İlk uygulamada Cumhurbaşkanı partili oldu. HSK yeniden yapılandırılarak siyasallaştırıldı.   

     Hukukun rafa kaldırıldığı OHAL düzeninin ne zaman biteceği belirsizdir. Çözüm bekleyen ülke sorunları bir yana, yanlış dış politikalarla Ortadoğu bataklığına da girilmiştir. Emperyalizm güdümündeki FETÖ, IŞİD, PKK terör örgütleriyle, vatan bütünlüğü için, yurt içinde ve yurt dışında yapılan silahlı mücadele yaşamsal önem kazanmıştır.                

     Ülke sorunlarını çözemeyen, “cemaat”ten arınma telaşına kapılmış siyasal iktidar için yolun sonu görünmüştür.

     16 Nisan 2017 halk oylamasında, geniş bir “Cumhuriyetçi Cephe”nin demokrasi mücadelesi verdiği görülmüştür. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanının 15 Haziran/9 Temmuz 2017’de yaptığı “Adalet Yürüyüşü” toplumun desteğini almıştır. Toplumsal muhalefetin, 2019 seçimlerinde de hukuk, temel hak ve özgürlükler, parlamenter rejim, demokrasi için direneceği anlaşılmaktadır.

     Laik Cumhuriyet’in yeniden ayağa kaldırılması ve parlamenter rejimin güçlendirilmesi, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı bir devrim iktidarıyla olacaktır.  

     “Önce Vatan ve Cumhuriyet” diyen herkes Atatürk’te birleşmeli, demokrasiyi korumak ve kollamak için örgütlü demokratik mücadeledeki yerini almalıdır.

     Sonunda Cumhuriyet’in “Kurtuluş ve Kuruluş” değerlerine, fabrika ayarlarına, mutlaka dönülecektir.

     Bu geriye gidişten demokratik çıkış umudu 2019 seçimlerine kalmıştır. Önce muhalefetin uzlaşmayla belirleyeceği, parlamenter sistem yanlısı, partisiz, Cumhuriyetçi bir Cumhurbaşkanı seçilmesi; sonra devrimci programı olan milli bir hükümet kurulması; sonrasında ise parlamenter sisteme dönüşü sağlayacak ilerici bir anayasa yapılması Türkiye’nin gündemine oturmuştur.  

    Doksan dördüncü yıldönümünde ve umutla: Yaşasın Atatürk Cumhuriyeti! Yaşasın Türkiye! 

 

GÜNGÖR BERK

 

 ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

BİLİM DANIŞMA KURULU ÜYESİ